Yasin AKTAY
Fransa'nın parlamentosundan 1915 olaylarını soykırım saymayı inkâr edenlere cezayı öngören yasanın, öncelikle bilmeliyiz ki, Ermenilerle bir ilgisi yoktur. Fransa kendi ülkesindeki Ermenilere bir jest yapmak istemiş de, o Ermenilerin oylarını almak istemiş de bu yasayı öylece "insaniyet namına" çıkarmaya çalışmış değildir.
Bu saatte tarihe müracaat edip "aslında ne oldu" demenin de ne bizi ne de bu olaylar dolayısıyla tarihe ilgi duyacak olanları hiçbir şekilde aydınlatmayacağını bilmek gerekiyor. Bu olayın Ermenilerle bir ilgisi olmadığı gibi tarihle de bir ilgisi yok. Tarih de Ermeniler de Fransız siyasetinin ucuz bir aracı olarak öne sürülüyor.
Doğrusu, daha önce de 2006 yılının Eylül'ünde yine benzer bir gündeme yakalanmış olan Fransa'nın Ermenilere olan ilgisini anlamak bağlamında söylediğimiz gibi "Fransa'nın bizzat kendi ülkesindeki Ermenilerle ilgili çok daha manidar bir tarihi vardır. Bunun için Fransa'ya ilk gelen Ermenilerin bu ülkede yaşadıklarına bir bakmak yeter. Ermeniler Fransa'da çok kolay mı kabul gördüler sanıyorsunuz? Her birinin hayatından Yahudilerin savaş öncesi Almanya'da maruz kaldıklarından kesinlikle aşağı kalmayan türlü ayırımcılık hikâyelerini bolca okuyabilirsiniz.
Şimdi Ermenilere hamilik rolüne soyunmuş görünen Fransa'nın bugün Fas ve Cezayir kökenli vatandaşlarına uyguladığı ırkçı ve sınıfçı politikalardan Ermenilerin ilk kuşakları çok daha fazlasıyla paylarını almışlardır. Sonuçta ırksal olarak Türklerden ve Araplardan farklı bir görünüme sahip olmayan bu "kara ırka" reva gördüğü ayırımcı muameleler tüyler ürpertecek cinstendir. II. Dünya Savaşı'nda en ön safta cephelere sürülmüş ve büyük bir çoğunluğu telef edilmiştir. Kimse bu soykırımı kaydedememiştir bile."
Bugün de Türkiye'ye karşı tutumunda aynı Ermenileri mayın temizlemek üzere öne sürmüş oluyor. Bunda Fransa'daki Ermeni diasporasının çok istekli olmasının hiçbir önemi yok.
Aslında bu olay vesilesiyle Fransa'nın başka soykırım sicillerini zikretmenin de fazla bir anlamı yok. Olayın tarihle de Ermenilerle de bir ilgisi yok. Olay bugün için tamamen Fransa'nın Türkiye'ye olan bakışıyla ilgilidir. Fransa bu olay vesilesiyle Türkiye'ye karşı duygularını ifade etmiştir, hepsi bu.
Bu duygulara yol açan ilişkilerin bağlamına bakarsak, son zamanlarda Türkiye'nin dış politikasında, özellikle Orta Doğu'da Fransa'nın bütün etkinlik alanını daraltan bir siyaset hattındaki ilerleyişi görürüz. Arap baharının başlangıç noktasında, Tunus'ta gösteriler başladığında Tunus diktatörünün arkasında durduğunu ilan eden Sarkozy, kısa sürede olayların akışını görerek çark ettiğinde geriye nal toplamaktan başka yapacağı bir şey kalmamıştı. O esnada Mısır'da başlayan devrim süreci Türkiye'yi bütün Arap baharında ön plana çıkarmaya başlamıştı bile.
Libya'da bütün kayıplarını telafi etmek üzere işgüzarca örgütlemeye çalıştığı askeri operasyondan umduğu "Libya petrolü rüyası" da üç gün önce Libya'nın bugünkü yönetimi tarafından reddedildi. Hayallerinin suya düşmesinden birinci dereceden Türkiye'yi sorumlu gören Sarkozy'nin Ermeni kartıyla Türkiye'yi "katliam ve soykırım" gündemiyle meşgul etmeye çalışması çılgınca ama tamamen hesapsızca değil. Fransa'nın tarihini Cezayir, Suriye ve Afrika'daki katliamlarıyla hatırlamakta oldukları için büyük bir güvensizlik besleyen Arap dünyasına Türkiye'nin "soykırımcı" bir geçmişini sunarak bir bakıma kendini temize çıkarmış olmayı umuyor. Bu yolla da Arap dünyasında Türkiye'nin yerini bozup oraya kendini daha sağlam yerleştirmeyi hesaplıyor.
Düz mantıkla tutabileceğini düşündüğü bu hesabın tam tersine ele güne karşı kendi soykırımcı tarihini daha fazla hatırlattığını fark etmeyecek kadar gerçeklerden uzak Sarkozy. Üç günden beri başta El-Cezire olmak üzere Fransa'nın bu hareketini haberleştiren bütün Arap internet sitelerindeki okuyucu yorumlarını takip ediyorum. Bu olayla ilgili Türkiye'yi haksız gören çok nadir yorum okudum, buna mukabil okuyucu yorumlarının kahir ekseriyeti Fransa'nın Cezayir'deki sicilini hatırlatarak hangi yüzle Ermenilere sahip çıkıyor olduklarını soruyorlar. Hepsi de Türkiye'nin ve bilhassa Erdoğan'ın yanında durduklarını ifade ediyorlar. Birçoğu da zaten Fransa'nın bu atağını Türkiye'ye Siyonizm adına sergilenen düşmanlığın bir tezahürü olarak görüyor. Fransa bu hasmane tutumunu sergileyerek Arap baharında bir nebze şansı var idiyse onu da kaybetmeye yüz tutmuş görünüyor.
Dolayısıyla bir hesapla Türkiye'yi soykırım gündemine sürüklemeye çalışan Fransa'nın bu işten de kârlı çıkması mümkün görünmüyor. Halbuki bu olaya kendi kurucu değerlerinden (bırakınız kardeşlik ve eşitliği) "düşünce özgürlüğünü" yatırdı Fransa. Ermeni vatandaşlarının hatıralarını yatırdı, kendi tarihini yatırdı, Türkiye'yle mümkün ittifakların bütün muhtemel kârlarını (herhalde kârdan zarar diye) yatırdı. Bu hesaba da Fransızlara özgü "rasyonalite" deniyorsa biz daha ne diyelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019