Demiray ORAL
İyice kaptırıp gitmiş “bizimkiler” anlaşılan.
Öğrenci tutuklamada yeni bir çığır açmışlar.
Ve Erasmus programıyla öğrenci tutuklamayı keşfetmişler.
Malum, Erasmus üniversiteler arasında bir öğrenci değişim programı aslen.
Senin öğrencin bana, benimki sana gelip okuyor.
Buradan yola çıkarak şöyle düşünmüş sanırım “bizimkiler”: Madem öyle aynı programı öğrenci tutuklamada da kullanabiliriz.
Ben senden geleni tutuklarım, sen de benden geleni...
Ve hemen icraata geçip bu programla gelen ilk öğrenciyi tutuklamışlar.
Fransa’da yaşayan bir Türk ailenin Fransız vatandaşı kızı, 19 yaşındaki Sevil Sevimli’yi“solculuk”tan atmışlar içeriye.
Ancak adi Fransızlar oyunbozanlık etmişler. Aynı yöntemle oraya gelen bir Türk öğrenciyi cezaevine atmak yerine çıngar çıkarmışlar.
Gazeteler ayakta, Dışişleri ayakta... Vay efendim nasıl olur da 1 Mayıs’a katıldı diye bir genci tutuklarmışız...
Sen de uydur bir suç, bizimkini tutukla kardeşim.
Ama yok, olur mu hiç, dertleri demokrasicilik oynayıp bizi AB’ye almamak.
Bu Erasmus programını da sinsi bir komplonun parçası olarak kullandıkları anlaşılıyor.
Amaç orada yetiştirdikleri solcu gençleri buraya yollayıp memleket gençliğini zehirlemek.
Diyanet’ten fetva almaya bile gerek yok, Sevil’in sorgusunda söyledikleri yeterli.
Bakın neler demiş Sevil (parantez içleri benden abi nasihatleri):
Hep hasretle bahsettikleri için vatanımı tanımak amacıyla Türkiye’ye geldim (Haberi veren Milliyet’in manşeti gayet yerinde: Memlekete hoş geldin Sevil). Fransa’da ne şekilde bir yaşam sürdüysem Türkiye’de de o şekilde yaşanması mümkündür diye hareket ettim (Biz de bilmem kaç yıldır öyle düşünüp Batılılaşmaya debelendik ama olmuyor güzel kardeşim). Yani sansür ve toplatma kararı diye bir şey olabileceğini tahmin etmiyordum (Ne yalan söyleyeyim, kısa süre öncesine kadar bizim de öyle naif düşüncelerimiz vardı). Özümde solcu bir insanım ve bu şekilde büyüdüm (Sus, deme savcı amcaya öyle şeyler). Fransa’dayken her türlü sol yayını okumaktaydım (Bak, yanlış yapıyorsun Sevil).Ekonomik sıkıntıları bilen biri olarak Türkiye’deki öğrencilerin parasız eğitim istemelerine dair yaptıkları kampanya ilgili çekti (Bizde “Parasız eğitim ilgimi çekti, alabilirim” suçunun ihlaline girer bu). Bir kere okulda parasız eğitim istendiğine dair bir afişi tek başıma yapıştırdım (Bittim kızım sen).Bu yasak bir faaliyet değildir (İddaaya var mısın?) Ben sadece bir öğrenciyim, hiçbir örgütle hiçbir şekilde bağlantım yoktur (Üzgünüm Sevil, artık çok geç).
Başka ayrıntılar da vermiş ifadesinde Sevil. Misal Grup Yorum’un konserine gittiğini, 1 Mayıs’a katıldığını anlatmış.
Fransa’da yetişmenin verdiği rahatlıkla konuşmuş.
Ya da memlekete gelmenin zaman makinesine binip birkaç yüz yıl geriye gitmek olduğunu bilmemenin acemiliğiyle dökülmüş (ve neticede tutuklanıp, bir ay önce Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde ikamete başlamış).
Kendi ifadesiyle, Fransa’da yaşadığı gibi burada da yaşaması mümkündür sanmış.
Ah be Sevilcim, annen baban hiç mi anlatmadılar sana buraları? Bizim burada günlerimizi nasıl tükettiğimizden hiç mi bahsetmediler?
Gerçi cezaevine girdiğine göre artık ışık hızıyla tanırsın memleketi ama ben yine de ilk duruşmada işine yarar diye sana bir özet geçeyim.
Bak Sevilcim, burası Türkiye...
Biz burada, okulunu ikincilikle bitiren başörtülü üniversite öğrencisinin bir Albay’dan diploma almasını gazetelerin birinci sayfasından havaifişek gösterileri eşliğinde veriyoruz.
Biz burada, Behzat adlı bir komiserin içki sorunuyla uğraşıyoruz. Daha önce aynı komiserin evlenmesine karar veren RTÜK diye bir kurul içkiyi fazla kaçırdı diye şimdi ceza kesiyor. Ha sahi söylemeyi unuttum, o komiser bir dizi karakteri, yani aslında öyle biri yok.
Biz burada, hâlâ askerî darbelerle uğraşıyoruz.
Biz burada, kürtajla uğraşıyoruz, mevzu hakkında Diyanet’ten fetva alıyoruz.
Biz burada, en büyük cami ve en büyük Atatürk heykelini yapmak için yarışanların arasında yaşıyoruz.
Biz burada, gâvurca bazı tarihî yer isimlerini değiştirmekle uğraşıyoruz, kanımıza dokunuyor çünkü.
Biz burada, cezaevindeki milletvekilleriyle, cezaevindeki gazetecilerle, cezaevindeki öğrencilerle uğraşıyoruz.
Biz burada, savaş uçaklarıyla bombalayıp öldürdüğümüz Kürtlerle, onları yazdığı için patronajın tahammül sınırlarını aşıp işten atılan gazetecilerle uğraşıyoruz.
Ve şimdi sen geldin, biz burada artık seninle de uğraşacağız.
Memlekete maalesef hoş geldin...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- GGŞEÖ üyesiyim
31.05.2015 - Peki aslında hangi takımı tutuyorsun?
23.09.2014 - Ne öğrendik bütün yaşadıklarımızdan?
13.06.2014 - Kaybederken kazanmak
2.04.2014 - Cemaat’in maksadındaki gaye!
16.02.2014 - İnadına ‘L’amour’ diyen adam bizimkilerin ahlakını bozar mı?
13.01.2014 - Kimdir bu “hukuk devleti” adlı arkadaş?
6.01.2014 - “Son taarruz”dan sonraki gün
29.12.2013 - Olan biten üzerine serbest stil…
19.12.2013 - Eyyy ahali, Romalılar, uzaylılar…
11.11.2013
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Hrac Madooglu
AKP vesayet rejimi kurmaktadir ve bunu da buyuk olcude basarmis durumdadir. Gelecegin tarihcileri bu donemi, hukukun tumuyle yok edildigi, devleti ele geciren acgozlu insanlarin calmaya doyamadigi ve dis politikada buyuk fiyaskolarin yasandigi karanlik bir sayfa olarak goreceklerdir. Erdoganin ettigi abuk subuk laflar da hafizalardan uzun zaman silinmeyecektir.. Ozellikle gecen gun "Amerikayi Muslumanlar kesfetti" diyerek patlattigi son bomba, 50 sene sonra bile unutulmayacak, Gunes Dil Teorisi gibi nesilden nesile aktarilacaktir. Erdoganin akli dengesinin bozulmus olduguna dair isaretler vardir.