Aydın ENGİN
Son Tırmık devlet sırrı üstüneydi. Başlıktan belli bugünkü de öyle.
“Aydın Engin sen bu devlet sırrı konusuna taktın galiba” diyeceklere cevabım:
Eğer bir takıntı söz konusuysa ben epeydir, hem de çok “epey”dir buna taktım. Bu konuda bilgisayarın belleğinde yedi Tırmık buldum. Biraz daha arasam 10 belki 15’i bulur.
Yani devlet sırrı üstüne yıllarca yazıp çizmişim.
İyi etmişim.
Kanımca bir devlet ne kadar saydamsa o ülkede demokrasi o kadar gelişkin, o kadar derin, o kadar toplumun her kesimince benimsenmiş demektir.
Kişilerin sırrı vardır. Olmaması hayatın akışına aykırıdır. Bu sırlar kişinin mahremidir. Korunması, kişi istemedikçe gizli kalmasının sağlanması hukukun görevidir.
Peki, devletin sırrı?
Bir devletin neden sırrı olur?
Hatırlayın, Can Dündar - Erdem Gül arkadaşlarımı suçlayan iddialarda, savcı iddianamelerinde “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” deniyor ve bu bir suç olarak tanımlanıyordu.
Neydi o gizli kalması gereken, yani sır olan?
Suç sayılan haberde “MİT’e ait ve Suriye’ye gittiği anlaşılan TIR’lar ne taşıyordu” sorusuna cevap veren görüntüler vardı ve o görüntülerde TIR’ların hiç de süttozu, bebek aspirini, mama, kundak bezi gibi insani yardım malzemeleri taşımadıkları kabak gibi görünüyordu.
Bu devlet sırrı sayıldı…
***
17 Ekim 1977’de Almanya’da RAF (Kızıl Ordu Fraksiyonu) adlı örgütün tırmandırdığı terör olaylarıyla ilgili olarak bir Kriz Kabinesi toplandı. Kriz kabinesinde başbakan, içişleri, dışişleri, adalet, savunma bakanları ile ana muhalefet partisi lideri yer aldı. Kabine toplantısının bitmesinin ardından 18 Ekim sabaha karşı RAF’nin yönetici kadrosundan Andreas Baader, Gudrun Ensslin, Jan Raspe yüksek güvenlikli Stammheim Hapishanesi’ndeki hücrelerinde ölü bulundular. Irmgard Möller ağır yaralıydı.
Andreas Baader ve Jan Raspe, tırnak makası bile sokulamayan hapishane hücresinde -resmi açıklamaya göre- tabanca ile intihar etmişlerdi.
Gudrun Ensslin’in ise kendini astığı ilan edildi. Ensslin daha önce avukatına yolladığı bir mektupta “Eğer benden geriye hiç mektup kalmadıysa ve ölü bulunduysam;suikasta uğramışımdır” diye yazmıştı. Ensslin’in hücresinde tek satırlık bir not bile bulunamadı. Resmi açıklamada ağır yaralı olarak bulunan Irmgard Möller’in kendini dört kez göğsünden bıçaklayarak intihara kalkıştığı yazıyor. Adli tıp bir kişinin kendini dört kez göğsünden bıçaklayamayacağını tartışmasız belirtiyor.
17 Ekim 1977 gecesi toplanan kriz kabinesinin aldığı kararlar ise devlet sırrı.
***
İngiltere’de Margaret Thatcher’in başbakanlığı döneminde 1986 sonbaharında IRA’ya karşı kuraldışı (hukukdışı diye anlamak gerek) önlemler alınmasına ilişkin…
Devlet sırrı!..
Polonyalı kardinal Karol Józef Wojtyła’nın (2. Jean Paul) papa seçilmesi için oy kullanma hakkı olan Vatikan’daki kardinallere hükümet tarafından…
Devlet sırrı!..
Arjantin’de faşist cuntanın devrilmesinden sonra ortaya çıkan ve cunta ile işbirliği yapan yüksek mahkeme yargıçlarının adlarını içeren liste…
Devlet sırrı!..
Daha sayayım mı?
***
Devletler, devletlerin bütün (evet bütün) eylemleri, devleti yöneten siyasetçilerin sözleri, yaptıkları, ettikleri saydam olmadıkça, halktan gizlenmedikçe, hesap sorulabilir bir açıklık taşıdıkça demokrasinin güçleneceğini, göstermelik olmaktan çıkacağını anlamak için büyük bir analiz yetisi gerekmiyor.
Ancak saydam bir devlete ve her adımları hesap sorulabilir bir açıklık taşıyan siyasetçilere rastlamanın pek ama pek zor olduğunu anlamak için de büyük bir analiz yetisi gerekmiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021