Ali BAYRAMOĞLU
2000 öncesinin siyasi ortak paydası şöyle tanımlanabilir mi?
Askıya alınmış toplumsal sorunlar, askeri vesayetin egemen olduğu devlet, siyaset üzerinde devlet hükümranlığı ve toplum üzerinde devletçi hakimiyet, toplumla bağları kopmuş siyasi partiler, bu boşluğu dolduran ideolojik-popülist nitelikli makro siyasi söylemler ve buna paralel olarak eğreti bir siyasi merkez...
Devletin değişimden gelecek tehlikeleri bertaraf etmek amacıyla değişimin taşıyıcılığına soyunmasını yücelten ve teşvik eden, bunu yaptıkça toplumdan ve siyasetten uzak duran faydacı bir değişimcilik...
Siyasi tartışmalarda ve kamplaşmalarda 'ataerkil bir reddiyetçilik' ile evcil, merkezci, iç dinamikleri küçümseyen, insanı, toplumu, ilkesel ve toplumsal siyaseti dışlayan, siyaseti dar çıkar alanına hapseden, evcimen, ama ilkel, hatta fakir ve 'ittihatçı bir liberalizm' arasında bir kutuplaşma...
Bu üçlü blok ana hatlarıyla 'eski Türkiye'nin meselelerini' tanımlar...
Bu meselelerin şekillendirdiği düzenin değişmesi 2002'de AK Parti'yi iktidara getiren genel seçimlerle başladı...
Bu seçimler sonrası yaşanan tüm siyasi gelişmeler, yapılan tüm reformlar, ülkeyi kuşatan tüm gerginlik ve çatışmalar tüm aksaklıklara, ürettikleri yeni sorunlara, gideremedikleri kimi kalıcı zihniyet meselelerine rağmen şu üçlü bir keşfe işaret etti:
Toplumun keşfi, siyasetin keşfi ve demokrasinin keşfi...
Toplumun keşfi iki anlam taşıyordu.
Bunlardan ilki eski düzen tarafından bastırılan, dışlanan, tehlike olarak görülen toplumsal değerlerin siyasal ve toplumsal alanı kuşatmasıydı. Bu çerçevede inanç, kök, gelenek gibi pek çok temel toplumsal unsurun çağdaş bir hayatiyet kazanması, toplum-siyaset ilişkilerinin normalleşmesine işaret ediyordu. Toplumsal keşfin ikinci anlamı, değişim ve reform süreçlerinde, siyasi kararlarda toplumsal meşruiyetin belirleyici hale gelmesi, iç dinamiklerin toplumun kaderini yönlendirmesidir. 2007 Temmuz seçimleri bunun açık örneğidir.
Siyasetin keşfi, açıktır ki, atanmış devlet aktörlerinin seçilmiş siyasi aktörler üzerinde kurduğu hükümranlığın sona ermesini ifade etti.
Bu sona eriş, siyasi kararların devlet tekelinden çıkması, siyasi alanın devlet alanı aleyhine genişlemesi, devletin sivilleşmesi ve yeniden yapılanması olarak karşımızdadır. Dış politikadaki esneklik, gizli anayasa ve hükümet programlarının devre dışı kalması, siyasi iktidarın toplum adına tam hükümranlığı bu keşfin sonuçlarıdır.
Demokrasinin keşfi ise, şüphe yok ki, ilk iki keşfin doğal sonuçlarından birisidir. Ama daha fazlasıdır. Demokrasinin kendi başına bir toplumsal değer haline gelmeye başlamasıdır. Bunun göstergelerini şöyle sıralayalım:
Devlet ve toplum karşısında insanın değer kazanması, temel hak ve özgürlükler alanındaki genişlemelerin farklı toplumsal kesimlerin ortak talebi ve paydası haline dönüşmesi, farklı toplumsal kesimlerin birbirlerini fark etmeleri, bu farkındalığın toplumsal kimlikte demokratikleşmeye ve tazelenmelere yol açması...
Bugün Türkiye'de her ne tartışıyorsak, bu zeminde tartıştığımızı bilmemiz, bunları bir kenara kaydetmemiz gerekir.
Ancak açıktır demokrasi istikametinde engel de keşif de bitmez...
İlginç değil midir bugün Türkiye'deki en keskin tartışmalardan birisi yine demokrasi üzerinedir.
Çünkü demokrasi toplum ve siyasetin keşfinden ibaret değildir. Demokrasi aynı zamanda altını çizdiğimiz siyaset dokusunun işleyiş biçimine işaret eden bir 'süreç'tir. Bu sürecin ana unsurları katılım, tartışma, eleştiridir.
Bunlar hala bizim masamıza gelmedi.
Umalım Kürt sorununun çözüm çabaları bize bu konuda yol aldırır...
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026