Yusuf Kaplan
Türkiye, bağırsaklarını temizleme ve tam bağımsızlık mücadelesiveriyor...
İçerde yörüngesini bulma, dışarda istiklâl ve istikbalinin önündeki engelleri birer birer aşma, hep birlikte geleceğe kanat çırpma mücadelesi bu...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün, “yerli otomobil” projesini açıkladı.
Bu, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına ulaşma sürecinde önemli bir kilometre taşı. Ama bundan bile rahatsız olanlar var.
İnanılır gibi değil gerçekten!
Anlaşılan o ki, Türkiye’nin hem bağırsaklarını temizleme hem de istiklâl ve istikbal mücadelesini hayata geçirme sürecinde daha çok katedeceği mesafe var...
TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ ENGELLENDİ HEP!
Türkiye’nin yerli otomobil, yerli uçak sanayii ve raylı sistem macerası, bağımsızlığımızla ilgili çok karmaşık, çok karanlık ve ziyadesiyle medcezirli bir ölüm-kalım macerası aslında.
Türkiye, en az yarım asır gecikti raylı sisteme geçmekte...
Türkiye, niçin geçemedi raylı sisteme şimdiye kadar?
Ülkenin ekonomisine yön veren emperyalist ülkeler ve onların içerdeki taşeronları, raylı sistemin önüne takoz koydular!
Türkiye’nin yerli sanayisini kurması sürekli sabote edildi dışardan yapılan baskılar ve içerdense emperyalistlerin içimizdeki bekçileri yerli sömürgecilerin ambargoları nedeniyle!
Türkiye’nin millî bir tarım stratejisi bile geliştirmesine izin verilmedi!
Bu konuda hükümetler tarafından alınan kararlar emperyalist ülkeler ve yerli taşeronları tarafından -hem de mafyatik yöntemlerle- sabote edildi!
Eğitim, kültür gibi daha hayatî meseleleri geçtim, sadece millî bir tarım stratejisi konusunda Türkiye’nin ne tür tehditlerle karşı karşıya kaldığını bizzat yaşanan müşahhas hâdiseler üzerinden yazsam, kafayı yersiniz!
Yazı hayatıma başladığım günden itibaren sürekli olarak dikkat çektiğim en hayatî meselelerden biri, Türkiye’nin aslâ tam olarak bağımsız olmadığı ve emperyalistlerin Türkiye’nin büyümesinden fenâ hâlde ürktükleri gerçeği.
O yüzden Türkiye’nin gerçek anlamda bağımsızlığına kavuşmasını nasıl engellediklerini, büyüyen bir Türkiye’yi kendileri için nasıl tehdit olarak gördüklerini, Türkiye’yi aslâ kendi hâline bırakmak istemediklerini yazıyorum altını çizerek -yazı hayatına başladığım ilk zamanlardan itibaren.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü toplantıda, bu konuların altını çizdi kalın harflerle...
Türkiye’nin artık kimseden emir almayacak, kendi kaderini kendi belirleyecek ve bu uğurda da her türlü bedeli ödemeyi göze alacak geri dönüşü olmayan nihâi bir yola girdiğini vurguladı.
BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ, EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDAKİ MÜCADELEDİR!
Türkiye’nin bağımsızlık sorunu ekonomik bağımsızlık sorunu değil yalnızca. Türkiye’nin asıl bağımsızlık sorunu kültürel ve entelektüel bağımsızlık sorunudur. Türkiye dışardan işgal edilemeyen ama içerden ele geçirilen tek ülkedir modern tarihte!
Bunun en önemli göstergeleri, eğitim sistemimizin, medya rejimimizin ve kültür dünyamızın bizim değerlerimize, medeniyet dinamiklerimize göre değil bizim değerlerimizi yerle bir eden, delik deşik eden, çocuklarımızı sığ seküler ve popüler Batı kültürünün kölesi hâline getiren yıkıcı, yabancılaştırıcı, mankurtlaştırıcı ve ruhsuzlaştırıcı Batılı değerlere göre işliyor olmasıdır.
Bu ülkede, başında ne kadar “millî” kelimesi olan kurum varsa, bilin ki, hiç biri “millî” değildir ve olmamıştır; sadece işlenen varoluşsal, kültürel ve zihnî cinayeti maskelemek için “millî” kelimesi konulmuştur başına başından bu yana!
Millî İstihbarat bugüne kadar yabancı istihbarat örgütlerinin güdümündeydi... MİT’in kıdemli personelleri bizzat başka örgütler adına hareket ediyorlar, yabancı örgütlerden maaş alıyorlardı!
Belki de MİT, tarihinde ilk defa geniş bir medeniyet perspektifi olan, o yüzden de dünyayı iyi okuyan Hakan Fidan döneminde millîleşmeye başladı.
Aynı şey sözümona “millî” eğitim sistemi için de geçerlidir. Bu ülkede -şimdiki dönem de dâhil- hiç bir dönemde, genç kuşaklar bizim medeniyet değerlerimiz, anlam haritalarımız ekseninde yetiştirilmedi; aksine Batı’da çoktan aşılan sığ, çağdışı, dogmatik, ezberci pozitivist, seküler Batılı değerler doğrultusunda yetiştirildi, yetiştiriliyor!
Tarihin akışını değiştiren büyük medeniyet atılımlarına imza atan bir toplumun intiharıdır bu, intiharın eşiğine sürüklenmesi!
Aileler, hâlâ “çocuklarımızı eğitim sisteminin yozlaştırıcı, yıkıcı etkilerinden nasıl kurtarabiliriz?” diye mücadele ediyorlar bu ülkede!
Pozitivist, seküler eğitim sistemi, zihinlerini delik deşik ederek, değerlerini yerle bir ederek çocuklarımızı öldürüyor! Bu da tastamam bir kültürel şizofreni üretiyor!
ŞOFÖR MÜYÜZ, TAŞIT MI?
Böyle gitmez!
Yerli otomobil önemli elbette; ama yozlaştırıcı, çözücü, mankurtlaştırıcı sığ pozitivist eğitim sistemini yıkmak, uzun vadede yeni Gazâlîler, Itrîler, Sinanlar, Yunuslar, Mevlânâlar yetiştirecek şekilde eğitim sistemini kendi medeniyet dinamiklerimiz doğrultusunda yeniden kurmak bu ülkenin en temel bağımsızlık meselesi, en hayatî istiklâl ve istikbal mücadelesidir...
Çağımızın en cins düşünürlerinden Wittgenstein’ın yaklaşık bir asır önce sorduğu basit ama önemli bir soru sanki bizim hâl-i pürmelâlimizi özetlemek için sorulmuş bir soru gibi.
“Şoför müsünüz, taşıt mı?” diye sormuştu Wittgenstein.
Bizim şimdi hepimizin kendimize teker teker sormamız ve izini sürmemiz gereken en temel soru bu!
Şoför müyüz, taşıt mı?
Bu sorunun cevabını verdiğimiz andan itibaren bağırsaklarımızı temizleyebileceğimizi, istiklâl ve istikbal mücadelemizi bihakkın sürdürebileceğimizi söylemeye başlayabiliriz ancak...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
28.05.2021
14.08.2020
7.08.2020
20.07.2020
17.07.2020
26.06.2020
14.06.2020