Ümit KARDAŞ
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihli darbe “girişiminden” aylar geçtikten sonra, OHAL kapsamında çıkartılan KHK’lar ile “olağan hukuka aykırı bir şekilde” işten çıkarmalar gerçekleştirildi.
İhraçların, masumiyet karinesi gözetilmeden yapıldığı, idari tasarruflarla yüzbinleri aşan sayıda yurttaşın “kişisel kanaatler, ihbarlar ve fişlemeler” sonucu işten atıldığı yaygın bir şekilde ifade edilmekte.
“Kanunsuz suç ve ceza olmaz”, “İdari kararla suç ve ceza inşa edilemez”, “Temel haklar KHK ile düzenlenemez”, “Suç ve cezanın şahsiliği”, “Kanunlar geriye yürümez”… gibi evrensel hukuk ilkelerine ve mevcut anayasaya aykırı bir sürecin, “OHAL” adı altında yaşatıldığı görülmekte.
118.400’e ulaştığı anlaşılan ihraçların kurumların dağılımlarına göre en çok Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TSK’dan yapıldığı anlaşılıyor. Baştan yargı yoluna da gidilemeyen bu ihraçlarla ilgili olarak İnceleme Komisyonu kurulması bu imkanı doğurmuş durumda.
Hukukun dışına çıkıldığı bu kaotik durumda engellilerin kamudan ihraç edilmeleri adaletsizliği had safhaya çıkarmakta.
KESK’in “İhraç Edilen Kamu Emekçileri Araştırması” verilerine göre ihraç edilen yüz binlerce emekçi içerisinde; ortopedik, görme, işitme, zihinsel, çoklu engelli olduğunu ifade edenlerin yanısıra “süreğen hastalıkları” olanların olduğu tespit edilmiş.
OHAL kapsamında ihraç edilen engelli ve kronik hasta oranının % 2,88, yaklaşık sayısının ise 2000 kişi civarında olduğu belirtiliyor. Ulaşılan bu sayının kaygı verici ve üzücü olduğu açık. Araştırmada, polis/asker ihraçları içerisinde engelli ihraç olmadığı varsayımıyla bu sayıya ulaşılmış.
Araştırmada 55 farklı ilden ve 19 farklı kurumdan engelli ihraç edildiği beyan edilmiş. İhraç edilen engellilerden % 42’si ortopedik, % 13’ü görme, % 9’u çoklu, % 7’si işitme engelli olduğunu ifade ederken süreğen hastalığı olanların oranı % 29. İhraç edilen engellilerin % 82’si erkek % 18’i ise kadın.
İhraç edilen engellilerin de ihraç edilmeden önce herhangi bir idari veya adli kovuşturma/soruşturma işlemi geçirmediği, savunma hakkını kullanmadığı görülmekte. İhraç edilmeden önce hiçbir soruşturma yapılmadığını beyan eden engelli ihraç oranı % 82.
Engelli ihraçlarının en temel ve adaletsizliği arttıran sonuçlarından birisi emeklilik hakkını kazanmış olan engellilerin emekli edilmeden ihraç edilmesi. 15 yıllık hizmeti bulunanlardan ihraç edilen engelliler emeklilik haklarından mahrum bırakılmış durumda.
Olağan koşullarda 15 yılı tamamlamış engelliler kazanılmış hakları olmasına rağmen ihraç edildikten sonra bu kazanılmış hakları yok sayılarak 25 yıl prim ödeme şartı koşulmakta. Bu nedenle 25 yıl şartını yerine getiremeyen yüzlerce engelli hem ihraç edilmiş hem de yoksulluğa terk edilmiş durumda.
Araştırma sonuçlarına göre ihraç edilen engellilerin % 79’u lisans veya yüksek lisans mezunu. Engellilerin bu eğitim düzeyine erişimlerindeki zorluklar düşünüldüğünde yapılan haksızlık ve adaletsizlik daha da derinleşmekte.
