Mücahit BİLİCİ
Çıplak olabilen hayvana insan diyoruz. Hatta çıplak doğan yegâne hayvandır insan. Sahip olduğu maddi imkânlar itibariyle insan en zayıf hayvandır. Hayvan ise sanıldığının aksine her zaman giyiniktir. İnsana akraba memelileri kısmen hariç tutsak bile hayvanların hemen hepsi giyinik doğar. Yavru hayvanın doğduktan sonra ayağa kalkması ile koşması bir olur. İnsan yavrusu ise uzun bir öğrenme ve bakılma sürecine muhtaçtır. İlk ve kalıcı battaniyesi annesinin şefkatidir. Ama insanın fakir cildinin üstüne eklenecek ve aciz elini tutacak şeylerin listesi dünya kadar kalın, kâinat kadar geniştir.
Etik bir hayvan olarak insan, içine doğduğu bu dünyada kabuk bağlamak zorundadır, yani giyinmek zorundadır. Bu giyinme bir ilim ve tavattun sürecidir ve Holderlin gibi şairlerin diliyle söylersek insan bunu şairane yapar. (Zaten şiir ölümlülerin beka şarkısıdır.) Giyinmek zorunda olmak şeriata muhtaç olmak demektir. Şeriat namustur, namus ise nomos’tur. Nomos haddi olmayan şeylere konulan had ve bazen had koymanın kendisidir. Nomos, çıplaklığın talep ettiği etik örtüdür. Ancak giyinerek insan olabilen insan, doğadan kültüre, vahşetten medeniyete ancak giyinerek varabiliyor.
Zira utanmak zorunda kalabilen hayvandır insan. Utanma, ancak medeniyetin insana yapabildiği bir darp ve işlenebilir medeni bir varlığın muhatap olmaktan kaçamayacağı bir huzur maliyetidir. Had, muhatap ve huzur tanımayana namussuz denmesi boşuna değildir. Sınırları bilmeyen bir insan, zaten sınırlarının içinde kalan hayvandan daha tehlikelidir.
Organik ve fıtri olanın giyinme ihtiyacı olmadığı gibi bilme, öğrenme ihtiyacı da yoktur. Organik ve fıtri olanın namusu da yoktur çünkü kamusal değildir. Bir isme uğramadan, istihar bulmadan geldiği toprağa geri döner. İnsan ise hayvan gibi doğsa da bir isim ile namusa dâhil olur, nam sahibi olur.
Fıtri kalan ve zaruretin üstüne çıkamayan insanların giyinme ihtiyacının olmaması bu yüzdendir. Mesela ehli bir varlık olarak görülen eski Yunan’daki kölelerin (ve kısmen cariyelerin) çıplak olması kamusallığın dışında ve doğanın içinde görülmelerindendi. Mes’ul olmayanın ismi de yoktu.
Giyinme, isim alma ve etiklik arasındaki münasebet en güzel evcil hayvanlarda ortaya çıkar. Kendilerine isim verildiği gibi bulaştıkları insanların etikliğinden de etkilenirler. Manhattan’da insan yerine (duygusal ve teknik maliyeti ucuz diye) alınan evcil hayvanların kışın giyinme ihtiyacı duyması ahlakın ve nomos’un içine dâhil olmalarındandır.
Eskiden örtünme, üst sınıf ve zenginlik yansıması, çıplaklık ise yoksulluk ve zaruret ifadesi idi. Örtünme ve çıplaklık arasındaki dinamizm insanların kültürel estetiğinin ve değişen etik tercihlerinin bir yansımasıdır.
Evet, çıplak doğan yegâne hayvan insandır. Bu dünyada giyinen insanın sonunda toprağa geri dönmesi tarihin hikâyesidir. Bu yüzden de Baba Tahere Uryan ve Yunus Emre gibi tasavvuf virtüözlerinde dünyadan çıkma arzusu vardı. Ve bu arzu, fıtrata ve organik olana dönmeyi amaçlayan aşk(ın) nihilizmlerinde “dünya donlarını indirmek” ve “namus u ar bilmemek” şeklinde ifade buluyordu.
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025