Berrin Sönmez
Yeniden açılmalı ve birlikte okunmalı o eski defterlerin hepsi. On yıllık hikayesi olan bu flash diskle beraber okunmalı. Ki ortaya çıksın artık şu “mezara gidecek” olan sırlar.
Canavarımızın kaç başı varsa ve o kafaların içinde kaç tilki dolaşıyorsa hepsi birbirini kuyruğundan yakalamış olmalı.
Atlet mi adalet mi tiyatrosu, ataletin eseri. Liderlerin söz düellosuyla üstü örtülmeye çalışılan, flash gündem. Yüzleşme korkusuyla yorganı başına çekercesine yaşanan atalet, devletin, hiç de kırk tilkininin kuyruğunun birbirine değmediği kurnaz insan aklıyla çalışmadığının göstergesi aynı zamanda. İki elin parmakları sayısını bulmayan gazeteci dışında kimsede parmağını oynatacak mecal bırakmamış olmalı bu atalet.
Aslında bu atalet yani tembellik, kımıltısızlık hali sorunun sadece canavarımızın kafasında olmayışından. Bizim canavar da kuyruğunu başka canavarlara kaptırdığından böyle. Gücü sadece kendi yurttaşlarını açlık grevine mahkum etmeye, hak savunucularını rehine pazarlığı yapar gibi diplomasi masasına koz olarak sürmek için tutuklamaya yeten bir canavar.
O flash diski açıklayıp, zamanında hukuken ve siyaseten gereğini yapma iradesini gösteremediği için yaşanan 15 temmuz darbe girişimiyle, açığa çıktı. Bizimki, kuyruğunu bir canavardan kurtarmak isterken diğerine kaptıran türden. Evet devlet aygıtımız içeride siyasi rekabet görüntüsüyle derin bürokratik çeteleşmelerin oyuncağı olmuş politikacıların söz düellosunu yaşarken dışarıda hegemonyalardan hegemonya beğenir halde. Böyle olur bizde “istiklal-i tamme” dediğin. En yerlisinden en millisinden hem de. Darbecin bir devletin, darbecinin adamları başka devletlerin ellerinde birer “mutlu rehine”. Bir başka devlet, darbeyi kendisinin haber verdiğini, yani kurtarıcın olduğunu ilan eder. Neden böyle, ne zamana kadar böyle sürer? Bu soruların cevabı bizim canavarın aklını aşar ama toplum aklı devreye girerse değişir her şey.
Kim ne derse desin kanaatimce demokrasi denilen şey sadece ve sadece bir kanalizasyon sistemi. Öyle anlaşılıyor ki devlet erklerinden biri olarak yönetim sistemine yargı adıyla dahil edildiği için, adalet kavramı ve bilinen en geniş anlamıyla hukuk değil elbette ama “modern devletin hukuku” da bu kanalizasyon sisteminin, kurucu işletmecisinden başka bir şey değil. Bütün pislikler iyi işleyen demokrasilerde, hukuk devleti niteliği taşıyan ülkelerde de çok benzer şekilde gerçekleşiyor ama onları ait oldukları yere gönderecek en azından toplumu eh işte denebilecek şekilde temiz tutan bir sistem var. Biz de o sistem işlemediği için boğazımıza kadar batmış haldeyiz.
Hizbullah cinayetleri gündem olduğu sıralarda batı basını meşhur manşetle “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyerek duyurmuştu konuyu dünyaya. Lakin olmadı. Yarım kaldı. Başka birçokları gibi darbe davaları gibi yarım kaldı. Gerçekten temizleyebilmiş olsaydık bu ülkenin bağırsaklarını, bir aydır milyonla soru sorulur ve bir o kadar da cevap alınırdı.
25 Temmuzdaki grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kamuoyuna duyurulduktan sonra meşhur olan flash disk, normal şartlarda o günden bu yana tek gündem olurdu. Basında yayınlanmış olurdu hatta. Bugün içeriğindeki bilgilerin doğruluğunu/yanlışlığını konuşuyor olurduk. Ama şu anda hala varlığını, açıklanmayış nedenlerini, gereğinin yerine getirilmeyiş nedenlerini bulabilmek için sorular üretmek durumundayız. Üstelik sorular da sınırlı, soranlar da.
Alper Görmüş’ten Soner Yalçın’a, Barış Terkoğlu’ndan Melih Altınok’a, Abdulkadir Selvi’den Mustafa Sait Özkan’a kadar gazetecilerin flash disk üzerine yazdıkları ve Fatih Altaylı’nın programında flash disk olayının baş kahramanı Tuncay Özkan’ın söyledikleri, geçmişin karanlığına ışık tutacak bir bilgi deposunun 10 yıldır Tuncay Özkan tarafından kamuoyundan saklanmakta olduğunu ortaya koyuyor. Ancak gündemi işgal etmeyişi de sadece 15 bin subay-astsubayın “fişlenmesinden” ibaret olmadığını düşünmeye kafi.
Son günlerde Enver Altaylı’nın FETÖ şüphelilerinin yurt dışına kaçırılışıyla alakalı bulunarak gözaltına alınması, eski defterlerin yeniden açılması zorunluluğunu bir kere daha gözler önüne serdi. Yeniden açılmalı ve birlikte okunmalı o eski defterlerin hepsi. On yıllık hikayesi olan bu flash diskle beraber okunmalı. Ki ortaya çıksın artık şu “mezara gidecek” olan sırlar. O “tuğla” çekilsin de bir değil bütün duvarlar yıkılsın. Ki bir arınma, iyileşme, güçlenme ihtimali varsa ancak böyle olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025