Ergun BABAHAN
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir yandan partisinin içindeki ulusalcı kanat ile İYİ Parti’yi idare etmek diğer yandan da Türkiye’yi AKP sonrasına hazırlama çabasına devam ediyor. CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun eleştirilecek çok yanı olabilir ancak artık çökme dönemine girmiş ülkeyi AKP felaketinden kurtarmanın acil ve elzem bir görev haline geldiği bir noktada eleştirmek yerine destek vermek gerektiğini düşünüyorum.
Türkiye Erdoğan’ın faiz takıntısı nedeniyle büyük bir batağa sürüklenmiş durumda. Sürekli artan döviz kuru, ithalata dayalı üretimi durdurdu çünkü üretici malını sattığı an zarar edeceğini bildiğinden elindeki malın üstüne yatmayı daha karlı görüyor. Eczaneler ilaç krizinin kapıda olduğu uyarısı yapıyor.
Bıçak kemiğe dayandı. Doların 11 liraya dayandığı, Euro’nun 12 lirayı aştığı bir ortamda öncelik bu ceberrut ve akıl dışı rejimden kurtulmaktır. İnsanların açlık ve yoklukla imtihan edildiği karanlık bir dönem bu. Saddam ve Kaddafi kadar sağduyu ve akıldan yoksun, çürümüş bir rejimle karşı karşıyayız.
Bu tabloda karşımızda bir de en az bir kez AKP’ye oy vermiş bir seçmen kitlesi var ve bu kesim CHP döneminin inançlara baskı hikayeleriyle büyümüş bir kesim. Şu anda da “CHP iktidar olursa tüm kazanımlarımız elden gidecek” söyleminin bombardımanı altındalar. Sol adına konuşan kimi kesimlerin söylemine bakınca çok da haksız sayılmayacaklarını düşünüyorum.
CHP lideri Kılıçdaroğlu tam olarak şunları söyledi:
“Helalleşme ile hukuku karıştıranlar oldu. Helalleşmek yüzleşmek barışabilmek devam edebilmek demektir. Bunun yarası olan topluluklara yapacağız. Hukuk başka kim ne suç işlediyse onun karşılığı hukuktur. Hukukla helalleşmeyi karıştırmamak lazım. Zaten hukukla yani onunla zaten helalleşmek imkânsız. Hukuk onun hesabını soracak. Bunu ben videoda da söyledim.
Bir de medyada bazılarının 'ne güzel muhalefet zaten kazanıyor ne gerek vardı tüm bunlara' demesine hüzünlendim. Çünkü bunlar, bu söylediklerimi strateji zannediyor. Ne stratejisi! Ben gelecekte bu ülkenin çocuklarının ardından bu ülkeyi barıştırdığımı söylemelerini istiyorum. Evlatlarımız diyorum, hangi strateji çocuklarımızın geleceğinden daha önemli? Helalleşeceğiz, dostlarım helalleşeceğiz. Açık yaralar var, biliyorum zor olacak ama kesinlikle yapacağız ve başaracağız.
28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz, ikna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Roboski'yle helalleşeceğiz, hukuk başka, helalleşme başka. Devlet, insanlara tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz. Ali İsmail Korkmaz'ın ailesiyle, Oğuz Arda Sel'in annesiyle, Ahmet Kaya'yla helalleşeceğiz."
Bu söylem önemsenmeli. Bugün sol siyaset yapan kesimlerin hala yüzleşemediği gerçeklerden biri 28 Şubat döneminde başörtülü genç kadınlara uygulanan zulümdür. Başörtülü genç kadınlara yönelik “ikna odaları” AKP’yi iktidara taşıyan temel taşlardan biridir. Kamusal alandan uzak tutulan bu kesim, AKP ile kendisine saygısını ve toplum içinde hak ettiği yeri bulmuştur. CHP iktidarında bu kazanımlarını kaybetme endişelerinin olması doğaldır.
Kılıçdaroğlu bu kesime seslenirken AKP döneminin yolsuzluk ve hukuksuzluklarıyla hesaplaşmayacağını söylememektedir. Hukukun hesap sormasıyla toplumsal barışı ayırmakta, AKP’ye oy veren insanların korkacak bir şeyleri olmadığı mesajı vermektedir.
Bunu yaparken barışma yelpazesini genişletmekte ve Robsoski’yi de, İsmail Korkmaz’ı da, Ahmet Kaya’yı da, yani devletin sadece inançları nedeniyle canlarına kastettiği insanları da söylemine katmaktadır. Eksik ve yetersiz diyebilirsiniz ama toptan karşı çıkmak anlaşılabilir bir durum değildir.
Devletin işlediği her suça, yaptığı her eyleme sahip çıkan CHP’nin Genel Başkanı’nın bu tavrının desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. AKP’yi eleştiren kesimlerin AKP söylemine sahip çıkarak ötekileştirici, aşağılayıcı ve dışlayıcı bir üslup takınmasının fevkalade yanlış olduğunu düşünüyorum.
“Yetmez ama evet”çilerden başlayarak herkese nefret kusarak tatmini mümkün olmayan bir intikam duygusuyla bu karanlık dönemi kapatmak mümkün olmayacaktır.
Eldeki toplumsal malzeme budur. Muhafakazar ağırlıklı ama gerçek anlatılırsa, yüzleşmekten çekinmeyecek bir insan malzememiz var. KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın tesbitine göre, devletin mağdur ettiği kesimlerden hem özür dilemesi, hem de bu insanlara tazminat ödenmesi gerektiğini düşünen insanların oranı 9 yıl içinde yüzde 10 artarak yüzde 75’e ulaşmıştır.
Eğitimin ve medyanın sansürcü yapısı sayesinde Cumhuriyet tarihi gerçeklerini televizyon dizilerinden öğrenen, “Kulüp” dizisini izleyip “Türkiye’de de mi toplama kampları varmış” diye şaşıran bir toplumumuz var. Kılıçdaroğlu’nun söylemi devletin de, onun adına hareket ettiğini iddia eden CHP’nin de, AKP’nin de ciddi yanlışlar yaptığını, hatta suç işlediğini vurgulamaktadır ki, bu küçümsenecek bir şey değildir.
Dediğim gibi yetersiz ve eksik bulunabilinir ama bunu tamamlamanın yolu bu söylemleri cesaretlendirmekten geçer. Söyleyeni susturmaktan değil… Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olarak cesur bir çıkış yapmıştır, önemli olan onu daha da cesaretlendirmek ve olası bir iktidar değişiminde sözlerinin arkasında durmasını sağlayarak 1915’ten başlayan büyük bir yüzleşmenin önünü açmaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021