Araştırma sonuçlarına göre ihraç edilen engellilerin % 95’inin kendileri dışındakilere de dair bakım yükümlülüğü söz konusu. Bu kapsamda % 84’ünün çocuk bakma yükümlülüğü, % 61’inin öğrenci bakım yükümlülüğü bulunmakta.
İhraç engellilerle ilgili en temel sorunlardan birisi de % 18’inin kendileri dışında engelli veya kronik hasta bakım yükümlülüğü bulunması.
İhraç edilen engellilerin % 46’sı kiracı ve % 31’inin ipotekli konut borcu bulunmakta. İhraç işlemiyle işsiz bırakılan engellilerin % 68’i geliri hiç olmayan hanelerde yaşamak zorunda bırakılmış durumda.
İhraç edilen engellilerin % 79’u iş aramış ama sadece % 9’u iş bulabilmiş. İhraç edilen engellilerin % 82’si ihraçtan sonra bir sağlık sorunu yaşamasına rağmen sadece % 26’sının sağlık güvencesi bulunmakta.
İhraç edilen engellilerin % 76’sı aile içi ilişkilerinde ihraç nedeniyle sorun yaşarken % 89’u genel sosyal ilişkilerinde sorun yaşadığını beyan etmiş. Engelli ihraçların % 81’i kendileriyle gerçekleştirilen sosyal dayanışmanın yetersiz kaldığını ifade etmiş.
İhraç edilen her iki engelliden biri Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ihraç edildiğini beyan etmiş. İhraç edilen engelli bir öğretmenin beyanı ise şöyle: “Kendim gibi işitme engelli öğrencilerim kendi durumlarına duyarlı bir öğretmenden mahrum kaldı.”
Kamudan ihraç edilen engelliler uğradıkları haksızlığı ve adaletsizliği şöyle ifade etmişler.
“İşten atıldıktan sonra başka yerde de iş bulamadım hem engelli olduğum için hem de KHK ile atıldığım için.”
“Hiçbir sebep gösterilmeden KHK ile ihraç edildiğimi gördüm. İşveren yok, eş dost uzaklaşmış, kendi vatanımızda el olduk. Tamamen ötekileştirilmiş durumdayım.”
“Hiçbir şey sorulmadan ihraç edildim. Evde yardımcı benim için ihtiyaç. Maddi yetersizlik buna imkan tanımıyor. İş yapmakta zorlanıyorum. Eşim de engelli kendine uygun olmayan şartlarda çalışıyor. Geçimimizi sağlamakta zorlanıyoruz.”
“672 sayılı KHK ile eşim ve ben haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldık şu an hiçbir gelirimiz yok maddi manevi çok sıkıntı içindeyiz en yakın dost bildiklerimizde arayıp sormuyor 3 çocuğumuz var en azından birimiz göreve dönsek çocuklarımızın iaşesini karşılarız başka bir yerde işte vermiyorlar %89 özürlüyüm bu mağduriyetimizi bir çözüm bulunmasını istiyoruz saygılarımızla...”
Ankara da SGK’den ihraç bir ortopedik engellinin beyanı durumu özetler nitelikte. “Siyasal iktidar, ilk defa engelliler ile engelli olmayanlar arasında ayırım yapmadı. Bize de engelli olmayanlara yaptığı işlemin aynısını yaptı!”
Engelliler zaten yasal düzenlemelerin yetersizliğinden,toplumsal önyargılardan kaynaklanan birçok sorun yaşamakta.Kamuda engelli olarak çalışmak; hem adaylık süreci hem de sonrasında birçok zorluğu barındırmakta.
Engelli kişilerin, çalışma yaşamına dahil olmaları en temel evrensel yurttaşlık haklarından. Tüm bu zorlukları aşıp kamu emekçisi olma durumuna erişebilmiş en az 2000 engelli ihraçlar kapsamında tekrar engellenmiş durumda.
Vicdan ve adalet duygusunun kaybedildiği yerde hayatın anlamı kalmaz. Çağlar öncesinden Herakleitos bize seslenmekte. “Adaletsizliği, bir yangından daha çabuk söndürmeliyiz." Yetkilileri bu yangını söndürmeye çağırıyorum.
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025