Celal DENİZ
Ülke tam bir kuşatma altında.
Ülkeyi yöneten dinci, milliyetçi, ulusalcı ve ırkçı ittifak güçlerinin kuşatması günlük yaşayışımızdan, düşlerimize, hukuki haklarımızdan ekonomik kültürel haklarımıza ve dahası eğitim haklarımızdan yaşama haklarımıza her alanda sürüyor. Ve çember daralıyor.
Daralan bu çemberde nefes alamaz oluyoruz. Nefesimizi tıkayan sadece hava kirliliği değil. Özgürlüklerimizin yok olması bizi nefessiz bırakıyor. Soluksuz bırakıyor. Boğuluyoruz.
Thomɑs Pɑine ''İnsɑnlɑr hükümetten korktuğu zɑmɑn, zorbɑlık; hükümet insɑnlɑrdɑn korktuğu zɑmɑn, özgürlük vɑrdır. '' der.
Bugün toplum zorbaların tam bir kuşatması altında.
İnsanların gece yarısı evlerinden alınıp sorguya alınmayacağının bir garantisi yok. Milyonlarca oy almış bir siyasetçinin, bir hukukçunun, bir vekilin bile tutuklanmama gibi bir garantisi yok.
Bu ülkede yargı güvencesi yok. Aynı anda aynı yerden düğmeye basılmış gibi harekete geçen savcılar ayrı ayrı ama ortak hedefe dönük operasyonlar başlatıyorsa orada hukuki güvence yok demektir. Bir avukat savunma yapamıyorsa, müvekkili ile görüştüğü için gözaltına alınıyorsa, orada hukuk ve yargı kuşatma altında.
Bu ülkede, oy verdiğin yerel yöneticiler gece yarısı evlerinden alınıyorsa ve adım adım Kürt illerinde halkın büyük oyuyla seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyorsa ve seçilmişlerin yerine kayyum atanıyorsa orada yerel demokrasi yok tersine yerel iradenin gaspı vardır. Bugün yerel demokrasinin ayakları belediyeler kuşatma altında.
Bir ülkede, aylarca tanklarla toplarla şehirlerin yakılıp yıkılıyorsa, ve sokağa çıkma yasağı sürüyorsa, aylar sonra sokağa çıkma yasağı kaldırıldığında duvarları ve sınırları olmayan sokakları özgürleştirdiğini söyleyen ve insan aklı ile alay eden yöneticilerin varsa o ülkede en temel yaşama ve barınma hakkı kuşatma altındadır. Bugün yaşam alanlarımız tam bir kuşatma altında.
Bir ülkede haber alma hakkı yoksa, gazetecisi yazarı tutuklu ise, tüm muhalif gazete ve televizyonları kapatılmışsa, derneklerin kapılarına mühür vurulmuşsa, akademisyenler üniversitelerden atılmışsa, rektörleri öğretim üyeleri kendileri seçemiyorsa, binlerce kamu çalışanı düşüncelerinden dolayı işlerinden atılmışsa orada insanların tüm hakları kuşatma altındadır
Bir ülkede çocuk tecavüzleri artık üçüncü sayfa haberleri bile olmuyorsa, yurtlardan vakıflara, imam ve hatip yetiştiren okullara kadar erkek ve kız çocukları tecavüze uğruyorsa ve bu tecavüzler ört bas ediliyorsa, haberlere yayın yasağı getiriliyorsa o ülkede tecavüzler teşvik edilmiş sayılır. Eğer ki bu da yetmeyip tecavüzcüleri cezai sorumluluktan kurtaracak yasayı bir gecede meclisten geçirerek ''tecavüz mağdurları tecavüzcüsüyle evlendirilsin'' deniliyorsa o yasayı yapanlar bu toplumun ırzına geçmişlerdir. Bu toplumun tümü, bedenlerimiz, çocuklarımız tecavüzcülerin ve onları koruyanların kuşatması altında.
Bir ülkede iktidar olan parti ilk iktidara geldiğinde 1 TL 1,60 dolara eşit iken 14 yılda dolar iki katını aşmışsa o ülke fakirleşiyor demektir. Bugün ülke ekonomisi, savaşın ekonomik faturasını öderken diğer yandan dış ve iç politikada ki siyasetsizliğin de bedelini ödüyor. Büyüme durmuş, işsizlik artmış, yatırımcı yatırım yapmaya korkar olmuş, gelir adaletsizliği ülkede açlar ordusu yaratmıştır. Böyle bir durumda ülke şimdiye kadar hiç bu kadar rahat ve huzurlu olmamıştır diyen bir cumhurbaşkanı ülkeyle adeta alay ediyor. Bugün ülke insanı yoksulluğun, açlığın ve geleceksizliğin kuşatması altında.
Bir ülkede anayasayı tanımayan, ona aykırı davranmakta beis görmeyen yöneticiler varsa, dün yasal olan haklar bugün yasadışı oluyorsa, ülke KHK'lerle yönetiliyorsa, hukuksuzluk hukuk oluyorsa o ülkede demokrasi yok demektir. Bugün ülkede demokrasi tam bir kuşatma altındadır.
Ataol Berhamoğlu bir şiirinde ‘’kuşatma altında vermem gerek ömrümü etkileyecek kararları’’ diyor. Bugün AKP faşizminden zarar görenler topyekun bu kuşatmayı kırmak için bir araya gelmelidir. Bir araya gelişlerin ortak paydası kuşatılmış hayatımız olmalıdır.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURKemal’in masumiyet karinesi… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017