Yetvart DANZİKYAN
HDP’nin barajı aşacağı ya da aşma ihtimalinin kuvvetli olduğu, Selahattin Demirtaş’ı zindana atmanın iktidara pek de fayda sağlamayacağı az çok anlaşıldıktan sonra AKP cephesinden HDP’yi köşeye sıkıştırma amaçlı bir mevzu yaratılacağı belli idi, ya da varolan bir meselenin manipüle edileceği. Uzun süre bunun “Kandil’e operasyon” olacağı düşünüldü ancak tüm beyanatlara ve operasyon yayınlarına rağmen Kandil’e operasyon umulan etkiyi yaratmadı. Ya da umulan etkiyi yaratacak kadar ileriye gitmenin avantaj ve dezavantajları hesaplandı ve şimdilik olmak kaydıyla orada duruldu. Düşünün ki Erdoğan’ın “Örgüt yöneticileri toplantı halinde iken vuruldular” sözü bile öyle görünüyor ki umulan etkiyi yaratmadı.
Bunun yerine Erdoğan ve kliği Demirtaş’ı parmaklarına doladılar. ‘6-8 Ekim’in talimatını o verdi’ gibi dava dosyasında bile olmayan suçlamalarla hüküm biçmeye çalıştılar, ki olaylar dikkatle incelendiğinde ölenlerin büyük çoğunluğunun HDP’li oldukları ortaya çıkmaktaydı. O da olmayınca “Tutuklu bir kişi nasıl aday olabilir?” argümanı ortaya atıldı. O da olmadı HDP standlarına saldırılar başladı. Ne yazık ki burada diğer partilerden dişe dokunur bir dayanışma mesajı göremedik. HDP yine yalnızdı.
Ama o da olmayınca iktidar Suruç hadisesine sarıldı. Olay ilk saatlerde ajanslardan ve televizyonlardan “Suruç’ta AKP’lilere PKK saldırısı” şeklinde geçti ve iktidara yakın ve iktidara yakın olmaktan başka çaresi olmayan televizyonlar olayı saatlerce ve hatta günlerce bu şekilde verdiler. Bu başlığın arkasına gelen cümle kimseyi kuşkulandırmadı: Olayda AKP adayının kardeşi ve 3 kişi ölmüştü.
Şu ülkede yaşamış birazcık aklı mantığı olan insan şu soruları sormadan edemezdi: PKK AKP’lilere ilçe merkezinde mi saldırmıştı? Eğer öyleyse olay tam olarak nerede gerçekleşmişti? Ölen bir kişi AKP’li idi orası tamam, peki diğer üç kişi kimdi? Saldırganlar mıydı? Eğer öyleyse nasıl oluyordu da saldırıyı yapanlar daha fazla kayıp veriyorlardı? Her şeyden önce olay tam olarak nasıl gerçekleşmişti?
Haydi olayı olduğu şekliyle kimse yayınlamayı göze alamadı ya da basitçe iktidarın senaryosunu yayınlama kararı alındı diyelim. Ancak ister istemez bazı ayrıntılar gelmeye başladı. O durumda bile soruların ardı arkası kesilmiyor, hatta daha da artıyordu. Olay bir dükkanda gerçekleştiğine ve ölenlerin çoğunluğu dükkanı işleten esnaf ailesinden olduğuna göre bu nasıl bir saldırıydı? AKP heyeti PKK’lıların dükkanına mı girmişti? Öyle bile olsa nasıl oluyordu da dükkandan 3 kişi ölüyordu?
Bu soruları kimi kanallar kendilerine sormadıkları gibi muhtemelen (ve ne yazık ki) izleyicilerin bir kısmı (ya da çoğunluğu) da kendi kendilerine sormamıştır. Yok eğer biraz bu olayı sorgulasalar ölen esnafın aslında yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede işkence ile öldürüldükleri yönündeki tanık ifadelerine ulaşacaklardı. Biraz sorgulasalar AKP’lilerin esnaf ziyaretinin bir tür hesap sorma niteliği taşıdığını anlayacaklardı. Biraz sorgulasalar olayın birkaç gün önce yaşanan bir tartışmaya dayandığını anlayacaklardı. O tartışma dediğimizin de esnaf ailesinden bir kişinin AKP’lilerin oy isteme ziyaretinde “Kusura bakmayın bizim oyumuzu HDP’ye” demesinden kaynaklandığını anlayacaklardı.
AKP bunları bilmez miydi? Bilirdi tabii. Ancak seçimlere doğru öylesine sıkışık bir halde idi ki Erdoğan rejimi ve AKP. Bir gün önce Erdoğan’ın Mahalle Sorumluları ile yaptığı toplantıda söylediği sözler sosyal medyaya yansımıştı. HDP’nin baraj altında kalması gerektiğini söylüyordu Erdoğan. “Mahallenizde kim kimdir bileceksiniz. Alacaksınız listeyi önünüze, ona göre bir çalışma yapacaksınız” diyordu.
Bu tür bir çalışmanın sonuçlarını herhalde Suruç’ta görmüş olduk. Vekil adayı ile yanındakilerin gerçekleştirdiği “ziyaret”in sonuçları, AKP yöneticilerinin arayıp da bulamadığı fırsat oldu. Böylece birkaç ay önce gerçekleşen medya satın almalarının önemini bir kez daha kavramış olduk. Ha bunlar olmasa gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya mı dökülecekti? Hayır. Ancak belki arada birkaç haber kırıntısı bulabilecektik.
Ve AKP bu meseleye öyle bir sarıldı ki hızını alamayan İçişleri Bakanı bu olaydan “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret eden Muharrem İnce’nin sorumlu” olduğunu bile söyledi. Düşünün ki AKP ne kadar zor durumdadır ve nerelere umut bağlamıştır.
Bu yazının yazıldığı an itibariyle Suruç’u ziyaret etmek isteyen STK’lara izin verilmemişti. Kolluk kuvvetlerinin nasıl bir soruşturma yürüteceğini bilemiyoruz ancak gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacağı konusunda doğal olarak çok fazla umutlu olamıyor insan.
Bu olayı manipüle ederek umduğu “çıkar”ı sağlayabilir mi iktidar? Bilinmez. Ancak şurası çok açık ki önümüzdeki Pazar yapacağımız seçim “bize anlatılanlar” ile “hakikat” arasında olacaktır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
26.12.2025
24.04.2021
9.01.2020
26.10.2020
12.10.2020
14.09.2020
1.09.2020
17.08.2020
20.07.2020