Ümit KARDAŞ
Hidayet Karaca bir medya grubunun yöneticisi. Mehmet Baransu mesleğinde önemli riskler almış, başarılı bir gazeteci.
Karaca’ya yüklenen suç silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek. Bu suça bağlı amaç suç ise anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs. Devletin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı ve MİT gibi istihbarat örgütlerinin polisi ve yargıyı harekete geçirdiği “Tahşiye” olarak isimlendirilen ve terör örgütü olarak nitelenen bir gruba yönelik soruşturma ve kovuşturmaların başlatılmasının ve yürütülmesinin Fethullah Gülen ve Karaca tarafından dizi üzerinden sağlandığı iddiasına dayanıyor. İlliyet bağını gösterir deliller olmamasına rağmen basit bir şüphe soruşturmayı başlatabilir. Ancak daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi tabii hâkim ilkesine aykırı bir şekilde kurulan ve objektif tarafsızlıkları bulunmayan sulh ceza hâkimliklerinin verdikleri tutuklama kararları meşru hukuk sayılan evrensel hukuka aykırı. Mahkemenin verdiği tahliye kararları uygulanmıyor. Bu kararı veren hâkim ise tutuklu.
Baransu, daha önce devletin gizli belgelerini ifşa etme iddiasıyla yargılandı ve beraat etti ancak aynı suçtan tekrar yargılanıyor. Bu ise hukuka tamamen aykırı. Kesinleşen bir mahkeme kararı varken aynı konuda bir daha soruşturma yapılamaması evrensel bir ceza hukuku kuralı. (non bis in idem kuralı)
Baransu’nun tutuklandığı suç ise “Devletin güvenliğine veya siyasal dış ve iç yararlarına ilişkin gizli nitelikteki bilgileri temin etme” suçu (TCK m. 327/1). Maddenin gerekçesinde “Suç olgusuna ilişkin bilgi ve belgeler, bir hukuk toplumunda hiçbir surette devlet sırrı olarak koruma altına alınamaz” denilmekte. Baransu’nun temin ettiği belgeler darbe teşebbüsüne ilişkin. Ancak iddia kapsamında, Baransu’ya teslim edilen bu belgeler ile birlikte Egemen Harekât Planı’nın da kendisine verildiği, bu planın “Çok Gizli” gizlilik derecesine sahip olduğu, bu plandaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararlar bakımından gizli kalması gereken nitelikte olduğu belirtilmekte. Baransu, bu maddeyle suçlanmasına yönelik olarak devletin gizli kalması gereken belgelerini hiçbir şekilde yayınlamadıklarını, sadece darbe planı ile alakalı belgeleri haberleştirdiklerini savunmakta.
Baransu’nun fiilinde sözkonusu suçun maddi unsuru bulunsa dahi yani devletin güvenliği bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken belgeleri temin etmiş olsa dahi, Baransu’nun eyleminde manevi unsur yani kast unsuru bulunmamakta. TCK m.21’e göre “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast,suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” Baransu, ifadesinden ve fiilini gösteren delillerden anlaşılacağı gibi gizli kalması gereken belgeleri temin etme kastıyla hareket etmemiş sadece darbe teşebbüsüne ilişkin bilgi ve belgeleri temin etme niyetiyle hareket etmiş bulunmakta. Nitekim haber konusu dışında kalan bilgi ve belgeleri fark ettiğinde, bunları imha ettiğini belirtmekte. Bu nedenle Baransu’nun eyleminde maddi unsur bulunsa da kast unsurubulunmaması nedeniyle beraat etme ihtimali yüksek.
Baransu bakımından kaçma şüphesini ve delilleri karartabileceğini gösterir somut olgular sözkonusu değil. Hâkim, tutuklama kararı verirken veya tutuklama hâlini incelerken sanığın ikametgâhı, mesleği, dış dünyaya yansıyan davranışları, aile bağları, tutukluluğa karşı gösterdiği tepki, başka bir ülkeye gerçekten kaçmayı planlayıp planlamadığı gibi faktörleri somut delillerle birlikte değerlendirmelidir. (AİHM, Neumeister/ Avusturya kararı) Baransu’nun uluslararası itibarı olan bir gazeteci olması, sosyal durumu, ikametgâh sahibi oluşu, sabıkasızlık geçmişi, kendiliğinden teslim oluşu, dış dünyaya yansıyan davranışları birlikte değerlendirildiğinde tutukluluk hâlinin devamının hukuka aykırı olduğu açık.
Karaca ve Baransu bütün bunlara rağmen tutuklu. Çünkü Türkiye 90 yıllık gücü eline geçirenin hukuku ve yargıyı kullanıp araçsallaştırma ve muhaliflerini bu yolla ezme geleneğini devam ettirmekte ısrar ediyor.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025