Mücahit BİLİCİ
Misafir ile evsahibinin buluşması ilginç bir buluşmadır. Misafir hakkında söylenmiş en güzel sözlerden biri şudur: “Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.” Misafir, gittiği yere hükmetmeye çalışmaktan vazgeçmek zorundadır. Misafir kendisine ne ikram edilirse onu kabul eder. En fazla mazeret ile muafiyet izharında bulunabilir. Yoksa seçme ve emretme makamında değildir.
Kadim gelenekte misafirin edebi şunu gerektirir: Kendi iradesini askıya almak. Misafir Müslimdir, teslim olur ve şakirdir, evsahibinin izzet u ikramı karşısında sadece teşekkür konumundadır. “Buraya oturun” dense oraya oturur. “Şuraya geçelim” dense oraya geçer. Görevi mutlak teslimiyettir: Beğenmedim, azdır, çoktur diyemez. Yani misafirin evsahibine karşı tavrı tam bir mahviyet ve teslimdir. Zira, misafir rızkı ile birlikte gelir (Mevan bi rizqê xwo tê).
Evsahibi ise kapısını çalan misafiri kabul eder. Misafirin tanıdık yahut yabancı olması hiçbir şeyi değiştirmez. Zira misafir “Tanrı misafiri”dir. Misafir, Allah tarafından yabancı olmaktan çıkarılmıştır. Misafir Tanrı’dan olduğu için evsahibinin yapması gereken şey bellidir: Mutlak ikram. Koşulsuz ikram ile yükümlü olan evsahibi, kendi aç kalır, misafire yedirir.
Bu ikram ihtiyaç kadar değil, ihtiyaçtan fazla olmak zorundadır. Ta ki misafire “biraz daha var mı?” dedirtme ihtiyacı hâsıl olmasın. Çünkü misafir iradesini evsahibine teslim etmiştir. Tehdit olmaktan çıktığı gibi talip olmaktan da uzağa düşmüştür. Evsahibi bütün potansiyel talepleri tüketmek zorundadır. Evsahibinin elinde misafir, kendisinin dışındadır. Evsahibindedir.
Evsahibi ile misafirin buluşması esasen kader ile iradenin buluşmasıdır. İrade kendisini teslim ettiğinde kader iradenin hizmetine girer. Misafir “hiçbir şey”e razı olabildiği için evsahibi ona “her şey”i vermek durumundadır. Misafir, misafirliğini bilip evsahibinin işaret ettiği odaya geçip, ikram ettiği yemeği memnuniyetle yediği için, evsahibi, misafire belki o istese, vermeyeceği izzet ve şerefi fazlasıyla verir; onu “başı ve gözü üstüne” (ser çava, ser sera) kabul eder.
Hâlbuki sokakta karşılaşsalar, iki yabancı olarak birbirlerine bakacak bu iki insan ilahi bir organizasyon olan misafirlik bağlamında karşılaştıklarında bambaşka bir iklime girerler. Bu yabancı ruhlar yekdiğerinde selam bulur. Misafir hele iztirar hâlindeyse, karşısında evsahibi çaresizdir: misafiri kabul etmek zorundadır (mesela, ziyaretçi kabul etmeyen ülkelerin bile mültecikabul etmek zorunda kalması bu kuralın bir devamıdır).
Evsahibi ve misafirin karşılaşmasında hem evsahibinin hem de misafirin içinden geçen bir garip elektriğin devresi tamamlanır. İradelerin birbirlerine ram olması ile bütünlenen kader, ikram ile meyve verir. Yani taraflar kendilerinden geçebildikleri için kendilerinden daha büyük bir şeye ulaşırlar.
Evet, misafire söylenen şu söz el hak doğrudur: “Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.”
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025