Ali BAYRAMOĞLU
Ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayalım.
Hayatını kaybeden masum insanların, gülümseyen, mutlu fotoğraflarını görünce insanın içi parçalanıyor. Ülke bir kez daha terör kurbanı oldu.
Olayın zamanlaması, gelişme biçimi, failin kimliği, elde edilen hızlı resmi sonuç, pek çok soruyu beraberinde getirdi.
Türkiye gibi kamu otoritesinin ‘sabıkalı’ olduğu, seçimlere az kala sandık güvenliği tartışmalarını sürüp gittiği, siyasetin endişe ve milli duyguların tahriki üzerinden yapıldığı bir ülkede, ayrıca Irak ve Suriye'de devlet güçleriyle PKK arasında örtülü bir savaşın sürdüğü bir zamanda böyle bir hadise elbette pek çok soru sordurur.
Fail Arap. Failin kılığı kıyafeti, eylem görüntüleri, kaçma ve saklanma biçimi amatör koku veriyor. Devlet yetkilileri PKK’yı işaret ediyor. Emniyet 40 kişinin önce göz altına alındığını açıklıyor, sonra bu konuda bir daha ses çıkmıyor. Üstlenmemesine ve kimi sorulara rağmen PKK’nın eylemi olması da muhtemel.
Keyfileşmiş otoriter düzenler bir güvensizlik iklimi üretirler.
Adaletin, devletin partizanlaştığı, kurgusal tutuklamaların yapıldığı, hükümlerin verildiği yerlerde resmi açıklamalara mesafeyle yaklaşılması doğaldır. Devlete, kamu otoritesine güven, sistemin işleyişinin adil ve tarafsız olması oranda artar. Ortalama vatandaş için bu, bir sahiplenme, sahip çıkılma ilişkisidir.
Kim ve neden?
İnsanlar evlerinde siyasi meşreplerine göre hüküm veriyor ve soru soruyor. Algılar sistemi olgulara, açıklamalara sıkça galebe çalıyor. Hatta akıl yürütme ile siyasi kutuplaşma paralel gidiyor.
Terör eyleminin en hızlı ilk sonuçlarından birisi belki de bu.
Kaldı ki, sabıkalar da ortada, özellikle konu Kürt meselesi olunca…
Oslo görüşmelerinin ifşa edilmesinden sonra patlayan 2011 terör ve şiddet evresi…
Çözüm sürecinin bitişini simgeleyen, iki polisin öldürüldüğü Ceylanpınar hadisesi…
Paris’te üç Kürt kadının infazı…
Zaman gösterdi ki, bu olayların hiçbiri kimi zaman PKK’nın kimi zaman Türkiye’deki güçlerin siyasi arayışlarından bağımsız değildi.
Taksim olayı nerede varacak göreceğiz…
Temkinli yaklaşmanın doğru olduğunu düşünenlerdenim.
Terör eyleminin ikinci önemli sonucu ise açık ve bildik: Bu sonuç, siyasi algı, beklentide ve söylemde güvenlik ve milliyetçilik duygusunun öne çıkması, toplumsal siyaset fikrinin ise gerilemesi halidir.
Bu fikir, bugün, Türk kamuoyunun önemli bir kısmında, HDP resmine karşılık gelmektedir.
HDP ise Türk siyasi dengelerinin kritik ve belirleyici partisidir.
Bu eylemin PKK tarafından yapılması ya da ona atfedilmesi, HDP’yi, siyasi tartışmaların merkezine taşıyacağını söylemek için kahin olmak gerekmez. HDP-PKK ilişkisi iddiaları artacak, HDP’yle temas gayri meşru ilan edilecek, bu parti hakkındaki kapatma davası tüm bunlardan etkilenecektir.
Bu durum siyasi kullanıma da son derece açıktır.
Nitekim, AK Parti, MHP, İYİ Parti milliyetçi ve güvenlikçi söylem ve açıklamalar bakımından ön saflarda yerlerini hemen aldılar.
MHP lideri Bahçeli’nin olayın hemen ertesi günü, grup toplantısında, “TBMM'de terörist görmeye dayanamıyoruz. Biz terör örgütüne eleman devşiren sözde Kürdistan propagandasıyla sınırlarımızı kevgire çeviren HDP'nin siyaset hayatında yer almasına bir saniye tahammül edemiyoruz…” sözleri zamanlama açısından dikkat çekiciydi.
Bu ve benzer vurgular, muhalefetin seçim kazanabilmesi için HDP’yle işbirliğine veya HDP seçmenin oylarına ihtiyaç duyduğu 2023 seçimlerine doğru, bu terör hadisesinin nasıl kullanıldığına dair tipik bir örnek oluşturuyor.
Bu sisli ortamın bir önce aşılması gerekiyor.
Umarız aşılır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026