Yaşar YAKIŞ
Geçen hafta Moskova'da Rusya'nın prestijli kurumlarından biri olan Valdai Düşünce Kulübü'nün Ortadoğu ile ilgili bir toplantısına katıldım.
Kulüp adını, Moskova ile St.Petersburg arasında göl kıyısındaki bir kasabadan alıyor. Türkiye'deki Abant Platformu ile birçok benzerlikleri var. İkisi de kendi ülkelerindeki en önemli iki metropolün arasında, her ikisine de takriben aynı mesafede bir yerde bulunuyor. İkisi de göl kenarında. İkisi de ülkelerinin en ciddiye alınan tartışma platformlarından biri. İkisi de birbirlerine en zıt düşüncelerin dile getirilebildiği birer forum. Belki tek fark Abant Platformu'nun 1998'de, Valdai Düşünce Kulübü'nün ise 2004 yılında kurulmuş olması.
Geçen haftaki Valdai toplantısının başlığı “Ortadoğu: Şiddetten Güvenliğe” idi. Ortadoğu ülkelerindeki en güçlü düşünce kuruluşlarının temsilcileri toplantıda idiler. En canlı tartışmalar, bekleneceği üzere, Suriye krizi etrafından cereyan etti. Bunlar arasında Türk kamuoyunun ilgisini çekebilecek görüşmelerin bir bölümünü bu yazımda, geri kalanını gelecek yazımda özetleyeceğim:
Ateşkes kalıcı olacak mı?
ABD ile Rusya arasında varılan ateşkes mutabakatı, toplantının bittiği cuma gününü cumartesiye bağlayan gece, Şam saatiyle gece yarısı yürürlüğe girecekti. Katılımcılar arasında ateşkesin kalıcı olup olmayacağı konusunda görüş birliği yoktu. Kalıcı olmasına ihtimal vermeyenler, görüşlerini şu iki nedene dayandırıyorlar:
Birincisi, Suriye'de savaşan taraflar çok bölünmüş durumda. Aralarında, bir köyün veya kasabanın güvenliği için çarpışan küçük mücahit gruplar da var. Bunlar El Nusra Cephesi, Ahrar-ı Şam, Fatih Tugayları gibi büyük muhalefet grupların şemsiyesinde çarpışıyor görünseler dahi birçok yerlerde bu büyük kuruluşlardan bağımsız da hareket ediyorlar. Bazen yerel koşullar, yukarıdan gelen emrin uygulanmasını zorlaştırdığı için böyle hareket ediyorlar, bazen de yukarıdan gelen emirleri kendi eğilimlerine ters buldukları için farklı davranıyorlar. Bu nedenle ateşkes yerel düzeyde veya bir köy yahut kasaba ölçeğinde zaman zaman bozulabilir. Bunu genel ateşkesin çöktüğü şeklinde algılamak doğru olmaz. Ancak bu küçük ateşkes ihlalinin kısa zamanda büyüyerek daha geniş bir ateşkes ihlali haline dönüşme ihtimali her zaman mevcuttur.
Ateşkesin kalıcı olmasına ihtimal vermeyenlerin ileri sürdükleri ikinci neden şu: Belki IŞİD veya El Nusra Cephesi gibi muhalefet örgütlerinin tutumlarının ne olduğu konusunda tereddüt olmayabilir. Fakat küçük mücahit gruplarının, bağlı oldukları şemsiye kuruluşlara sadakatleri o kadar güçlü değil. Bu küçük gruplar, zaman içinde, bağlı oldukları büyük kuruluşlara sadakatlerinde de değişiklikler yapabiliyorlar. Başka bir deyişle, bugün Ahrar-ı Şam bünyesinde savaşan bir muhalefet grubu, yarın başka bir muhalefet grubu bünyesinde savaşmaya başlayabiliyor. Bu değişken sadakat ortamında, ateşkesi ihlal eden küçük bir mücahit grubunun eylemleri nedeniyle çatı kuruluşları ateşkesi ihlal etmiş sayılacaklar mı, belli değil.
Ateşkesin bozulmayacağını düşünen veya temenni eden katılımcılar ise kırılganlıkları kendilerinin de gördüklerini ancak, bugünkü koşullarda atılabilecek daha olumlu başka bir adımın bulunmadığını; bu nedenle ateşkesin desteklenmesi için uzaktan yakından ilgili her kesimin, elinden gelen her türlü katkıyı vermesi gerektiğini belirttiler.
Rusya'nın Suriye'deki varlığı
Rusya'nın Suriye'deki uzun vadeli amacının ne olduğu tüm yabancı katılımcıların en çok merak ettikleri konu idi. Fakat toplantıdaki Rus katılımcılar, çok ketum davrandılar ve uzun sürede Rusya'nın Suriye'de yerleşmek amacını güttüğü şüphesini uyandıracak beyanlardan özenle kaçındılar. Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının IŞİD'le ve Suriye rejiminin düşmanları ile savaşmakla sınırlı olduğunu vurgulamakla yetindiler. Ancak Rusya dışından katılanların, verilmek istenen bu izlenime ikna olduklarını gösteren hiçbir emare yoktu.
Valdai toplantısında Türkiye-Rusya ilişkileri, Kürt konusu ve ABD-Iran ilişkileri konularında görüşülenleri gelecek makalemde özetleyeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020