Ceren KENAR
Yabancı savaşçılar eve dönerken
16.10.2015
2052
Ankara katliamının şüphelisi olarak iki isim medyaya güvenlik birimleri tarafından verilmiş durumda, Yunus Emre Alagöz ve Ömer Deniz Dündar.
Faillerin IŞİD ile ilintili olduğu, Suriye'ye yabancı savaşçı olarak gidip döndükleri belirtiliyor.
Türkiye yeni bir terör dalgası ile karşı karşıya. PYD-IŞİD çatışması, Suriye'den Türkiye'ye sıçrarken, sivillerin hedef olduğu saldırılar ile Türkiye büyük bir bedel ödüyor. Yabancı savaşçılar eve dönüyor...
Yabancı savaşçı nedir? Türkiye'den kaç kişi, hangi motivasyonlarla Suriye'ye savaşmaya gitti? Türkiye nasıl bir sorunla karşı karşıya?. Bu soruna karşı nasıl politikalar geliştirilmeli?
Tüm bu soruları akademisyen Tuncay Kardaş'a sordum. Kardaş, Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü tarafından hazırlanan Türkiyeli Yabancı Savaşçılar araştırmasının başındaki isim.
-Yabancı savaşçı fenomeninin tarihî arkaplanı nedir?
Dünya örneğinde yabancı savaşçı olgusunu en az 1820’lere kadar geriye götürmek lazım. İngiliz şair Lord Byron Yunan Bağımsızlık savaşında çarpışıp orda ölen bir yabancı savaşçıdır mesela, yine Churchill’in yeğeni Esmond Romilly İspanyol iç savaşında savaşmıştır. Türkiyeli Yabancı Savaşçıları (TYS) ise 5 dönem içinde değerlendirmemiz lazım: 1. dönem 1970-1980: Türkiye’nin 68 kuşağı temsilcileri olarak bilinen çoğu Marksist, Leninist ve Maoist ideolojiye sahip Türkiyeli gençlerin Suriye’de el-Saika ve Lübnan Beka Vadisi’nde bulunan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)’nün yanında ilk yabancı savaşçı deneyimlerini İsrail’e karşı gerçekleşmiştir.
2. dönem 1980-1990: bu dönemde Afganistan savaşına katılan Türkiyeli yabancı savaşçılar söz konusudur. Eğitimlerini Pakistan ve Afganistan’da almışlar akabinde de cephede Ruslara karşı savaşmışlar. 3. dönem 1990-2000: Bosna ve Çeçenistan savaşları. Mesela Türkiye’den giden ilk kafilede yer alan ‘albay’ lakaplı Selami Yurdan, Bosna’da şehit düştüğü bilinen ilk Türkiyeli yabancı savaşçıdır. 4. dönem 2000-2010: ABD’nin Irak işgaline tepki olarak TYS’ların Irak ve Afganistan’da daha çok el-Kaide yanında savaş tecrübesi ön plandadır. 5. dönem 2010’dan - günümüze halen devam etmektedir, burada Suriye iç savaş cephesinde IŞİD ve el-Kaide yanında Esad ve destekçilerine karşı savaş tecrübesi yaşanmaktadır. Yine Türkiye’de 2011 sonrası Roboski olayları ve Kobani direnişi Türkiye’den giden Kürt yabancı savaşçıların da sayısı oldukça artmıştır.
-Türkiyeli kaç yabancı savaşçı var? Katılımlar en çok hangi illerden ve sosyo-ekonomik gruplardan gerçekleşiyor?
Kesin rakam vermek zor, YPG-J saflarında savaşan Türkiyeli Kürtler hariç, Nusra ve IŞİD vb için Suriye’ye giden toplam Türkiyeli yabancı savaşçı (TYS) sayısının 2700-3000 civarında olduğunu tahmin edebiliriz. Suriye tecrübesi öncesi dünyada toplam militan selefi sayısı 200-300 iken son 3 yılda bu rakam 10 kat artmıştır. İstihbarat raporlarına göre PKK dışından Türkiye'de YPG'ye katılan en az 4.500 kişi var ve bu kişilerden (Eylül 2014-Haziran 2015 arasında) 173 kişinin cenazesi geldi. Bağımsız bir gözlemci ise 283 cenaze geldi diyor. Hazirandan bu güne her hafta ortalama 10 kişi desek en az 160 daha cenaze demek bu.
Bunlar genel rakamlar, Türkiyeli yabancı savaşçılar (TYS) üzerine yaptığımız çalışma sonucunda (kamuya açık kaynaklardan) oluşturduğumuz data setine göre nüfusa oranla en çok katılan iller sırasıyla Adıyaman, Bingöl (hatırlayalım 2003 HSBC saldırı fali Bingöl’den el-Kaideli), Ankara, Batman, Muş ve Adana olarak devam etmektedir. Yaş aralığı ise çoğunluk 20-30 yaş arasıdır. Coğrafi açıdan katılıma bakarsak Bingöl’den Menemen’e yelpaze oldukça geniştir. Sosyo-ekonomik eğilimlerde ise şu şekilde bir ayrışma vardır: Batı’da çeşitli katmanlardan ve hatta orta sınıf sayılabilecek gruplar gidenler arasında yer alırken, Güneydoğu’da ekonomik açıdan alt gelir grubuna sahip insanlar ağırlıktadır.
-Türkiye'den IŞİD'e katılan gençlerin motivasyonları ne?
Motivasyonlarını kesin olarak bilmek zor ve bizim de çalışmalarımız sürüyor. Bununla birlikte Nusra'da ‘cihad’ ideolojisi, IŞİD’de ise hicret-hilafet temsili ve internet gibi araçlar radikalleşmeyi hızlandırmaktadır. Makro sosyolojik motivasyonlar açısından genel olarak Batıdan katılımcıların ana damar toplumsal vasattan kopuşları söylemsel-ideolojik zeminde oluşurken, Güneydoğu’da kimlik kırılmaları ya da üçlü kopuş dediğimiz (etnik olarak Türklerden, politik olarak devletten, ideolojik olarak da PKK’dan) süreçler ön plandadır.
-Bu gençlere yönelik nasıl bir güvenlik ve sosyal politika izlenmeli?
Öncelikle daha önceki hiçbir terör örgütüne benzemeyen çok katmanlı, çok zor bir sorunla karşı karşıya olduğumuz anlaşılmalı ve anlatılmalı. Bu tür radikal militan selefi örgütler çok iyi araştırılmalı-tanınmalı (akademik 1/BİR çalışma var!). Daha sonra kapsamlı bir strateji oluşmalı (tek merkezden yönetilen bipartizan, bağımsız bütçesi olan vs). Bu stratejinin 3 hedef kitlesi olmalı: Suriye’ye gidenler, dönenler ve gitmeyen ancak Türkiye’de radikalleşenler. Bu stratejinin 3 ayağı olmalı: 1. Gidişleri önleyecek askeri-hukuki tedbirler (hem askeri hem hukuki birçok boşluk var), 2. Henüz gitmeyip burada radikalleşenler için dini kimliğin yeniden inşası (ne AK Parti programları, ne diyanetin resmi kurumları ne de cemaatlerin alternatif dini kimlik modelleri bu konuda istenen sonucu vermez). 3. Dönen yabancı savaşçıların da radikalleşmesi için sosyal program ve profesyonel rehabilitasyon hizmetleri.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017