Aydın ENGİN
Biliyorum abuk sabuk bir başlık oldu. Ama bu yazıya bir başlık bulabildiğime bile şaşıyorum.
O çok aşınmış terimi kullanacağım: Sözün bittiği yerdeyiz!..
Açıklayayım.
Grev yapıyorum. Kürtlerin açlık greviyle ilgili değil; kişisel protestomu dile getirmek için bugün grev yapıyorum,. Bu yazı bir “Tırmık” değil, grev yaptığımı okurlara duyurmak için bir açıklama…
Sadece grev yapmakla yetinmiyorum. Bu ülkenin Başbakanı olan Tayyip Erdoğan nam zatı ve onun rakibi Kemal Kılıçdaroğlu nam öteki zatı bu yazıyı okuyacaklara ihbar ediyorum.
Açıklayayım:
Kredi derecelendirme kuruluşlarından biri, Fitch, Türkiye’nin kredi notunu yükseltti, Türkiye’yi “Kredi verilebilir ülkeler” arasına soktu. Yani uluslararası tefeci kurumlara, hani kimileri küresel banka, kimileri küresel fon olarak anılan ve neresi yüksek faiz verirse oralara borç verenlere danışmanlık yapan, onlara “Şurası şu kadar faiz veriyor ama geri ödeyemeyebilir, dikkatli olun” ya da “Tamam orada durum iyi. Faiz de iyi. Verin paralarınızı, vadesi gelince borçlarını ödeyebilecekler” diyen bir kuruluş bu.
İktidar ve Türkiye medyasının bir kesimi bunu bir zafer olarak görüyor. Eh, “Tefeciler size kredi verecek. Ekonominiz sağlammış” denmesi zaferse zaferleri mübarek olsun.
İşe bakın ki aynı gün CHP lideri Kılıçdaroğlu Türkiye ekonomisinin sanıldığı gibi “iyi” değil, tam tersine “çok kötü” yönetildiğini ileri sürdü. Peki, o da kabul. Koskoca anamuhalefet partisi liderinin (inşaallah) bir bildiği vardır ki böyle dedi.
Buraya kadarına sözüm yok ve buraya kadarla kalsaydı bu konuda yazı yazmak aklımın ucundan bile geçmezdi. Ekonomi bilgim “cahil” sınırına yakın. Bu iddialar tartışılacaksa “Bu bizim Vedat Özdan’a düşer” der ve dün binlerce KCK tutuklusunun katıldığı açlık grevleri üstüne aklımın erdiği, dilimin döndüğünce bir Tırmık yazardım.
Ancaaaaaaak…
Her konuyu olduğu gibi ekonomiyi de iyi bildiğini düşünen ve Fitch’in not yükseltmesinden kendine öğünç payı çıkaran Tayyip Erdoğan dün partisinin grup toplantısında Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerini de yanıtladı:
Aynen aktarıyorum:
"Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin ekonomik performansını yerden yere vurdu. Ardından Türkiye’nin kredi notu yükseltildi. Kılıçdaroğlu, bu açıklama yapıldıktan sonra sen ne yaptın? Ülkesine bu kadar yabancı bir ana muhalefet mi olur? Tam bahtsız bedevi misali…”
Annemden başlayarak yakın çevreme kadar hemen herkes berbat bir sokak çocuğu olduğumu, iki lafın arasına ayıp laflar sıkıştırmaktan çekinmediğimi söyleyip beni azarlarlar. Düşünün, ben bile Başbakan’ın “Bahtsız bedevi” nitelemesini duyunca utançtan kıpkırmızı oldum.
Yetmedi.
Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın bu “zarif” nitelemesine aynı gün cevap verdi.
Aynen aktarıyorum:
"Libya çöllerinde gezen sensin, Suudi Arabistan çöllerinde gezen sensin. Dön de aynaya bak bedevi kimmiş, ama dikkat et kutup ayısına rastlamayasın…"
O “zarif” sözlere bu “zerafet”te bir cevap gelince yüzüm “kıpkırmızı”dan “kıpkızılkırmızı”ya dönüştü.
Bu ülkenin kaderini ellerinde tutan, siyaset dünyamızın en tepesindeki iki zatın sözleri bunlar.
“Bahtsız bedevi”den söz eden “deyiş” özünde berbat bir erkek esprisi’dir. Erkek sofralarında başına pek berbat bir iş gelenler için söylenir ve ardından da “Hoh hoh hoooh” gibisinden berbat erkek kahkahaları yükselir.
Bilmeyenler, duymamışlar için “deyiş’i mümkün olan en edepli haliyle, sözcüklerin yerine daha elverişlilerini seçerek, hani “kıç” dememek için “popo” denmesi gibi aktarmayı deneyeceğim. Beceremezsem okur bana değil, fıkrayı partilerinin grup toplantılarında pervasızca kullananları ayıplasın.
Şöyle denir:
“Bahtsız bedeviyi çölde kutup ayısı öper”…
Sanırım anladınız.
Ve sanırım utançtan sizin de yüzünüz kızardı…
Bu meslekte epey kıdemliyim. Siyasal yaşamda nice sert polemiğe, uzlaşmayı unutmuş siyaset esnafının nice sert sözlerine tanık oldum.
Ama böylesi?
Hayır böylesi benim için bir ilk. Bu düzeye(Düzey ?) ilk kez rastlıyorum.
O yüzden bugün Tırmık yazmıyor, protestomu ifade etmek için grev yapıyorum.
Bir de bu iki siyasetçiyi sizlere ihbar ediyorum.
N’apayım, elimden gelen bu…
Kaynak: http://t24.com.tr/yazi/hem-grev-yapiyorum-hem-ihbar-ediyorum/5845
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021