Ali BAYRAMOĞLU
Trump’un gidişi ve Biden’ın görevi devralmasıyla sadece ABD’yi değil, dünyanın dört köşesini etkiyelecek bir dönemin başladığı söylenebilir.
Küresel ısınma gibi insanlığın geleceğini etkileyecek konularda, uluslararası kurumlar ve yardım teşkilatlarının mali gücü ve etkili işleyişinde Washington tavrı, belirleyen, şekil veren bir niteliğe sahip olacak.
Nitekim Biden, daha ilk günden itibaren bu konularda rasyonel, sorumlu adımlar atmaya, en azından Trump’un döneminin tahrip edici kimi kararlarından geri dönmeye başladı. Trump’ın çekildiği Paris İklim Anlaşmasına, geri döneceğini açıklaması buna bir örnek.
Bunlar yanında Biden’la ilgili en önemli beklenti, rotayı keyfilik, şahsilik ve popülizm istikametinde kırmış, yönetim anlayışı ve siyaset algısına, tekrar demokratik ve kurumsal ray üzerine oturmasıdır.
Bunun, bugünün dünyasında, hafife alınabilecek bir dalga olmadığı malum.
Liberal demokrasi, liberal ekonomi ve liberal toplum anlayışı, uzunca bir süredir bir bunalım yaşıyor.
Toplumun alt katmanlarından üste hareketi sağlayan demokratik sirkülasyon mekanizmaları her yerde tıkanıklık yaşıyor. Sosyal ve kültürel dışlanma mekanizmaları keskinleşiyor. Gelir dağılımı bozuluyor.
Bu gelişmelerin en önemli sonucu, toplumların, en azından kimi toplumsal kesimlerin demokratik ve liberal kurumlardan dolaylı olarak uzaklaması.
Bunalımın işaret ettiği hal de bu.
Uzaklaşma, her toplumda, o toplumun tarihine, değerlerine, sorunlarına oranla karşımıza çıkıyor. Avrupa kıtasını, Fransa’sı Avusturya’sı, Hollanda’sı, Danimarka’sı, Macaristan’ıyla etkisi altına alan kültürel içi kapanma ve kültürel kutuplaşma ortada. Bu, bir anlamda çok kültürlüğünün iflası, 1945 sonrası Avrupa değerlerinin iflası demek.
Son seçimler dahil, Trump’ın gücü de bu bunalıma dayanıyordu.
Eski başkanın, devlet kurumlarını, geleneklerini, kurumsal özerkliği, elitler ve elitizm adını vererek karşısına alması, buna karşılık iktidarda şahsilik ve keyfiliği temsil etmesi, bu krizin karşı dalgasını, demokrasi karşısında popülizmi temsil ediyordu.
Bu noktadan geri dönüş, ABD için de, dünya için de hayatidir.
Nitekim Biden’ın popülizmden geri dönüş kapısına yönelmesi, demokrasi meselesini global bir sorun olarak görüp, dış politikanın kritik bir parçası, aracı haline getirmesi bekleniyor.
Rasyonel, kurumsal ve demokratik olana geri dönüş, bir model olarak da diğer ülkeleri, arayışları önemli kılar. Bu etki otoriterliğin meşruluk çıtası aşağıya çeker.
Bu durumda işin ucu Türkiye’ye de değecektir.
Bu çerçevede ABD ve Türkiye arasında rejim karşılaşması hiç şaşırtıcı olmaz.
Biden’ın, Ocak 2020’de New York Times’a yaptığı bir açıklamada Erdoğan’ı “otokratik” bir lider olarak suçladığı, “demokratik yollarla görevden uzaklaşması için Türk muhalefetini destekleyebileceklerini” ifade ettiği hafızalarda.
O zaman aday, şimdi ise başkan olan Biden, elbette bundan böyle, sadece kendi çıplak siyasi görüşleri kadar, ABD devletinin çizgisinin, çıkarlarının sorumluluğunu da taşıyor. Türkiye’ye karşı Ocak 2020’deki keskinliğe sahip olmayacağı söylenebilir.
Ancak yine, Washington’un Türkiye’de yaşanacak olası insan hakları ihlallerine vereceği tepkiler, daha şimdiden, bir kaçınılmazlık olarak görünüyor.
Türkiye-ABD arasındaki ikili ilişkiler, iki ülkenin mühadil olduğu sorunlardaki farklı tutumların yarattacağı dalgalanmalar da, rejim karşılamasını sertleştirebilir.
S-400’ler, SUriye’de YPG meselesi, Libya, Doğu Akdeniz, Halk Bankası meselesi, bu bakımdan mayınlı alanlar.
Siyaset öyle ya da böyle önümüzdeki dönemde ısınacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026