Mücahit BİLİCİ
GEÇEN yazıda kainatın tamamından ucu insana uzanan bir tutunma ipinin insanı yukarı çekmek üzere insana inmesinden bahsetmiştik. Kainat ağacının meyvesi ve içinde yaşadığı alemin küçük bir kopyası olan insanın, bir isimlenmeye, bir nomosa ihtiyacı vardır. Bismillah insan için bir anahtar, bir geçiş vizesi, bir yükseliş tutamağı gibidir. Kuyudaki insan, aydınlığa ve yukarıya çıkmak için bu ipe tutunmaya, bu kelimeyi söylemeye muhtaçtır. Bu tutunma üç seviyededir: aklıyla, nefsiyle ve kalbiyle.
‘Bi-ismi-Allah-i-Rahman-i-Rahim’ dediğinde insan, aklıyla kainat üzerinden Allah’a, nefsiyle tüm canlılıklar üzerinden Rahman’a, kalbiyle insan olarak kendi üzerinden Rahim’e sarılır. Bu üç isim (Allah, Rahman, Rahim) üç kanvasta yansıma bulur, tablo olur. KAİNAT’ın bütün olarak yüzünde (varlık’ta) Allah’lık (uluhiyet) damgası var. YER’in canlı olan yüzünde (hayat’ta) Rahman’iyet damgası var.
İNSAN’ın özel olan yüzünde (insan’da) Rahim’iyet damgası var. (Sözler, s.8) Demek ki Kainat, Dünya ve İnsan’ın yüzeyinde sırasıyla Allah, Rahman ve Rahim isimlerinin damgaları vardır. Bunlardan ilki AKLın nesnesidir ve delille bilinir. İkinicisi NEFSin nesnesidir ve edinmeyle/ beslenmeyle doyulur. Üçüncüsü KALBin nesnesidir ve muhatap olunmakla hissedilir. ALLAH ismi uluhiyet/hakimiyeti temsil eder ve akıl ile bilinir (letaif). Var edilmenin adresidir. RAHMAN tüm varlığın ihtiyaç ve gıdalarını sağlayan bir ‘server’ anlamındadır ve hitap ettiği mide nefistir (cilve). Nefisleri doyurur. Kitlesel bir rahmet dağıtım merkezidir. RAHİM kalpte yansımasını bulur (tecelli). Kalpleri tamir ve teselli eden merhamettir. İnsana özeldir. Bu dünyada kısmen ahirette ise tamamen tecelli eder.
Mu’min ve insan olana gerçek sılaya dönüşte doğan alakanın, yetimperverliğin adıdır. Rahman ve Rahim isimleri arasındaki farklılıklar merak konusudur. Çünkü her ikisi de rahm kökünden gelir ve şefkat ve merhamet anlamında rahmet’i ifade ederler. Öğrenebildiğim kadarıyla Rahmaniyet ve Rahimiyet arasında şöyle farklar var: Rahman nefsin ihtiyacı, Rahim kalbin ihtiyacıdır. Rahman bir maddi bakımdır, Rahim bir manevi jesttir. Rahman bir serum, Rahim bir öpücüktür. Rahman gurbetin merhameti, Rahim sılanın şefkatidir. Rahman isminin cilveleri, Rahim isminin tecellisi var. Cilvelenmede arada yarı bir perde var. Parçalı bulutlu bir görünme var. Tecellide ise parde kalmayıp, tam bir görünme var. Dünyada Rahmaniyet cilvesi, ahirette ise Rahimiyetin tecellisi var.
Dünyanın gurbet olması, rızka ihtiyaç göstermesi, ahiretin ise sıla olması, gıda paketleri yerine sofranın ortasında olmak hali... Bu dünyada gurbette olanları sarmalayan merhametin mesafesiz ve kesintisiz hale gelmesi ancak ahirette/ahiretle mümkündür. Rahmaniyet bu dünyada tamamen ortaya çıkarken, Rahimiyet bu dünyada tam olarak ortaya çıkmıyor. Çünkü Rahmaniyetin muhataplarının ihtiyaçları bu dünya ile sınırlıdır. Bu dünyada rızık ile bekaları onlara lazım olan herseydir. Rahimiyetin muhatabı olan insanın ihtiyaçlarının bir kısmı bu dünyada olsa bile en büyük ihtiyacı ahirete uzanan bekadır. İşte insan ahirete sarkan yegane sorumlu varlık olduğu için Rahim isminin tecellisi de ahirete sarkıyor.
Dünyadaki ayrılık yara ve berelerimizin sarıldığı, gurbetin vahşetinden sıla’nın ünsiyetine (vatan-ı aslımıze) döndüğümüz yer ahiret olduğu için Rahimiyet orada tam olarak gerçekleşir. Rahman vahidiyetteki ehadiyettir, Rahim ehadiyetteki ehadiyettir. Rahman yatay bir kuşatıcılık, Rahim dikey bir hususilik. Rahim insanda ve insana tecelli eder. Allah’ı tanımayan Allah’a dost ve muhatap haline gelemediği için Allah’ın jestlerini göremez. İnsan olma ile jestlere muhatap olma yahut hitap eden jestleri görme arasında bir ilişki var. Hediye ve ikram insana olur. Hayvan için hediye yiyecektir. İnsan için ise yiyecek olduğunda bile hediye jesttir. Yaratma (Allah) ve yaşatma (Rahman)’nın nesnesi olan varlıkların (kainat) ve canlıların (dünya) Allah’a “karşılık verme”si mümkün değildir.
Onun için Allah ve Rahman has ve tek yönlü isimlerdir. Hepsine şamil olup, onlarca mukabelede bulunulamayan bir ilişkiyi ifade ediyor. Allah ve Rahman sadece Rahman olan Allah’a özgü isimlerdir. Akış tek yönlüdür. Fakat jest’in (Rahim) nesnesi değil muhatabı olan insan’ın Allah’ı tanıması mümkündür hatta gereklidir. Onun için Rahim ismi iki yönlü işleyen bir isimdir. İnsana mahsus olup, insanların da mukabele edebildiği bir ilişkiyi ifade ediyor. Bu yüzden Rahim ismini insanlar da kullanabilir. İnsanlar da rahim olur fakat Rahman olamaz. “Fani insan”ı, “ezeli ve ebedi bir Zat’a” “muhatap ve dost” yapan şey Rahmet’in Rahim tecellisidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025