Ergun BABAHAN
İnsanoğlu alet yapmaya başlayıp yerleşik düzene geçtiği andan itibaren hep değişim ve ilerleme yaşadı. Bunu yaparken önce kendisine rakip olacak diğer insan türlerini, sonra da diğer canlıları yok etti.
İnsanoğlu Avustralya’ya ayak bastıktan çok kısa bir süre sonra kıtanın canlı ve bitki örtüsünün yüzde 70’inden fazlasını yok etti mesela… Türler yok oldu, diğer canlılara yaşam alanı kalmadı.
SARS, Ebola patlak verdiğinde de bilim insanları, insanların özellikle Afrika’da yayılmaları sonucu giderek hayvanlarla daha fazla iç içe yaşamaya başladığını ve bunun da önü alınamayan salgın riskini artırdığını söyledi ama kulak veren olmadı.
İnsan doğa ve diğer canlılar mücadelesini sürdürürken mucizelere inandı hep. Önce dini, sonra bilimsel. Bugün ikisinin de çaresiz kaldığı bir salgınla karşı karşıyayız ve ne din, ne de bilim bu salgına karşı etkin bir çözüm yolu bulmakta çaresiz kalıyor. Koca koca kiliseler, camiler, bilimsel tapınaklar etkisiz…
Sıkıyönetim dönemini andıran yasaklar virüsün yayılmasını engelliyor ama hayat birazcık normalleşmeye başlayınca salgın yine hızlanarak bulaşmaya devam ediyor. Almanya’nın sosyal mesafeye uygun olarak başlattığı normalleşme çabasının ilk sonuçları moral bozucu. Veriler, bir kişinin hastalığı yayma oranının 0.7’den tekrar bire yükseldiğini belirtiyor.
Amerika’da doktorlar virüsün genç insanlarda inmelere yol açtığını ve bu hastaların önemli bir bölümünün hayatını kaybettiğini belirtiyor. İngiltere’den virüsün çocuklar üzerinde etkili olan bir versiyonunun görüldüğü haberleri geliyor.
Hollanda, Fransa gibi ülkeler ligleri sonlandırıyor, ülkeler okulların eylülden önce açılmasının olanaksız olduğunu vurguluyor. Restoranların, sinemaların, stadyumların normale dönmesi en iyimser tahminle 2021 ilkbaharında olabilir deniliyor, yani yaklaşık bir sene sonra ki bu da iyimser tahmin.
Bunun anlamı restoranların, tedarikçilerinin hatta mülk sahiplerinin iflas etmesi demek. Gıda tedarik zincirinde kırılmalar başladı bile. Amerika’nın en ünlü et üreticisi bir firma üretim yapamadığını açıkladı. İtalya’da Romanya ve Moldavya’dan mevsimlik işçiler gelmediği için ürünlerin yarıya yakınının tarlada çürümeye başladığı bildiriliyor. Şu anda çeşit sıkıntısı olsa da gıda sıkıntısı yok ama etkin bir tedavi yöntemi veya aşı bulunmazsa ne olacak bilinmiyor.
Devletlerin normalleşme teşvikleri halkı iknaya yetmiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Georgia eyaleti valisi bilim insanlarının uyarılarına rağmen böyle bir karar aldı ancak sadece iki-üç restoran açıldı, onlara da giden olmadı. Tek istisna plajlar, gerek Florida gerekse California’da insanlar sosyal mesafe kuralına uymadan plajları doldurdu.
Türkiye’de otomobil fabrikaları, Çin’de cep telefonu, çelik fabrikaları üretime geçiyor. Mal var ama alıcı yok. İnsanlar işsiz veya yarınını göremediği için tüketmiyor. Tek harcama gıdaya oluyor.
Yani insana korku hakim. Küçücük teknelerle okyanuslar aşan, adalar kıtalar keşfeden uzayın karanlık boşluğunu aşıp aya ulaşan insanoğlu tarihinin en çaresiz dönemini yaşıyor. Küçük bir virüs sistemleri, devletleri, uygarlıkları dize getirmiş bulunuyor.
Virüs yarasadan geçtiyse insanı çok büyük bir tehlike bekliyor. Çünkü yarasalar birbirine kan ödünç veren canlılar. Mağara derinliklerinde yaşayan “vampir yarasalar” her gece bir av bulmak amacıyla mağaradan çıkıyor, uyumakta olan bir kuş veya memeli arıyor.
Derisine küçük bir kesik atıyor ve kanını emiyor. Ama hepsi başarılı olamıyor elbette bir av bulmakta. Hayatın belirsizliğine karşı koyabilmek için kan bulamayan yarasaya bir başka yarasa kan ödünç veriyor. Mağaraya eli boş dönen yarasa bir arkadaşından borç kan istiyor ve kimden borç aldığını hiç unutmuyor. O bir gün eli boş dönünce de ona borcunu ödüyor.
İnsanoğlu, doymak bilmeyen iştahını karşılama duygusunu terbiye etmedikçe, doğaya ve içindeki diğer canlılara saygı göstermeyi öğrenmedikçe koronayı atlatacak dünyayı yeni salgınlar bekliyor. Elbette koronayı atlatabilirse…
Koronayı geri bıraktığımızda çökmüş bir ekonomik sistem, iflas etmiş yüz milyonlar, açlık ve korku bekliyor dünyayı. Umut şimdilik ayakta tutuyor bizi ama ne zamana kadar bilinmiyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021