Erol KATIRCIOĞLU
“Dün” olmuş olanlar “yarın” olacak olanları kendi başlarına belirlemezler. “Yarın”, “dün” olmuş olanların gölgesinde “bugün” ne yaptığımıza bağlıdır. “Bugün” ise “siyasetin” alanıdır. Bu “siyaset alanı” içinde aldığımız kararlar “yarını” biçimlendirirler. O nedenle “yarın” neler olacağı, “bugün”bu “siyaset alanı” içinde nasıl davrandığımıza bağlı. Bu durumun hepimize gelecekle ilgili sorumluluk yüklediği ise ortada.
“Dün”, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karşısında onun iktidar olmasını önlemek üzere davranan bir“vesayetçi rejim” vardı. AKP, “dün”ün gölgesinde “siyaset alanı” içinde öyle bir siyaset ortaya koydu ki bu siyaset onun “bugün” “vesayetçi rejimi” gerileterek iktidar olmasını sağladı.
Öte yandan bugünlerde AKP’nin yıktığı mı gerilettiği mi belli olmayan “vesayet rejimi”nin yerini aldığı eleştirileri giderek artıyor. Bu gelişmenin demokrasinin genişletilmesinden çok otoriterleşmesine yol açtığı da konuşulan konuların başında. Doğrusu AKP’nin değişime zorladığı “rejime” giderek benzemeye başlamasının bence şaşırtıcı bir yanı yok. Çünkü “rejim” rejimdir ve değiştirilmeden önce“içinin doldurulması” gerekir.
Bugün AKP’nin ne yaptığını bilir gibi davranmasının arkasında, bu, rejimin “içini doldurma” sürecini yaşıyor oluşu yatmaktadır bence. İçişleri Bakanı’nın dili bütün çıplaklığıyla bunu yansıtmaktadır. Otoriterdir, milliyetçidir ve demokrat değildir. AKP böyle bir dil içinden mi evrilecektir ve ülkenin yarınını belirleyecektir doğrusu buna hemen evet demek zor.
Çünkü AKP’de Bülent Arınç gibi ülkenin sorunlarını demokrasi içinde çözmek isteyen, otoriter olmayan ve milliyetçiliğe mesafeli kesimler de vardır. O nedenle AKP’nin “bugün” sergilediği siyasetin“belirsizlik” içeren bir siyaset olduğunu söylemek mümkün. Tam olarak nereye gideceğini bilmeyen ülkenin sorunları altında ezilmiş bir siyaset.
AKP iktidarında Türkiye’nin “yarının” nasıl biçimleneceği konusu aslından yalnızca AKP’nin değil ona muhalif güçlerin de “siyaset alanını” “bugün” nasıl kullanacaklarına bağlıdır. Bu çerçeveden baktığımızda hem AKP’nin ve hem de “muhalif” kadroların yaklaşımlarının sorunlu olduğu ortadadır. Muhalefet çok fazla “karşı AKP” çizgisinden bir yol üzerinden siyaset yaparken, AKP de çok fazla “devlet dili ve otoriter bir üslup” üzerinden siyaset izlemektedir.
Siyaset alanının “bugün” bu denli sekter ve çatışmacı bir hat üzerinden yürümesinin ise “yarının”Türkiye’siyle ilgili karamsarlık yaydığı ortadadır. Oysa AKP’nin daha demokrat bir çizgiye yönelmesi, muhalefetin ise afakî laflarla değil toplumun vicdan, adalet ve eşitlik duygularına hitap eden bir muhalefet çizgisi benimsemesi “yarın”ın daha yaşanabilir bir “yarın” olmasını sağlayabilir...
***
Dün çok sevdiğim bir dostumu kaybettim. ALİ EŞREF TURAN. Doğrusu çok yakından tanımamıştım onu. Ama vardır ya öyle insanlar, bir gördüğünüzde, bir konuştuğunuzda kırk yıllık dost gibi hissettiğiniz... Ali Eşref öyle biri olmuştu benim için. Sımsıcak ve gerçekten samimi bir insandı o. Toplumu anlamayı ve onu yalnızca istatistiklerle değil ona dokunarak anlamayı tercih eden bir araştırmacıydı o. Dün yalnızca çok sevdiğim bir dostumu değil iyi bir okuyucumu da kaybettim.
Ölüm karşısında insan ne söyleyebilir ki? Nur içinde yat demekten başka...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025