Ergun BABAHAN
İftar davetlerine, yurtdışı gezilerine çağrılmak için her yola başvuranlar, bugün o davetleri düzenleyenlere inanılmaz bir düşmanlık içindeler. Hepsi de 3-5 kuruş için. Yazın hayatının bu kadar yerlere düştüğü bir dönem görülmemiştir herhalde.
Türkiye yeni bir Cadı Avı mevsimine girdi. Tek partili yıllar boyunca cadı avlarının temel hedefi komünistler, Kürtler ve muhafazakar müslümanlardı. Soğuk Savaş sona erene kadar komünistler bu avların vazgeçilmez hedefiydi.
Sovyet rejimi çökünce birden komünistler hedef olarak gözden düştü.
Cadı avlarının acımasız tek hedefi Kürtler kaldı.
Cemaat’in tamamı değilse de, önemli bir kesimi darbe ve KCK davalarında yanlışlar yaptı. Bu kabul edilen bir gerçek.
Ama Hizmet mensupları bu yanlışları tek başına değil, siyasi iktidarın bilgisi ve onayı doğrultusunda yaptı. Ahmet Şık veNedim Şener’in tutuklanmasına yolaçan kitap için ‘‘Bazen kitap bombadan tehlikelidir’’ yorumunu Fethullah Gülen değil, Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı.
Erdoğan, muhafazakar kesimin eğitimli kesiminin bürokrasideki gücünü, askeri vesayet rejimini tasfiye esnasında pervasızca kullandı. Sonra kendi yolsuzlukları gündeme geldi, dün kahraman ilan ettiği bürokratlar birden casuslukla itham edilir oldu.
Bugün bütün aklı başındaki insanlar biliyor ki, bugün tanık olduğumuz olay bir intikam operasyonudur. ‘‘Evdeki paralarısıfırla’’ konuşmalarından sorumlu tuttuğu insanlara bedel ödettirme eylemidir bu.
Bu amaçla hukuk yine araç haline getirilmiş, yargı emir-komuta zincirine sokulmuştur.
Müslüman’ın Müslüman’la kavgasının yeni boyutu bu.
Mezhep savaşı değil… İslam’ın toplum yaşamındaki yeri, devletin yönetimindeki rolü üzerine bir kavga yaşanıyor.
Başbakan’ın talimatı ve isteği doğrultusunda yapılan operasyonların genişleyerek devam edeceği, Cemaat’e yakın sivil toplum kuruluşları ve gazetecileri de içine alacağına ilişkin haberleri Erdoğan’ın gazetelerinde okuyoruz.
Cemaat’in geçmişte yanlışlar yapmış olması, bugün onlara karşı hukuku ayaklar altına alarak yürütülen operasyonu alkışlayacak duruma gelmemizi gerektirmez. Yaşadığımız günler bir kez daha gösteriyor ki, hepimizin tek sığınağı tarafsız ve bağımsız bir hukuk sistemidir.
Dün iftar davetlerinde başgösterenler bugün o insanları boy hedefine getiriyorsa, ortada ciddi ahlaki bir sorun var demektir ki, Türkiye’nin hukuksuzluktan sonra en büyük ikinci sorunu budur.
Facebook sayfalarından Erdoğan’ı like eden yargıçların Cemaat’e karşı operasyonun kilit yerlerine getirildiği bir dönemde, yanlı medyada okuyacağımız her türlü bilginin temelsiz ve boş çıkacağını da biliyoruz.
‘‘Beraber ıslandık yağan yağmurda’’ diye manşetler attırdığı Obama’nın telefonuna çıkmadığını kendi ağzından itiraf eden bir Başbakanımız var. Başbakan’ın uluslararası itibarı ve gücünün en açık göstergesi bu açıklama aslında.
Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanı olmakla övünen Erdoğan, yolsuzluk iddialarının hesabını vermek yerine, cadı avlarıyla hukuku ayaklar altına almaya devam ettikçe telefonunaçıkmayan dünya lideri sayısı her geçen gün artacaktır.
Obama’nın telefonlara çıkmaması, Senatör McCain’in ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi’nin atama konfirmasyonu toplantısında ortaya koyduğu tavır, Erdoğan’ın uluslararası arenadaki yerinin apaçık göstergesidir.
Hukukun üstünlüğü yolunda adımlar atıldığı, AB yolunda reformların gerçekleştirildiği dönemde Türkiye ve siyasi liderliği bu arenada güç ve itibar sahibiydi.
Mutlak ve denetimsiz güç arzusu ve bunu İslami söylemle gerçekleştirme yöntemi, Türkiye’nin ve iktidarın sahte olduğu anlaşılan yaldızlarını söktü.
Bugün geldiğimiz noktada Kral çıplak ve yalnız… Yapayalnız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021