Aydın ENGİN
Yargısına, analiz yetisine güvendiğim, dış politikada uzman bellediğim ve gün boyu ulaşabildiğim meslektaşlara sordum:
“Savaş kapıda” dediler.
Kapıdan girip tepemizde patlar mı, yoksa yüreğimizi ağzımıza getirip en azından şimdilik çeker gider mi?
Bilmiyorum.
Bilen de yok gibi.
Ama savaş kapıda denmesini haklı kılacak bütün alametler de belirdi.
ABD’nin tepesine oturmuş emlak taciri bir adam, ülke yönetmeyi gökdelen dikmek sanmış, Rusya’yı susturan, Suriye’de Baas rejiminin ipini çeken, dünyadaki tek süper güç olduklarını ABD yurttaşlarına inandırmak için kolları sıvamış, dilinin zembereğini boşaltmış.
Bu satırlar yazılırken “Suriye ile ilgili büyük kararımı bu akşam vereceğim” demekteydi. Önceki gün de benzer laflar etmişti. Aradaki saat farkından dolayı vereceği kararı bizim gazete basıldıktan sonra öğreneceğiz.
Peki, karar, “Ey Suriye, ey Baas, siz Doğu Guta’da kimyasal silah kullandınız.Ben de tepenize iniyorum” der mi?
Valla söz konusu Trump nam herif ise der mi der...
Gerçi ABD’nin siyasal ve askeri sözcüleri henüz kimyasal silah kullanıldığını kesin bir dille kabul etmediler ama son sözü söyleyecek olan onlar değil, Trump.
İyi de öteki süper güç adayı Rusya’nın, Dışişleri Bakanı’nın ağzından “Suriye’ye karşı askeri güç kullanılmasının sonuçları ağır olur” cevabı gecikmedi.
“Ağır olacak sonuçlar”ın ne olacağını kavramak için sanırım dış politika ve diplomasi uzmanı olmak gerekmiyor.
Suriye tarafından ise “Valla billa biz kimyasal silah kullanmadık, bu bir provokasyon. Zaten elimizde kimyasal silah da yok” açıklaması geldi.
1940’ta kurulduğunda bütün Ortadoğu’da Arap halkına umutlar müjdeleyen Baas (Diriliş) Partisi Irak ve Suriye’de iktidarı ele geçirdikten bir süre sonra her iki ülkeyi de bir polis devletine dönüştürdü. Yani sabıka kaydı çok kabarık. O yüzden “Kimyasal silah kullanmadık” açıklaması yalan da olabilir.
Ancak Doğu Guta’yı hemen hemen ele geçirmiş, cihatçı unsurları yenmişken kimyasal silah kullanması pek akla uygun değil. Baas yönetimi zalimdir ama aptal değildir. Bütün dünyayı karşısına alacak bir adım atmayacak kadar kurnazdır.
İran da Suriye üstündeki etkisini yitirmemek için ABD’nin ve onun dümen suyuna girmişe benzeyen Macron Fransası’nın iddialarını kabul etmiyor. Olası bir silahlı müdahaleye seyirci kalmayacağını da açıkça ilan ediyor.
AB çevrelerinden en azından bu yazıya aktarılacak kesinlikte bir açıklama gelmedi.
Kim kaldı?
Devletin bütün iplerini elinde toplamış Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesi!..
Ankara kaynaklı açıklamalar “Esad rejimi kesinlikle kimyasal silah kullandı” demekte. Bu kadar kesin bilginin nereden geldiğini bilemiyoruz. Belki “Trump dediyse doğrudur” mantığı yürümekte, belki Suriye pazarlığında pay kapma hesabına dayanan bir ganimet umudu olabilir.
Ama Suriye merkezli bir savaş patlarsa dışında kalma eğiliminin izine rastlanmıyor.
***
Sayageldiklerimin hangisi doğru, hangisi yanlış, kanıt var mı, varsa kimyasal silah kullanan kim ya da Doğu Guta’da kimyasal silah kullanıldı mı soruları, bilgisi sınırlı biri olarak benim için henüz cevapsız.
Ancak bu “Savaş kapıda” kaygısını, korkusunu ortadan kaldırmıyor.
Yani Türkiye’nin dört köşesinden, alanlardan, sokaklardan, kentlerden, kırlardan “Savaşa hayır” çığlıklarının alabildiğine yükselmesinin, savaştan siyasal çıkar umanları durduracak eylemlerin tam da zamanı.
Gel gör ki?
Türkiye’de bugünlerde barışı savunmak, barış istemek, savaşa, her türlü savaşa, sorunları silah gücüyle çözmeye kalkışan her yönelime güçlü bir itiraz suç...
Evet: Suç!..
Kanıt mı?
Afrin’deki “küçük” savaşa karşı çıkan, barış isteyen Boğaziçi Üniversitesi’nin gencecik 10 öğrencisi barış istedikleri için ve sadece onun için tutuklular.
Başka kanıta ihtiyaç var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021