Yıldıray OĞUR
Geçen hafta Haaretz’de çıkan bir haber. (http://www.haaretz.com/jewish-world/jewish-world-features/.premium-1.618888- Habere gazeteci arkadaşım Musa Kesler dikkatimi çekti)
Haberin büyük fotoğrafı Mahmut Paşa’dan. “Kapalı Çarşı’nın yakınlarındaki bir alışveriş sokağı” altyazısıyla verilmiş. Kötü Türkler haberlerinden birinin daha geldiği o fotoğraf seçiminden belli.
Shira Rubin imzalı haberde Türkiye’de yükselen anti-semitizmin kalan son Yahudileri de nasıl tehdit ettiği, Yahudiler için bir gizli cennet olan Türkiye’nin nasıl İran’a döndüğü anlatılıyor.
(Bu kötü analojilere malzeme olacak kadar olmasa da Türkiye’de bir anti-semitizm eğilimi var, bu çok tehlikeli ve kesinlikle bu konuda hassas olunmalı.)
Peki Haaretz, Türkiye’de yükselen anti-semitizmin Yahudilerin hayatını nasıl doğrudan etkilendiğine hangi somut örneği vermiş?
Örneklerden en dikkat çekici olanı İstiklal Caddesi’nde bulunan Kelebek Korse için çıkan tahliye kararı. İlya Avramoğlu’na ait 78 yıllık mağaza, hâlâ Safiye Ayla’nın giydiği korseleri aynı dekorla satan Beyoğlu’nun sembollerinden biriydi.
Biriydi çünkü mağaza için mal sahipleri tahliye kararı çıkardı. Temmuz ayında yürürlüğe giren mal sahiplerine 10 yılın üstündeki kiracıyı gerekçesiz çıkarma hakkı veren yasaya dayanarak.
Ama Haaretz’e göre bu tahliye kararının motivasyonu Türkiye’de yükselen anti-semitizm.
Hatta dükkan sahibi İlya Bey, gazetenin muhabirine “Siz Yahudisiniz, o yüzden tehlikelisiniz” diyen bir tahliye mektubunu bile okumuş.
Haberin mesajı şu: Anti-semitizm Türkiye’de öyle yükseldi ki Yahudilere ait 78 yıllık bir mağaza bile mal sahibi tarafından anti-semitik nedenlerle zorla tahliye ediliyor...
Hatta haberi okuyan bir İsrail vatandaşı yeni kira yasasının da anti-semitik eğilimlerle, netredeyse korseciyi boşaltmak için çıkarıldığını rahatlıkla düşünebilir.
(Haberde bu anti-semitik yeni Türkiye üzerine görüşleri alınan isimlerden birinin bir ‘Laik CHP’li vekil olması ise ayrı bir ironi. O CHP ki aralarında Musevi azınlıkların da olduğu devletin el koyduğu azınlık vakıflarının mallarını iade eden AK Parti iktidarının Vakıflar Yasası’na önce Meclis’te hayır demiş, yetmemiş, “Atatürk devrimlerine, Lozan’a aykırı” diye yasayı iptal ettirmek için Anayasa Mahkemesi’ne bile götürmüştü.)
Peki, kim bu anti-semitik mal sahibi? Haaretz haberinde bu küçük ayrıntıyı vermeye gerek duymamış. Biz yazalım: Santa Maria Kilisesi.
![]() |
500 yıllık mazisi olan bu Katolik/Fransiskan kilise pek çok yangından, yer değiştirmeden sonra 1904’ten beri İstiklal Caddesi'nde. Oradaki dükkanların pek çoğu bu Katolik kilisesinin malı. Anlaşılan Kelebek Korse de kilisenin 78 yıllık kiracısı. Dile kolay. 10 yıllık kira kanunu çıkınca kilise de pek çok başka mal sahibi gibi en doğal hakkını kullanıp, bu 78 yıllık ev sahipliğine bir son vermek istemiş. Ama bunların hiçbiri Haaretz’de yok.
Ama durun daha yeni başlıyor.
Kelebek Korse’nin sahibi İlya Bey, Beyoğlu’nun dokusunun bir parçası haline gelmiş mağazasının kapanmasıyla ilgili Türkiye’deki gazetelere de konuşmuş ve şöyle demiş: “Başbakanlığa yazdım. Beni bu Katolik zulmünden kurtarın dedim. Bu işin içinde Yahudi düşmanlığı da var çünkü…”
Hatlar şimdi karıştı işte. Muhtemelen İlya Bey Haaretz muhabirine de “bu işin arkasında anti-semitizm var” derken, 12 yıllık AKP iktidarından değil, bu 2000 yıllık meseleden bahsetmekteydi. Mal sahibi o fıkradaki gibi İsa’yı Yahudilerin öldürdüğünü yeni duyduysa!..
İlya Bey, Haaretz muhabirine bu “anti-semitik” Katolik mal sahibini, Başbakan’a (ki o haberler çıktığında Başbakan Erdoğan’dı) şikayet ettiğini de söylemiş mi bilmiyoruz.
Ama söylediyse bile Türkiye artık dünya medyasında vurmanın serbest olduğu ve kimsenin de yanlış yerden vurup, yalan haber yaptığı için de hesap vermek zorunda olmadığı şer eksenindeki ülkeler sınıfına alındığı için bu kadarcık çarpıtma kimsenin umurunda olmaz diye küçük bir sansür yemiştir o cümleler.
Tabii Fransisken bir Katolik kilisesine anti-semitik deyip, doğrudan Papa Francis’i karşına alacağına, olağan şüpheli Erdoğan’ı karşısına almak daha mantıklı. Kim inanır bir İstanbullu Yahudi’nin “anti-semitik” Katolik kilisesini, Erdoğan’a şikayet edeceğine.
Ya muhabir kilisenin girişindeki yapımı için 2. Abdülhamid’e teşekkür edilen levhayı da görseydi...
Kapalıçarşı’ya kadar gidip Mahmutpaşa’dan haber fotoğrafını seçmiş bir muhabirin kafasını bu kadar karıştırmaya ne hakkınız var…
Ya o da yeni duyduysa…
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Furkan günleri ve fitne zamanları
17.01.2026 - Rojava hayali ve hayalkırıklığı
13.01.2026 - Halep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi?
10.01.2026 - Halep’te çatışma, Paris’te görüşme ve Almanya’da çıkan bir gazete…
7.01.2026 - Neden ‘Saraydan Kız Kaçırma’dan daha kolay oldu?
5.01.2026 - Mahmur ve performatif aktivizm
3.01.2026 - Havf ve reca arasında yeni bir yıla...
31.12.2025 - Bizi esas ilgilendiren çarpık ilişkiler…
24.12.2025 - Halkı kin ve nefrete Murat Övüç mü tahrik ediyor?
23.12.2025 - Belki de çürüyen toplum değildir?
17.12.2025
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları




























Atilay Sayğı
Sevgili Ali ; gerek yazının mükemmelliği gerek empati üzerine yapmış olduğun değerlendirmelerin, yazının güzelliğini artırmış. eline sağlık. Numan Hocamı da senin vasıtanla bir kez daha saygıyla anıyorum......