Cevdet AŞKIN
Bir haftada iki kez PKK/İmralı-devlet görüşmelerinin yeniden başlayabileceğini söyleyen Erdoğan, Sri Lanka örneğinin verilmesini 'saf saf konuşma' olarak niteledi. Devlet heyetine yüksek değer biçtiklerini vurgulayan Karayılan ise görüşmeler için Öcalan'ın İmralı'dan çıkarılmasını şart koştu.
KUZEY IRAK GÜNCESİ
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?
2 EKİM 2011 SAAT:18.00
ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Makedonya’dan dönerken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada PKK ile Tamil Kaplanları arasında yapılan benzetmeye ilişkin olarak “Saf saf konuşuyorlar. Sri Lanka örneğini veriyor bazıları. Tamillerden bahsediyorlar. Bir adaya sıkışmış. Bir de bizimkisine bak” dedi. Öcalan’ın ailesiyle görüştüğünü ileri süren Erdoğan şöyle konuştu: “Sadece kendi görüşebileceği yakınları görüşüyor. Avukatlarla yaptığı görüşmede ciddi manada farklılıklar var. Bunlar aynı zamanda medyaya da servis yapıyor. Tabii eğer medya bunları susturma hareketine girmiş olsa, yapılan bu görüşmeleri görmemiş olsa o zaman PKK bölücü terör örgütü kendi propagandasını bu kadar rahat yapamayacak. Şu anda çok rahat yapıyorlar. Çünkü buna medya izin veriyor.” KCK operasyonlarının bir nedeninin de belediye kaynaklarının PKK’ya aktarılması olduğunu ifade eden Erdoğan, bazı Alman vakıflarının da belediyelere destek verdiğini, bu desteklerin de yine örgüte aktarıldığını ileri sürdü. PKK ile MİT görüşmelerinin gerektiğinde yine olacağını belirten Erdoğan “Öyle anlar gelir ki biz kararımızı veririz. ‘Görüşmeni yap’ deriz” diye konuştu. Başbakan Erdoğan “Devlet ile İmralı arasında kesinlikle yazılı bir protokol yoktur. A’dan Z’ye yalandır. Bunlar yapılan görüşmeyi, protokol diye yansıtıyor. Bu kesinlikle yalandır. Sizin aracılığınızla bunu açıklamak isterim” dedi.
PKK
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, İmralı/PKK-devlet görüşmelerine ilişkin olarak “Görüşmeyi yürüten heyetin çabalarına, sorunu çözme eğilimine değer biçtik, halen de değer biçiyoruz. Ama hükümet ve Başbakan heyete gerekli yetkiyi vermedikleri gibi bir sürecin gelişmesi için pratik adımlar da atmamıştır. Bunun için bütün görüşmeler sözde kalmıştır” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın 1 Ekim tarihli haberine göre Karayılan görüşmelerin yeniden başlayabileceğini ancak bunun için Öcalan’ın ev hapsine alınması gerektiğine işaret etti. Karayılan şöyle konuştu: “Özellikle askeri güçlerin konum değiştirmesi ve sürecin başlatılması için bizzat önderliğimizin devreye girmesi gereklidir. Bu nedenle önünü açmak gereklidir. Önünü de İmralı’da açamazsın. Bundan sonra bizim için kesin ve net şey budur. Başka biçimde, çeşitli manevralarla kimse sonuç almaya uğraşmasın.”
GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
Başbakan Erdoğan’ın PKK/İmralı ile görüşmelerin yeniden başlayabileceğine dair ilkinde “Terörle mücadele, siyasetle müzakere” ifadesi de dahil olmak üzere bir haftada iki kez açıklama yapması, Karayılan’ın sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde Ankara’nın örgüt ile temasa geçme niyetinde olduğunu düşündürüyor.
Erdoğan’ın Öcalan’ın yakınlarıyla görüşüyor olduğunu söylemesi -26 Temmuz’dan beri İmralı’ya herhangi bir gidişin olmadığı bilindiğine, o günden beri adadan gelen tek haberin mahkûm Cumali Karsu tarafından avukatlarına 22 Eylül’de gönderilen ve geçen hafta kamuoyuna açıklanan telgraf olduğu hatırlandığında- bir bilgi eksikliği değilse aile ziyaretinin açılacağına dair bir işaret olarak değerlendirilebilir.
Erdoğan’ın Sri Lanka’da Tamil Kaplanları’nın imha edildiği gibi PKK’nın da benzer bir akıbeti olacağına dair yapılan yorumları reddeden sözleri de -nedeni ne olursa olsun- Kandil’e gönderilen bir sinyal niteliği taşıyor.
Karayılan’ın görüşme heyetinin örgüt nezdinde kredisinin yüksek olduğunu ima etmesi, ancak görüşmelerin yeniden başlaması için “Kimse manevra yapmasın. Önce Öcalan’ı İmralı’dan çıkarın” mesajını vermesi de Kandil’in doğrudan ya da dolaylı biçimde temas için ‘yoklandığı’nı hissettiriyor.
Bu tablo, ilk olarak, 17 Ağustos’tan beri sürekli olarak Kuzey Irak’taki PKK hedeflerinin vurulduğu hava harekâtlarına ve ülke içinde yoğun operasyonlara rağmen örgütün eylem kapasitesinde bir değişiklik olmamasıyla paralellik arz ediyor.
İkinci olarak, Türkiye-İran’ın PKK/PJAK’a karşı ittifakında Tahran’ın Kandil’e askeri olarak yüklenmesinin pratik gerekçesinin ‘şimdilik’ kalmamasına da uygun düşüyor.
Çünkü uzun süren bir askeri yığınaktan sonra Kandil’e 16 Temmuz’dan itibaren taarruz eden İran ordusu ile PKK paralelinde Tahran yönetimine karşı mücadele eden PJAK arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. İran ordusu, örgütü tasfiye edecek düzeyde belirgin bir ilerleme sağlayamadı. Her iki taraf da karşı tarafa büyük zayiat verdirdiğini ileri sürdü. Bölgesel Kürt Yönetimi’nin arabuluculuğuyla PJAK, 5 Eylül’de ateşkes ilan ederek sınırdan çekildi, İran toprakları içinde Casusan Tepesi’ndeki ana karargâhını terk etti ve Devrim Muhafızları tepeye bayrak çekti. Karayılan belirli şartların yerine gelmesi halinde PJAK’ın silah bırakacağını ima etti, İran ordu yetkilileri de PJAK’ın silah bırakmaya hazır olduğu yönünde açıklamalar yaptı. Şimdi hem İran ordusu kendisini muzaffer görüyor hem de PJAK ancak anlaşma yoluyla mevzilerini terk eden ve siyasi çözümün yolunu açan güç olarak kendini hissediyor.
Benzer şekilde Ankara’ya da çatışmalı süreci sona erdirerek Kürt sorununun müzakereler yoluyla çözümüne kapıyı aralayacak bir ‘Casusan Tepesi’ gerekiyor.
‘Yoklamaların’ o tepeye giden yolun açılma çabaları olarak düşünülmesi rasyonel görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.05.2012
2.05.2012
24.04.2012
17.04.2012
27.03.2012
21.03.2012
19.03.2012
14.03.2012
7.03.2012
15.02.2012