Berrin Sönmez
Kaftancıoğlu'nun CHP İstanbul İl Teşkilatı'ndayken sarf ettiği sözler, CHP İstanbul İl Başkanı seçildikten sonra, 24 saat bile dolmadan başlatılan soruşturma nedeni oluverir. Çünkü o bir kadın ve üstelik seçim zaferi kazanmış bir kadın. İktidarı, muhalefeti, yandaşı, örtülü yandaş ulusalcıları aynı çizgide buluşturan karalama kampanyası, bir kadının siyasi başarısına duyulan hazımsızlık tepkisinden ibaret..
Bir kadın seçildiğinde gör başına neler gelir.
Hele de İstanbul İl Başkanlığı gibi nereden baksanız devasa bir başarıysa…
Hele de liderin iki dudağı arasında ihsan gibi sunulan seçilmişlikten çok farklıysa…
Canan Kaftancıoğlu’na yapıldığı gibi geçmişi deşilir. Yıllar boyunca farklı bağlamlarda söyledikleri, yazdıkları, sosyal medya paylaşımları cımbızlanır. Politikacının yıllardır suç sayılmayan eski sözleri, görüşleri, politik yaklaşımları el birliğiyle suça dönüştürülüverir. CHP İstanbul il teşkilatındayken sarf ettiği sözler, CHP İstanbul İl Başkanı seçildikten sonra, 24 saat bile dolmadan başlatılan soruşturma nedeni oluverir. Çünkü o bir kadın ve üstelik seçim zaferi kazanmış bir kadın. İktidarı, muhalefeti, yandaşı, örtülü yandaş ulusalcıları aynı çizgide buluşturan karalama kampanyası, bir kadının siyasi başarısına duyulan hazımsızlık tepkisinden ibaret..
Soyadı “avantajı” çirkinliği… “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına itirazı… Biri politik görüşü, diğeri kişilik hakkı ama aynı kefede tartabiliyorlar. İnönü, Menderes soyadları için yapılmayan avantaj etiketi Canan Kaftancıoğlu için yapılıyor. Çünkü o bir kadın. Pek çok çevreden pek çok kişiden itiraz gelmişti “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına ama Kaftancıoğlu seçildiği zaman suça dönüştü ulusalcı algıda. Komik olansa motosiklet tutkusunu, eleştiri meyanında ele alışları. Bu ülkede moderni, muhafazakarı, dindarı, seküleriyle hemen hemen bütün kadınların alkışlayacağı, ailece yapılan uzun motosiklet gezilerini bile eksi hanesine yazmaya kalkışmaları cidden komik.
Daha beterleri de var tabi. Mesela iki partinin işbirliğini önermesine getirilen eleştiri. Geçmişte, HDP henüz kurulmamışken BDP ile CHP arasında işbirliğine gidilmesi yönündeki görüşlerini özellikle iktidar kanadı, seçildikten sonra suç gibi göstermeye çalışıyor. Üstelik bu yazıyı okuduğunuz saatlerde muhtemelen görüşmelere başlayacak olan AKP-MHP mutabakat komisyonunu kuranlar söylüyor bunu. İktidar partisiyle muhalefet partilerinden birisinin siyasi işbirliği görüşmeleri suç değilse, neden iki muhalefet partisinin ortak hareket etmesi teklifi suç sayılır? Canan hanım seçilmeseydi hiç sorun yoktu oysa.
Canan Kaftancıoğlu’nun dağda öldürülen gençler için “etkisiz hale getirildiler” şeklinde kalıplaştırılmış, rencide edici ifadelere itirazını da suç sayıyorlar. “Analar ağlamasın, çocuklar ölmesin” sloganı aynı insanî gerekçelere dayanmıyor muydu? Üstü kapalı olarak dağda ölenleri de içermiyor muydu? Eski camlar bardak oldu mu diyecekler? İktidar partisinin aynı duygu ve düşüncede ortaklaşan mensupları akıl tutulması mı yaşıyor?
Bir de domuz meselesi var tabii. Medya, sosyal medya tetikçilerinin yeniden dolaşıma sokup günlerdir dillerinden düşürmedikleri yedi dakikada yenen çeyrek domuz. Atılan tweet nedeniyle, kocası üzerinden Canan Kaftancıoğlu’na saldırılıyor. Herkese aynı inancı dayatıp, herkesi aynı biçimde yaşamaya zorlayan tek tipçi zihniyetin dindar versiyonu. “Size ne kardeşim” demeye hazırlanıyordum. “Bu söylem halkı kin ve düşmanlığa teşviktir, suçtur” diyecektim. Tam da “başkasının yediği domuzun senin ağzında işi ne” diyecektim ki… Diyemedim. Tetikçilerin sözlerini, yazıya oturduğum zaman grup toplantısında cumhurbaşkanının ağzından da duyunca pes diyorum. Pes.
Her neyse… Bunların hiçbiri kazanılmış seçim başarısını gölgeleyemez. Bu ülkede en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi, siyasetin karar mekanizmasında kadın başarısını elde eden Canan Kaftancıoğlu’nu tebrik ediyorum, yolu açık olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025