Aydın ENGİN
5 Nisan “Avukatlar Günü”ydü. Önce “Dünya Avukatlar Günü” sandım. Meslek alışkanlığı ile bir de Google Aleyhüsselam’a sordum; değilmiş; sadece “Türkiye Avukatlar Günü”ymüş.
Kim nasıl ve neye dayanarak avukatların temsilcisi olarak onları seçti bilmiyorum; 5 Nisan günü avukatlardan bir grup Cumhurbaşkanlığı külliyesinde, külliyenin sahibi olan Zat’ın huzuruna kabul edildiler. O da Avukatlar Günü’nü kutlamak üzere uzun ve önemli bir konuşma yaptı...
Uzun’u boş verin ama “önemli” nitelemesi az bile. “Çok, pek çok önemli” filan demek gerek.
Çok, pek çok önemli çünkü Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan Zat o konuşmasında bir eşiği aştı. Yalnız eşiği değil kendini de aştı.
Tek bir cümle aktaracağım. Binlerce sayfaya bedel bir cümle. Türkiye ve dünya hukuk literatürüne girmeyi kesinlikle hak etmiş bir cümle.
Buyrun:
“Terör örgütünün yandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak dahil tüm önlemleri almak durumundayız.”
Terör eylemi yasalarımıza göre suçtur. Cezası da yasalarda yazar. O yasalarda vatandaşlıktan çıkarma diye bir cümle yoktur.
Bu malum. Ama o Zat malumun ötesine, epey ötesine geçti: Terör örgütü yandaşlığı...
Şimdi durun, bir soluk alın ve cevap verin:
Bir yurttaşın terör örgütü destekçisi olduğu nasıl anlaşılır, hangi hukuk terazisi, neyinasıl tartar da “Bu adam ya da bu kadın terör örgütü yandaşıdır” der?
Ona buna sataşmayacağım, başkaları üstünden tartışmayacağım. Bendeniz, Cumhuriyet gazetesi çalışanı, epey kıdemli gazeteci Aydın Engin, bugüne kadar, mesela Kürt sorunu üstüne yazıp çizdiklerine bakılarak terör örgütü yandaşısayılabilir mi; sayılmalı mı?
Sizin cevabınızı bilemem. Ama Külliye patronu Zat ile aramda geçen sanal bir konuşma dünden beri kafamda dolanıp duruyor.
- Sen terör örgütü yandaşısın, seni vatandaşlıktan çıkardım…
- Nereden anladın benim terör örgütü yandaşı olduğumu?
- Çünkü benden yana değilsin. Bu yeter…
Anneeeeee!..
***
Ikinci Dünya Savaşı bittikten, Almanya ikiye bölünüp birine Federal Almanya Cumhuriyeti, ötekine Almanya Demokratik Cumhuriyeti dendikten sonra sıra iki yenidevletin anayasalarına geldi. 8 Mayıs 1949’da Federal Almanya’nın (Batı Almanya da denir) yeni anayasası kabul edildi.
Federal Almanya Anayasası’nın 16. maddesinin birinci fıkrasında şöyle yazar:
“Die deutsche Staatsangehörigkeit darf nicht entzogen werden.”
Serbest çeviriyle Türkçesi: Hiç kimse Alman vatandaşlığından çıkarılamaz...
İkinci fıkrasında ise şöyle: Kein Deutscher darf an das Ausland ausgeliefertwerden.
Türkçesi: Hiçbir Alman yurttaşı sınır dışı edilemez.
Siyasal göçmenlik yıllarımda Alman arkadaşlarıma bu maddelerin “Değiştirilemez,değiştirilmesi teklif bile edilemez” kesinliğinde anayasaya konma sebebini sordum.
Kısa ve yalın bir cevap aldım:
- Senin bunu anlaman zor Engin... Hitler döneminde vatandaşlıktan çıkarıp sınır dışıetmek muhaliflere karşı bir silah olarak kullanıldı. Bu ülkenin en değerli evlatları, bilimadamları, sanatçılar, akademisyenler, sosyalistler, komünistler yurttaşlıktan atıldılar ve sınır dışı edildiler. Bir daha böyle bir devlet terörü uygulanamasın, uygulamaya kalkanlar anayasa suçu işlemiş sayılsın diye o madde anayasaya kondu. Anladın mı?
Ben anladım. Sanırım siz de anladınız.
Anlamayan var mıdır?
Vardır.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bunlar iyi günlerimizmiş, çok zor günler geliyor
31.01.2022 - Türkçe yazıldığı gibi okunur (mu?)
29.01.2022 - Eyvah İmamoğlu iyi yaptı; yaşasın İmamoğlu kötü yaptı
28.01.2022 - Sanıklar dün AKP’nin yargısını, iktidarını ve Reisi’ni yargıladılar
18.01.2022 - Safra kesesinin intikamı
17.01.2022 - Boğaziçi’nde bir yıl önce dün, şimdi bugün ve yarın…
3.01.2022 - Diyelim birkaç milyon liram var…
24.12.2021 - Sevinmek varken sövmek…
13.12.2021 - Yine promptersiz konuştu: İstanbul’un sahibi AKP imiş
6.12.2021 - Avrupa Konseyi'nin uzun sürecek sınavı başladı
4.12.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































m. günal
Atatürkün izinde gidiyorlar, daha nasıl olsun isteniyordu?