Burhanettin DURAN
Dün, AB Bakanlığı'nın davetlisi olarak Londra'da "Avrupa'nın geleceği" üzerine bir toplantıya katıldım. Türkiye ve Birleşik Krallık gazetecileri Avrupa'nın sorunları ve Türkiye-AB ilişkileri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Sabah, Daily Sabah, AHaber, Anadolu Ajansı, Milliyet, CNN Türk, TRT World, The Times, The Independent, The Guardian, The Daily Telegraph ve Reuters temsilcileri katılımcılar arasındaydı.
Kritik konular Türkiye'nin Rusya ile ne tür bir yakınlaşma içinde olduğu, Batı ittifakı içindeki yeri, geri kabul anlaşmasının kaderi ve Kıbrıs'ta çözüm olasılığı idi. Özellikle 3 milyon Suriyelinin Avrupa kapılarına dayanmasının bir "kâbus senaryosu" olarak değerlendirildiğine şahit oldum. Ancak AB'nin vize muafiyeti için terörle mücadele yasasını değiştirme ısrarının yanlışlığını muhataplarımıza ilettik.
Kuşkusuz toplantının en ilginç yanı AB'nin geleceği üzerine fikir yürütenlerin AB ile ilişkilerinin "belirsiz" bir pozisyonda olmasıydı. 50 yılı aşkın entegrasyon arayışı yorgunu Türkiye ile AB'den ayrılmaya yeni karar vermiş Birleşik Krallık'ın birbirinden öğrenecekleri dersler var.
Şimdilik farklı sebeplerden de olsa iki ülkenin pozisyonları büyük benzerlik arz ediyor. Ve Ankara'nın AB'ye olası üyelik formunun Londra'nın AB'den çıkış için bulacağı formül ile ilişkilenmesi de kuvvetle muhtemel.
Londra'nın ana gündemi martta başlayacak AB'den çıkış sürecinin yönetilmesi. İki senaryo var:
1) Sert Brexit: Alternatif bir anlaşma sağlanmadan ortak pazardan çıkışın hızlı şekilde gerçekleşmesi.
AB ortak pazarına erişimden vazgeçilirken sınır kontrolleri, göç ve ticaret anlaşmalarında tam yetki kullanılıyor. Ancak bu seçenek belirsizlik yarattığından başta finans olmak üzere iş dünyasını kaygılandırıyor.
2) Yumuşak Brexit: Mevcut ortak pazara benzer bir anlaşmayı elde ederek daha uzun süreli bir ayrılış. Bu senaryoda ülkeye gelecek yabancıları sınırlandırma temelinde mal, hizmet, sermaye ve kişilerin serbest dolaşımına sıcak bakılıyor.
Brexit'in etkisinin "çok vitesli Avrupa" formunda esnek bir bütünleşmeyi getirme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünenlerdenim. Yine de AB'nin motoru Almanya ve Fransa'nın dünyadaki yeni trendlere vereceği cevap çok önemli: Ekonomik korumacılık, yükselen aşırı sağ, popülizm, Trump yönetiminin transatlantik ilişkilere yaklaşımı ve yeni ABD- Çin- Rusya denklemi gibi.
Dahası, Trump ABD'sinin Avrupa ile nasıl bir ilişki geliştireceği ve ABD- Rusya ilişkilerinin Avrupa'ya yansımalarının ne olacağı kritik önemde ve halen belirsiz. Yani Avrupa başkentleri de Trump'ı bekliyor.
Toplantının ideolojik etiketlemelere değil de oldukça stratejik ve rasyonel bir tartışmaya sahne olması sevindiriciydi. Türkiye'nin Batı ittifakındaki geleceği konusu da aynı soğukkanlılıkla ele alındı.
Ankara'nın Moskova ile işbirliğinin kendi milli çıkarları bağlamında yürüdüğünü, bunun Türkiye- Batı ilişkilerine alternatif olmadığını konuştuk. Ancak Batı başkentlerinin ittifak ilişkisinin gereğini yerine getirmemesinin yeni bir arayışı zorunlu kıldığına işaret edildi.
Görünen o ki sadece Londra değil; diğer Avrupa başkentleri de yeni bir ABD- Rusya denklemine hazırlanmak zorunda.
Türkiye bir anlamda değişecek ilişki tarzının öncüsü durumunda. Ayrıca, Suriye'de ateşkes ve Astana Süreci'nin Batılı ülkeleri dışarıda bırakmasının rahatsızlığını sorularda hissettim. Hatta Batı'nın Suriye'de hiçbir politikasının olmadığını, Türkiye'nin rasyonel bir tercihle iç savaşın çözümünü aradığını belirten analizler dinledim.
Batı'nın temsil edemediği değerleri ve pozisyonu Rusya ile ilişkilerde bir şekilde Türkiye'nin üstlendiğini söyleyen gazeteciler oldu. Ezcümle, Avrupa'nın geleceğinin belirsizliğini ve Türkiye'nin aktörlüğünün önemini idrak etmek için Londra'da olmak önemliydi.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020