Ali BAYRAMOĞLU
Siyaset, işlevi icabı “talep, katılım, karar” mekanizmalarını içerir, “müzakere, etkileşim, uzlaşma” gibi prosedürle yol alır. Doğal olarak bu unsurların her şeyden ve her yerden önce siyasi partilere egemen olması beklenir.
Bu bizde hemen hiç böyle olmamıştır.
Sorununun iki kökü olduğuna şüphe yok.
İlk kök “yasal”dır. Bir ölçüde siyasi partiler yasasından, bu yasanın genel merkezlere verdiği geniş yetkilerden kaynaklanır. Bir ölçüde de milletvekilliğini liderlere sadık olma kriterine bağlayan, bireysel siyasi iradenin önüne set çeken seçim sisteminden ileri gelir.
İkinci kök gelenekseldir. Ataerkil bir siyasi kültür, rehber ve lidere verilen anlam ve önem, topluluk ve teşkilat içinde yapılan siyaset, bizde, (tersi olması gerekirken) siyasi partileri liderlere bağlı kılmıştır.
Nitekim yakın tarihimizde siyasi partilerin yaşadıkları büyük tıkanıklar, program, ilke, kurumsal kimlik meselesinden ziyade lider ve elit dönüşümüyle ilgili olmuştur.
İsmet İnönü'nün yerini Ecevit'in, Erbakan'ın yerini Erdoğan'ın almasında olduğu gibi siyasi partilerde yaşanan büyük değişimler de, siyasi eksen değil, siyasi lider değişiklikleridir.
Bu iki kök bir araya gelince, “lider sultası” denilen mekanizma doğması pek zor olmaz..
Bu mekanizma, şüphe yok ki, siyasi partilerde demokratik siyaset alanını daraltan önemli bir faktördür. “Müzakere, katılım, uzlaşma” gibi unsurlar, kağıt üzerinde varlığını korusa da, asli karar alıcı güç merkezidir.
Bu tespitleri tekrara, MHP'nin içinde bulunduğu durum vesile oldu.
Son zamanlarda MHP ortalama bir siyasi partinin yaşayabileceği tüm sıkıntıların yoğun olarak sergilendiği bir sahne.
“Meşruiyet kararı güçlü olanın almasından, güç bu oranda bir değerdir” imasını genlerinde taşıyan bu siyasi parti, Türkeş sonrası kavgalı dövüşlü pek çok kurultaya tanık oldu.
Ancak bu noktaya hiç gelmemişti.
Önce muhaliflerin olağanüstü kurultay çağrısıyla mahkemelik oldu. Şimdi ise, birini genel merkezin diğerini mahkemenin tayin ettiği yetkili komitenin yaptığı iki ayrı olağanüstü kurultay çağrısı kaosu yaşıyor.
MHP neyin krizini yaşıyor?
Yaşadığı sosyolojik değişime, tabanın sosyolojik beklentilerine uyum krizi midir?
Bu siyasi partinin sorununun sosyolojik olduğunu sanmıyorum.
MHP, köklü bir siyasi parti, güçlü ve görünür bir gelenektir. Bununla birlikte Orta Anadolu'ya, geleneksel oy davranışına işaret eden kısmi coğrafi faktörü saymazsak, MHP'nin toplumsal tabanı, diğer sağ partilerle karşılaştırıldığında, ayırt edici sosyolojik bir özellik taşımaz. Geniş seçmen kitlesi büyük sağ havuzda yer alan, dar seçmen kitlesi yüzde 5'ler civarında dolaşan yapıdadır.
Onu farklı kılan, ideolojik yaklaşımıdır.
Bu yaklaşım, Anadolu'nun, tarihin, İslam'ın kimi değerleriyle iç içe girmiş bir şekilde “güçlü devlet anlayışı”nı, “farklılıklara mesafeli toplum algısı”, “hiyerarşik ve fayda merkezli siyaset tarzı”nı öne çıkarır. Bunları, ülkücülüğün fikriyatındaki, ülkeye yönelik daimi bir nitelik taşıyan tehdit ve tehlikeye karşı seferberlik, güvenlik, devlette istikrar ve güçlü lider gibi vurgular tamamlar.
MHP'nin yaşadığı bu seviyede bir krizdir, özellikle liderlik mekanizmasıyla ilgilidir.
Nitekim itirazlar liderliğin yürütülme biçimine ve liderin dikte ettiği siyasi yönteme ve istikamete yoğunlaşmaktadır. Muhalif tutum ve çıkışları parti dışına iten, her itiraza çatlak ses muamelesi yapan ve bunun yanında siyasi olarak başarı kazanamayan, seçimlerde kayıp yaşayan, partinin geleneksel tavrı olan iktidara eklemlenme çizgisinden sapan, otoriter demokrasi ve otoriter istikrar döneminde dahi siyaseten geriye düşen bir lidere yönelik itiraz görünürdeki temel meseledir.
Ne olur?
Ağır bir tasfiye ve muhtemelen bölünme...
Yırtılarak, fikir değil, makam, koltuk, yer üreterek çoğalma...
Genel siyasi dengelerin nasıl etkileneceğini ise zaman gösterecek...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026