Berrin Sönmez
İslam’ın “senin dinin sana benim dinim bana” ayeti hükmünce Reina’nın yanında durabilmekti mühim olan. Biz inançlı insanlar, inançlarımıza ters olsa bile gidip orada dileyenin dilediğince eğlenme hakkını savunabilseydik dinimiz adına işlenen cinayetleri gerçekten, fiilen kınamış olurduk.
Reina eğlence merkezi hakkında yazacağımı rüyada görsem hayra yormazdım. Öyle ya ne işim olur benim bu tarz eğlenceyle, böylesi bir eğlence mekanıyla? Gitmem, görmem, bilmem de. Dünya görüşüme uymaz. Dindarlığıma sığmaz zaten. Uzak dururum.
Ancak uzağımdaki varlığından da rahatsız olmam. Hoşlanmadığım bu hayat tarzına “bana ne” der geçerim. Beşeri ilişkileri bir arada yürütebilmenin altın kuralı yeri geldikçe “bana ne ve sana ne” diyebilmek zaten. Bu iki sihirli sözcük çocuk safiyetiyle kendi özel alanını belirlerken ötekinin özel alanını da kabullenişin adı… İşte bu nedenle Reina hakkında yazmayı hiç düşünmezdim.
Ne var ki pazartesi günü yıkım haberini okurken gayri ihtiyari dilimden dökülen başlıktaki nida mıh gibi çakılı kalınca zihnime, yazmaktan başka çare yok.
Evet, Reina’nın yıkım anı terörün kazandığı an. Ve bunu ben yazmalıyım. Tam da yukarıda ifade ettiğim uzak duruş nedenlerim dolayısıyla ben yazmalıyım.
Çünkü Reina’nın aylardır kapalı kalmasına yol açan terörist benim inançlarımı kullandı. Dinimi, hayat tarzımı kendi vahşetine maske yaptı. O maskeyi yırtıp atmanın tek yolu ben ondan “berîyim” demek. Lafla demek yetmez ama…
Lafla söyleyen çok zaten. Nitekim son örneklerden birisi Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a ait: “İslam’ın adını kullanarak ve Müslüman ümmetin tamamını karşısına alarak terör eylemi yapanların eylemlerinin ‘radikal İslam, İslami terörizm’ gibi isimlerle adlandırıldığını görüyoruz. Bu çok sinsi bir küresel oyundur” sözleri İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin ortak düzenlediği “Kuzey Afrika, Türkiye ve İran’da Süreklilik ve Değişim Sempozyumu açış konuşmasından. 20 Nisan 2017 tarihli sempozyum, İslam’ın terörle ilişkilendirilmesini komplolarla, tuzaklarla, oyunlarla kısacası dış düşmanla izah etmenin bir adım ötesine geçemeyen binlerce örnekten birisi. Lafta kalan itirazlardan yani…
Ben ondan “berîyim” demenin fiilî haline ihtiyacımız var. Haksızlığı eliyle yani eyleme geçmiş haliyle engellemek Müslümanın temel görevi. Ancak gücü yetmediği takdirde diliyle de olsa kınama mecburiyetimiz var. O da imkan dışıysa ancak o vakit hiç değilse kalben lanetlemek geliyor ki, imanın en zayıf hali olarak tanımlanır.
Şimdi iktidar adına sadece dille/lafla karşı çıkış izah edilir şey değil. Gücü yeten, muktedir olansın ve gereğini yapacak olansın. Nedir gereği? Teröristi yakalamak ve yargılamak elbette ama bu yeterli değil. Çünkü terörizmle mücadele terörist avlamaktan ibaret değil. Asıl mesele terörizmin finans kaynaklarından, istihbarat ve güvenlik önlemlerinden de çok çok ötede. Asıl yapılması gereken terörizmin kendine toplumsal destek bulmasını önlemekten bile daha önemli olarak kültürel dayanaklarını elinden almak.
İslam’ın “senin dinin sana benim dinim bana” ayeti hükmünce Reina’nın yanında durabilmekti mühim olan. Biz inançlı insanlar, inançlarımıza ters olsa bile gidip orada dileyenin dilediğince eğlenme hakkını savunabilseydik dinimiz adına işlenen cinayetleri gerçekten, fiilen kınamış olurduk. İşte o zaman “berî” olma halimiz fiiliyata geçerdi. Olmadı. Yapmadık. Biz kendi üstümüze düşeni yapmadığımız için de dış düşmana, komploya sorumluluğu atma kolaycılığına saplanıyoruz.
Diğer yandan sadece IŞİD ya da DAEŞ terörü değil tüm terör eylemlerine toplumsal ve siyasal meydan okuma yolu, o terör eyleminin hedefini sahiplenmek değil mi? Her saldırıdan sonra saldırı hedefine kitlesel ziyaretlerin, hayatını kaybedenler anısına karanfiller bırakmanın sebebi bu değil mi?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Reina ’ya siper olmalıydı, yıkmak yerine. Ama zabıta ekiplerini gönderip yıkmayı seçti. Tam olarak teröristin yapmayı istediği şeyi belediye yaptı. Ve terör kazandı.
Tam olarak bilemediğimiz mülkiyet-işletme sorunları, ne zaman alındığını bilemediğimiz encümen kararları, çok uzun yıllardır orda öyle durduğunu bildiğimiz imara aykırı kısımlarla ilişkili hukuki süreçler bir tarafa sırf terörün hedefi olduğu için siyasi irade Reina’yı korumalıydı.
Orada hayatını kaybeden 39 insana borçluyduk bu korumayı. Borçlu kaldık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025