Celal DENİZ
Bilgisayarımdan İMC Televizyonunu açmışım sesini kısmışım, rutin haberleri okuyorum. Ama gözüm spikerin kaygıyla her an yayınımız kesilir dediği ekranda. Gerçekten ne zaman gelip darbecilerin yapmak istediklerini sivil iktidar yapacak diye bende bekliyorum.
Nihayet Hayat Televizyonundan sonra İMC ye yöneldiklerinin haberini bir muhabir müjdeliyor. İMC ekranında Eyüp Burç son sözlerini söylemenin telaşında. ''Zalimlere karşı yaşasın cehennem'' diye feryat ediyor. ''Darbe içinden darbe çıkaranlara karşıyım'' diyor. Çalışanlar tek tek tepkilerini söylüyorlar son kez açık olan ekrana bakarak. Zadeganların buyruğunu yerine getirmek isteyenler sonunda ekranları kapatıyorlar. Ekran kararıyor.
12 Televizyon diğer haber kanallarında haber bile olmuyor. Bir an bakıyorum sosyal medyada Şirin Payzın kapatılan televizyonları CNNTURK'te konuşacaklarını duyuruyor. İyi diyorum nihayet muhalif kanalların kapatıldığını en azından ana akım medya izleyicileri de öğrenebilecek diye.
Bu arada kötü niyetimden olsa gerek Şirin Payzın’a soru sormak geliyor aklıma. Soruyorum sosyal medya yoluyla. Kapatılan kanalların yetkilileri ya da çalışanları da olacak mı programda diye. Ses gelmiyor. Çünkü zaten bir tek kapatılan TV ya da radyo temsilcisi yok programda.
Program başlıyor. Epeydir izlemediğim televizyonu izlemek istiyorum. Ne ki sözü alan her kimse kapatılan televizyonların ne adını anıyor ne daha önce o televizyonları izlemiş. Yani sizin anlayacağınız yumurtasız omlet gibi bir program çıkıyor ortaya.
Şirin Payzın'ın programı bu televizyonların neden kapatıldığının özetini veriyor. Eşyayı adıyla çağırmayacaksın. Medyadan istenen bu.
Darbeler türlü türlüdür. darbecilerin zorbalığı da öyle. Darbe günlerinde yaşıyoruz.
Bir düşünün darbeciler darbe gecesi TRT'ye girmişler zorla darbe bildirisini okutmaya çalışıyorlar. Bir düşünün darbeciler CNNTÜRK'e girmişler cumhurbaşkanının mesajlarının verilmesini engellemeye çalışıyorlar. Ne düşünürsünüz?
Bir düşünün bir başka darbeci darbeye karşı tedbir adı altında halkın haber alma özgürlüğüne saldırıyor. Bir düşünün Darbeye karşı çıkmış televizyonlar Kürt, Alevi, Solcu olduğu için kapatılıyor. Bir düşünün sadece Kürtçe yayın yaptığı için ZAROK (çocuk) TV kapatılıyor. Ne düşündünüz?
İsteniyor ki diktatörün sesinden başka ses görüntü halka gösterilmesin.
Bu ülkede demokrasi kültürü neden kök salmaz hiç düşündünüz mü?
Önce Ape Musa'dan (Anter) bir fıkra anlatayım size. Ülkenin halini özetler gibi..
Köylü adamın birisi genel evine gider. Kadının birisinin odasına girer. Hayretini gizleyemez kadına sorar.
-- Sizin neden çocuğunuz olmaz
kadın yanıtlar;
--Ya ne bilim birisi gelir yapar birisi gelip bozar..
Bizim ülkenin durumu böyle. Bir süre demokratikleşirsin bir darbe gelir planlar, yasalar, kararlar, projeler bozulur. Darbe dönemi biter bir bakmışsın OHAL gelmiş yeniden başka kararlar başka yasalar.
Hepsinin ortak paydası hukuksuzluktur.
Her on yılda bir darbeler, OHAL dönemleri, sıkıyönetimler bu ülkede demokrasinin kökleşmesinin önünde engel olmuştur. Her kriz siyasetçiler tarafından fırsata çevrilmiş kendi iktidarlarını sağlama almak için anayasayı yapboz tahtasına çevirmişler, muhalefeti susturmuşlar, kendi yalanlarını gerçek diye halka empoze etmişler.
Bugün AKP darbe girişimini sivil bir darbeye dönüştürmüş, OHAL yasaları ile kendi iktidarını güçlendirme çabasındadır. İşte bunun için medyayı tekleştirmeye çalışıyor. Bunun için muhalif olan, gerçekleri bir başka pencereden açıklayan kanalları karartıyorlar.
Oysa gerçekleri uzun süre karartabilirsiniz ancak kesinlikle yok edemezsiniz.
Ekranlar karartılsa da, radyolar susturulsa da biz yazarak, konuşarak susmayacağız. Karabulutların gökyüzünü kapladığı bir dönemde yazmak, konuşmak sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getireceğiz.
Kral çıplaksa, kral çıplak demeye devam edeceğiz.
Yazarlar
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017