Ali BAYRAMOĞLU
Eski vesayetçi ve askercil düzenin yıkımı sonrası, yeni düzenin kuruluş aşamasında devreye giren “tarihsel bir bagaj”la karşı karşıyayız.
Nedir bu tarihsel bagaj?
Bu bagaj Türk toplumunun farklı ve yan yana yaşayan cemaatlerden oluşması gerçeğidir. Bu toplulukçu dokuda siyaset anlayışı her topluluğun ya da cemaatin kendi yaşam alanını diğerlerinin aleyhine genişletmesi çabasıdır.
Kuralsızlık, faydacılık, aidiyet, sadakat bu işleyişin temel şiarlarıdır. Türkiye’de yaşam biçimi temeline oturan tüm kavgalar, tüm kutuplaşmalar, örneğin laik-dindar, Alevi-Sünni gerilimi bu siyasallaşma biçiminin belirleyici örneklerindendir.
Bu doku toplumsal ve siyasi alandan devlet alanına, devlet kurumlarına, emniyete, adliyeye, diğer bürokratik birimlere hemen her zaman yansımıştır.
Devlet alanının asker tarafından kontrolü, yüksek yargının siyasi merkez ve devlet ideolojisi tarafından dizaynı bu yansımanın görülmesini uzunca bir dönem sınırlı kılmıştır. Daha doğrusu bu yansıma tek kanatlı olmuş, tek topluluğun egemenliğinde kalmıştır.
Bugün yaşanan kaos, bu egemenliğin yıkılması sonrası ortaya çıkan ara dönem düzensizliğidir. Düzensizlik farklı toplulukların devreye girmesiyle görünür hale gelmiştir. Bunu, somut olarak, 17-25 Aralık olaylarıyla ortaya çıkan bir şekilde, yargı ve kimi devlet kurumlarının cemaat tarafından şeffaf olmayan biçimde ele geçirilmesi ve kendi yararına kullanılması hali olarak tanımlayabiliriz.
Ancak tablo, cemaatten siyasi iktidara kadar tüm aktörleri kuşatmaktadır.
Devlet alanını kontrole yönelik iktidar çatışmaları üzerinden üreyen yalnızlıklar, güvensizlikler, sadakat arayışını mutlaklaştıran bir yapılanmayı tahrik ettikçe zorun artmaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye toplulukçu bir dokunun siyasal alana yansımasıyla ortaya çıkan bir sorunu solumaktadır. Bu tablo devlet kurumlarından basına kadar uzanan bir skalada ilerlemektedir.
Bu sorun muhtemelen yarına yönelik daha büyük sorunlara, çözülmesi zor partizanlık hallerine yol açma potansiyeli taşımaktadır. Örneğin, polis kolejlerinin ve Polis Akademisi’nin kaldırılması sonrası, çeşitli üniversitelerden başvuru üzerine ve mülakatla göreve alınacak emniyetçilerde aranacak ilk kriterin siyasi aidiyet ve bağlılık olmayacağını, bugünün koşullarında kim söyleyebilir?
Bu madalyonun bir yüzü...
Diğer yüzde, grup aidiyetlerinin devlet alanında nasıl varolacağı meselesi bulunuyor.
Değil mi ki, tarihsel ve sosyolojik kökleri derin bu sorun, bugün farklı İslami eğilimler ya da topluluklar arasında dahi bir alan ve iktidar kavgasına yol açabiliyor.
O zaman değişim sürecinde içinde bulunduğumuz aşamayı, devlet alanında her hangi bir kimliğe, topluluğa mensup olmanın siyasi koşulları ve sınırlarının yeniden belirlenmesi olarak tanımlamak gerekir.
Bu ihtiyaç bugün anayasal hazırlıklardan yüksek yargıya ilişkin hazırlıklara kadar her noktada karşımıza çıkar ve çıkacaktır.
Bu ihtiyaç bir bakıma, toplulukçu yapının açtığı yaraların tamiratıyla ilgilidir.
Tamirat ise liyakat ve adalet esaslı yeni meşruiyeti mümkün kılacak ilkelerin üretilmesi ve devreye sokulması demektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026