Celal DENİZ
Ülkenin egemen güçleri olağan yöntemlerle yönetememe krizi yaşıyorlar. AKP fiilen değiştirmiş olduğu rejime anayasal zemin hazırlamaya çalışıyor. Bir yandan devletin bütün kurumlarını saraya biat yörüngesine oturtmaya çalışıyorlar. Bunun için üniversitelerden, yargıya, güvenlik toplantılarından bakanlar kurulu toplantısına kadar devletin bütün kurumları sarayın yörüngesinde ''emirlere amade'' konumuna getiriliyor.
Öte yandan parlamento KHK'ler yoluyla inisiyatifsiz, etkisiz bir kurum haline getiriliyor. Geçtiğimiz günlerde meclis KHK'leri oylayarak kendi varlık nedenini ortadan kaldıracak kararnamelere yasal zemin hazırladı.
Mecliste oylanan KHK'ler 12 eylül faşizminin uygulamada ki unsurlarını koruyan geçici 15. maddeyi hortlatırcasına, Hukuka aykırı, keyfi kararları alanların hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarını ortadan kaldırdı. İdari yargıda açılacak davalarda yürütmeyi durdurma kararını yasaklayan, tutukluların avukatıyla görüşmesinin izlenmesi, kayda alınması, avukatın yasaklanması gibi savunma hakkını ortadan kaldıran, gözaltı süresini 30 güne çıkaran, henüz yargılanmadan peşinen cezalandıran, Kamu görevlilerini, AYM, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay üyeleri ile hakim ve savcıları kurul kararlarıyla ihraç eden, dernekleri sendikaları, vakıfları, okulları, üniversiteleri yargı kararı olmadan kapatan KHK’ler mecliste kabul edildi.
AKP doludizgin devletin tüm şiddet mekanizmalarını yasal hale getirip kullanmaktan çekinmezken, diğer yandan muhalefet dinamiklerini de etkisiz kılmak için her yolu mubah görüyor.
Son olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı gözaltına alındı, gözaltı süresinin ilk beş günü avukat yasağı getirildi ve belediyeler sabaha kadar didik didik arandı. Yetmedi halkın tepkisini önlemek, iletişimi engellemek için de tüm Güneydoğuda sabit ve mobil interneti kestiler. Güneydoğuda halkın tepkisini bu yönüyle engelleyeceklerini düşünürken diğer yandan halkın hayatını felç ettiler. Sağlık ocaklarından eczanelere, adliyeden resmi kurumlara, maliyeden bankalara kadar her yerde işlem yapılamaz oldu.
Belediye başkanlarının gözaltına alınması saray rejiminin gelecekte ki uygulamaları için bir ipucu vermektedir. Saray Kürt sorununda Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı top yekun bir saldırıyı sürdüreceğini göstermiştir. Kürt illerini yakıp yıkarak, Şırnak halkını aylardır kente sokmayarak, topraklarını terk etmeyen insanların çadırlarına bile tahammül etmeyip yıkarak, belediyelere kayyum atayarak ve şimdi de Kürt siyasetinin tarihten beri güçlü olduğu bir kentin belediye başkanlarını gözaltına alarak (muhtemelen de kayyum atamayı düşünerek) Kürtlere karşı devletin bütün şiddet mekanizmalarının harekete geçirildiğini görebiliriz.
Bir iktidar eğer ki elinde bulunduğu şiddet mekanizmalarının her türlüsünü halka karşı harekete geçiriyorsa orada hukuktan da demokrasiden de söz edilemez. Tersine bir rejim krizinden söz edilebilir.
Bu ülkede her OHAL, sıkıyönetim ve darbe dönemleri hep kriz dönemlerine denk gelmiştir. Bu kriz egemenlerin yönetememe krizidir. Olağan yönetimlerle yönetemeyenler olağan dışılığı olağanlaştırıp faşizan baskıları halka dayatarak iktidarlarını güvenceye almaktadırlar.
Kriz dönemlerinin bir başka yönünü de görmekte yarar vardır. Bugün ülkede yaşanan hükümet krizinden öte sistem krizidir. 15 Temmuz başarısız darbe sonrasında ''Yenikapı'' ruhu diye formüle edilen şey bu krizin aşılması için sistem içi partilerin yek vücut olmasıdır. Çünkü ''devletin bekası'' sistemin sürdürülebilirliği için olmazsa olmazlarıdır egemenlerin.
1970'li yıllarda sistem her krize girdiğinde Milliyetçi Cephe (MC) hükümetleri kuruldu. Sistemin yedek lastiği olan MHP o yıllarda da sistemin bekası adına bir tutum sergilemişti. Şimdi de Bahçeli'den Baykal'a sistemin bekçileri AKP’nin başkanlık formülünde birleşir görünüyorlar.
Sistem krizinin esas nedeni demokratikleşememektir. Sistemin krizinin esas nedenlerinden bir başkası yerelleşememektir. Sistem krizinin bir başka nedeni devletin şiddet mekanizmalarını kendi iktidarlarının devamı için haksız bir biçimde kullanarak adaleti hukuku ortadan kaldırmalarıdır.
İşte bugün Kürtlerin yerel olarak iktidarda oldukları belediyelere karşı sudan bahanelerle kayyum atamaları, yerel demokrasinin küçük kazanımlarının bile yok edilmek istenmesi gelecekte ki otoriter rejimlerinin bekası için önemlidir.
Bu ülkede artık ne demokrasiden ne adaletten söz edilebilir. Parlamento meşruluğunu yitirmiştir. Pascal'ın dediği gibi ''Kuvvetsiz adalet iktidarsızdır, adaletsiz kuvvet zorbadır''.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017