A.Turan ALKAN
Bizdeki hukuk uygulamasına göre bir darbenin yargı önüne getirilmesi ve yargılanması için şu şartların gerekli olduğunu öğrenmiş olduk: Evvela darbe “sâlimen!” yapılıp tamamlanmış olacak!
Darbeciler anayasa düzenini silah zoruyla alaşağı edip hükümeti devirmiş, meclisi kapatmış, vali ve belediye başkanlarını açığa almış ve darbe hukukuna ([!]) göre işleyen mahkemeler kurmuş olacak. Ardından, her devrin gözdesi “güvenilir çocuklar”dan müteşekkil bir kurucu meclis tayin edilecek, onlar yeni bir anayasa yapacaklar vs, vs...
Dalga geçmiyorum, fî tarihte çok muteber hukukçulardan birisi, yeni anayasa teşebbüslerini imâ ederek, “Normal meclis ancak anayasa değişikliğine yetkilidir. Anayasaları ancak ‘Aslî kurucu iktidar’ yapar. 27 Mayıs darbecileri böyle bir iktidardı meselâ; kezâ 12 Eylül darbecileri de aslî iktidardılar” mealinde şeyler söylemişti. Bir başka anayasa hukuku profesörü ise 12 Eylül sanıklarını yargı karşısına çıkaracak iddianame kabul edildiğinde diyordu ki: “Evren ve arkadaşları, halkoyuyla kabul edilen 1982 Anayasası’nın geçici 15. maddesi hükmünce yargılanamazlar; zira geçici 15. madde, darbeyi yapan komitenin (yani “Konsey”) her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemeyeceğini ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamayacağını âmirdir. Bu madde halkoyuyla kabul edildiği için ‘Kapsayıcı bir af’ hükmündedir. Af geriye doğru işlemez, yok sayılamaz. Dönerse böyle bir hukuka ve devlete güvenilmez!”
Bir buçuk sene önce bu sütunlarda “Aslî kurucu iktidar kadar taş düşsün ayağınıza” başlıklı yazıda şöyle demiştim, “Meşhur anayasa hukukçularımızın engin ve derin mütebahhirelerine nazaran darbelerin henüz yazılı olmayan kuralı şudur: ‘Vurunca öldür, sakın sağ bırakma!’, yani, darbeye başlayınca işi mutlaka tamamla; başarırsan suç işlemek bir yana, yeni hukuk nizamının kurucusu olursun ama işi yarıda bırakıp murdar edersen, işte o fenadır!”
Karadenizli’nin dediği hesap n’ooldi? Tam tersini gördük! Aslî kurucu iktidar tesis eden 12 Eylülcü paşalar müebbede mahkûm edilirken, darbeye teşebbüsten haklarında Yargıtay kararı kesinleşenler, beraate denk bir hukuk içtihadıyla tahliye edildiler. Her iki kararın aynı gün çıkması, zamanlama açısından manidardı. 12 Eylülcüler hakkındaki kararın daha yargıtay, o olmadı AYM safhası var. Bakarsınız o duruşmalarda da âdil yargılanma hakkının ihlâline tesâdüf edilir; mümkündür ve benim tahmin o merkezdedir. Öyleyse “Darbecilerle hesaplaşıyoruz” vs. gibi laflarla birbirimizi kandırmayalım; uygulama gösteriyor ki bizde darbe ithamı –ister başarılı ister yarım kalmış olsun- yargı önünde kendini kurtaracak bir formülü mutlaka bulur. Bu bir Türkiye gerçeği, yazılı hukukun yanında, icab ettiğinde yargı sürecini by-pass edecek lobilerin –ki bunlar aslî kurucu dahildir!- varlığı da “hukuk işlerimiz”e dahildir.
Balyoz sanık ve mağdurlarının âdil yargılanma talebini ve AYM kararını saygıyla karşılıyorum, ne var ki Türk hukukunda bugün “yargı kararı” denilen kavramın karşılıksız kaldığını da bilelim. Vaktiyle görülmüş ve görülmekte olan her dava, benzer gerekçelerle bozulabilir. Halen yürürlükte olan 32 yıllık anayasamızın altında kapı gibi imzası bulunan 90’lık paşalar hakkındaki ilk karar bile, benzer bir bakışla ilk üflemede yıkılacak gibi duruyor. İktidar sözcüsünün, “Kesin olmamakla birlikte bu karar adaletin tecellisidir” demesine bakmayınız ve suale cevap veriniz: Dünden itibaren Türk yargısının daha âdil ve hızlı işleyeceğine dair bir ümit taşımak için ortada elle tutulur bir işaret görüyor musunuz?
Alın size Öcalan dâvâsı! Bir yandaşı iki gün önce mitingde, “Demokrasi mücadelesi bu dirayetle [!] gelişirse, önümüzdeki yıl sayın Öcalan kendisi bu meydandan size selam verecek” dedi mi, demedi mi? Peki, hangi hukuka dayanarak söyledi bu sözü?
Cevabını herkes biliyor, yormayın beni!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016