Mücahit BİLİCİ
Geçtiğimiz günlerde iyi bakımlı bir hayvan gibi yaşamayı kendine yakıştıramayan bir insanintihar etti. Belli ki Mehmet Pişkin konforlu ve zahiren mes’ut bir hayat yaşıyordu. Fakatkendisine ait olmayan bir jenerik hayatı yaşamaktansa, kendine ait olan bir ölümü seçti. Üstelik ölümünü bir bomba değil bir posta yaptı. Anlamı kalmamış bir hayatın insana yakışır bir şekilde yaşanamayacağını teslim eden böyle bir ölüm, “intihar haram” protestolarından önceanlaşılmayı ve saygıyı hakediyor. Özellikle de din adına teşebbüs edilen bir intihar olmaması, onu daha ihlâslı kılıyor. “Ölümü göze alabilme faziletinden mahrum bir hayat köleliktir” diyor Seneca. Sadece özgür insanlar ve hakikaten hayatı ciddiye alıp sorgulayan insanlarintiharı göze alabilir çünkü.
Anlamve ümidini yitirmiş bir hayat insana gerçekten yüktür. Hayvanın bir kendi’si olmadığı için asla kendine yük olmaz. Ancak insanın kendi’si vardır. Ve kendi’sini bulamayan bir insanın hayvan gibi yaşamaya fit olması bir zülldür ve çok zordur. Sadece iyi bir insan, hayvan gibi yaşamayı kendine yakıştıramaz. Akıl ve iradenin karşılıksız kaldığı bir sürüklenme hâli, bir kendi olamama hâli insan için kabul etmesi güç bir hâldir. İnsan iradesinin anlam ve gaye ihtiyacından bahisle, Nietzsche iradeye dair şöyle der: “hiçbir şeyi irade etmemektense, hiç’i[bir şey olarak]irade eder.”
Nedense ölüm hep başkasının ölümü olarak bize ulaşır. Sahiplenmeyiz. Kendi ölümümüz, hayatımızın en kesin gerçeği olmasına rağmen yolumuz o gerçekle kesişmesin diye yolu uzatır, lezzetleri acılaştıran bu hakikati zihnimize gelmeyecek sürgünde tutarız. Hâlbuki Qur’an “muhakkak ki sen de öleceksin” diyor. “Evet, hiç hayâle, faraza lüzum kalmadan her insanbu kısa ömür ağacının başındaki tek meyvesi olan kendi cenazesine bakabilir.”
Bu intihar postacısının video mesajında dikkatimi çeken bir husus cesedin ne olacağıydı. Gerçekten de insan ölünce cesedi ortada kalıyor. Yani ölüm ile birlikte insan fazla veriyor. Bugüne kadar kendine aitlik şemsiyesi altında görünmezleşen beden birden taşıması güçbir yük olarak orta yere çıkıyor. Benim dediğim beden yani “benim bedenim” ben ve beden olarak ayrışıyor. Mafya filmlerinde infazdan sonra kaçınılmaz olan bir sorun cesedin nasıl ortadan kaldırılacağıdır. Cesedin ortaya çıkması, ölümün benliğe çıkarttığı ilk ödenmemiş fatura gibidir.
Kahir ekseriyetimiz ölüm gerçeğinin üstünü zamansal uzaklık battaniyesiyle örter ve ölümü öteleyerek yaşarız. Bu konfor arayan gaflet, otantik olmayan bir hayata bizi mahkûm eder. Ölümle yüzleşme cesareti göstermediğimiz ölçüde, çok basit şeylerin korkusu yahut tutkusu ile geçen taklidi bir hayat yaşarız. Ölümle yüzleşme gerçekleştiğinde ise kişi özgürleşir. Bunun için dindar olmak da gerekmez. Zira ölüm, ölümlünün temel gerçeğidir. Biz sadece tul-i emel ve beka vehmiyle kendimizi aldatırız. Breaking Bad’in Walter Whitekarakterinde olduğu gibi, ölüm hakikati ile tanışan sıradan insan bir kahramana dönüşür. Hayattaki ilişki ve nesnelerin önem sıralaması değişir. Ölüm, hayattaki gaflet ve korku perdelerini yırtar ve insanı yalınlaştırarak arındırır. Arada bir ölümü düşünmek, ölümlülerinhayatına gerçekçilik katan bir hakikat terapisidir.
*
NOT: PKK’li grupların HüdaPar’cılara yönelik şiddet eylemlerini kınıyorum. Taraflarınbirbirlerini şiddet sarmalına itmemek için azami gayret göstermesi Kürd, Türk, laik, dindar herkesin yararınadır. Yoksa Kürd siyasetinde tekelcilik ve şiddet arayışları bütün Kürdleri layık olmadıkları bir vahşete geri götürür.
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025