Ali BAYRAMOĞLU
| 1936’da yeni bir Vakıflar Kanunu çıkarılır. Bu kanuna göre; eğitim, hayır, din hizmetleri gören azınlık vakıfları, akar ve gayrimenkullerine ilişkin beyannameleri Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne teslim edeceklerdir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Vakıflar bu kurala uyar, edindikleri yeni mülkleri de bu listelere işler. Ancak 1974 yılı gelince işler bir anda değişir. Bu beyannameler birer ‘vakfiye’ hâline getirilir. Yani yeni mülk alınmasına izin verilmez. Hatta, 1936’dan sonra edinilmiş mülkler, Ermeni kurumlarının elinden alınıp eski sahiplerine iade edilmeye başlanır. Neden, nasıl derseniz… Bir Yargıtay kararıyla... Karar, bu ülkenin nüfus cüzdanını taşıyan, devletine vergi ödeyen, askerlik yapan Ermeni vatandaşların kurup yönettikleri vakıfları ‘yabancı’ statüsüyle tanımladığı için... Ermeni cemaatine bir yabancı cemaat muamelesi yaptığı için... 1974’te Yargıtay Hukuk Genel Kurulu “36 Beyannamesi’nde bulunmayan malların sonradan edinilemeyeceği” kararını gerçekten şu gerekçeyle vermişti: “Türk olmayanların meydana getirdikleri tüzel kişiliklerin taşınmaz mal edinmeleri yasaklanmıştır. Çünkü, tüzel kişiler gerçek kişilere oranla daha güçlü oldukları için, bunların taşınmaz mal edinmelerinin kısıtlanmamış olması halinde, devletin çeşitli tehlikelerle karşılaşacağı ve türlü sakıncalar doğabileceği açıktır. Bu nedenle de karşılıklı olmak şartıyla yabancı gerçek kişilerin Türkiye’de satın alma veya miras yolu ile taşınmaz mal edinmeleri mümkün kılınmış olduğu halde, tüzel kişiler bundan yoksun bırakılmışlardır.” Ermeni, Rum, Musevi kökenli yurttaşlara Türk vatandaşı muamelesi yapmaktan kaçınan bu karar, daha sonra benzer davalara emsal teşkil edecekti. Vakıflara ait mallar ellerinden bir bir alınmış, eski sahiplerine iade edilmişti. Bu karar ve uygulamalar ne ifade ediyordu? Gayrimüslim vatandaşlarımıza ödevleri konusunda Türk, hakları konusunda yabancı muamelesi yapmak ne demeye gelirdi? Bırakın demokrasiyi… Lozan’ın 39. maddesi dahi “Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk vatandaşları, Müslümanların yararlandıkları aynı yurttaşlık ve siyasal haklardan yararlanacaklardır.” demiyor muydu? 42. madde, “Türk hükümeti (azınlıkların) yeni dinî kurum ve hayır kurumu kurulması için, bu nitelikteki öteki özel kurumlara sağlanmış gerekli kolaylıklardan hiçbirini esirgemeyecektir.”ibaresini taşımıyor muydu? Aslında soruların yanıtı basitti. Türk uluslaşması, Müslümanlar dışındaki grupları dışlayan, kovan, kültürel izlerini silen, mallarına el koyan, Türkleştiren bir hat izlemişti… 2. Balkan Savaşı’ndan sonra Yunanistan’a kaçan binlerce Rum’un, 1915’te tehcir edilen milyona varan sayıda Ermeni’nin yaşadıkları, ilk açık uygulamalardı. Bunu mübadele takip etti… Ardından cumhuriyet dönemindeki sermayeyi Türkleştirme politikaları geldi… 1934 Edirne olayları ve 1942 Varlık Vergisi sonunda mallar el değiştirdi. 1964’te Rumlar sınır dışı edildi. Kiliselere, kilise kalıntılarına tarihî eser olarak bile yıllarca el sürülemedi, yok olmaya bırakıldı. Ramazanın son günü Türkiye’de bu açıdan bir çığır açıldı. Hükümet, aldığı bir kararla kanun hükmünde kararname çıkararak azınlık vakıflarının 1936’dan sonra edindikleri ve 1974’ten sonra Hazine’ye devredilen gayrimenkullerinin geri verileceğini açıkladı. Bu kararın ne anlam ifade ettiğini ve neden alındığını en güzel ve çarpıcı biçimde açıklayan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun sözleri oldu. “Bu, eşit vatandaş hukukuna sahip olduğumuz vatandaşlarımızın hukuklarının iadesidir.” diyordu Davutoğlu… Bu karar elbet cemaat vakıfları ve gayrimüslim vatandaşlar açısından hem fiilî hem sembolik olarak çok önemli. Bir o kadar önemli olan da Türkiye’deki eksik vatandaşlık hâlinin önemli bir aracının ortadan kaldırılmasıdır. Vatandaşlık anlayışımızda garipliğin, antidemokratik bir hâlin düzeltilmesidir. Çığır bunun için açılmıştır. Bu mesele, bir demokrasi meselesiydi, vatandaşlık anlayışımızın demokratikleşmesi istikametinde önemli bir adımdı. Atıldı… Bu adım, devrim gibi bir adımdı, bir geleneğe son verme iradesiydi, gerçekleşti… Mimarlarını kutlamak gerek...
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e…
12.02.2026 - Muhalefetin bilinçaltı
7.02.2026 - Kürtlerin arayışı ve zamanın ruhu
5.02.2026 - Kürt Meselesi: Beklenti ve karşılaşmalar
1.02.2026 - Kürt Meselesi: Beklenti ve karşılaşmalar
29.01.2026 - Türkiye’de değişim meselesi
24.01.2026 - Kürt çözümünde ve Suriye’de neler oluyor?
22.01.2026 - Toplumsal gidiş nereye doğru?
17.01.2026 - Nasıl atlayacağız bu badireyi?
15.01.2026 - Zihniyet akrabası siyasetçiler
10.01.2026
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























ömer keleş
Şu "aydın" kelimesinin anlamını çözmüş degilim ama cumhuriyet gazetesi okuyan kendini "aydın" görüyordu bir zamanlar,hala öyle mi bilmiyorum."Aydın" dedikleri memleketin hayrına çalışmıyorsa o aydın degil de "karanlık"tır.Misallerini görüyoruz,lanet olsun öyle" aydın"lıga!
Nihat Taştan
Azgın azınlığın, gazına gelen dostlara bazı hatırlatmaları yaptığınız için teşekkür ederiz kaleminize ve yüreğinize sağlık. Bu demek değildir ki bizler, Başbakanın her dediğine onay veriyoruz elbetteki sarı kartlarımız var ve gerektiğinde kullanıyoruz. No pasaran yazısına yaptığım itiraza, ne yazıkki 28 Şubata boyun eğen ve gıkı çıkmayan mücahitler, yorumumdan dolayı bana sert eleştiriler ve yazardan özür dilemelisin demektedirler.... Bu toplum neden katiline aşık bilemiyorum....