Eser KARAKAŞ
Karadeniz’de doğal gaz kaynağı bulunması sürecinin kanımca en önemli ifadesi Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “eksen” açıklaması olmuştur.
Bu ifadenin gerçekten ne anlama geldiği meselesi muhtemelen ileride daha iyi anlaşılacaktır.
22 Ağustos Cuma günkü “Müjde müjde mi” başlıklı yazımda konunun özünü vermeye gayret etmiş idim.
Bugünkü yazımda meseleyi detaylandırmaya çalışacağım.
Cuma (21 Ağustos) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “müjde” açıklamasının ardından iki önemli gelişme yaşandı.
Birincisi Rusya ile S-400 konusunda mali konuları düzenleyen yeni bir anlaşmanın yapılması.
İkincisi ise Türkiye siyasetinin ilginç figürü Devlet Bahçeli’nin doğal gaz kaynağı konusunda yaptığı açıklama; ikincisinden başlayalım ve T-24’de yayınlanan ilgili haberden kes-kopyala yöntemiyle alıntılı yapalım.
“Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Karadeniz'de Fatih sondaj gemisi tarafından bulunan 320 milyar metreküp doğal gaz ile ilgili, "hem kasamızı dolduracak hem de başkalarına duyulan ihtiyacı azaltacak" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin ayak bağlarından kurtuluşundan devamlı huzursuz olan menhus ve menfur çevreler milletimize husumet besleyen karanlık odaklardır" dedi.
Enerjide yeni rezervlerin ve zengin yatakların bulunması hem kasamızı dolduracak hem de kesemizin bereketini artırarak başkalarına duyulan ihtiyacı azaltacaktır.
2019 yılında ödediğimiz 41,6 milyar dolarlık enerji faturasının önümüzdeki yıllarda inişe geçecek olması bazılarının uykularını kaçırmıştır. Üstelik doğal gazda kendi kendimize yetme hedefinden dolayı kâbus görmeye başlamışlardır.
Malum zihniyetler kimi zaman dış mihrakların kalem tutan eli, kimi zaman da söz söyleyen ağızları olmuşlar, fakat bir türlü adamlık hüviyetini kazanamamışlar, milli ve yerli duruş gösterememişlerdir.”
Sayın Bahçeli yaptığı açıklamada vurguyu hep “başkalarına duyulan ihtiyacın azaltılması” üzerine yapmaktadır.
Son alıntı cümlesindeki ifadeler de ayıptır, Bahçeli için büyük talihsizliklerdir.
Doğal gaz haberi ne kadar doğrudur, büyüklük iddia edilen kadar mıdır, getirisi ne olacaktır, kaç senede çıkarılabilecektir, bu soruların yanıtını henüz kimse bilmiyor ama burada vurgu zaten imaj üzerine yapılmaktadır; imaj da Türkiye’nin enerji ithalatına yakın ölçüde ürettiği cari açığın artık problem olmaktan çıkacağı mesajıdır.
Bu durum fiiliyatta böyle olmasa bile çağ imaj çağıdır deniyor, Türkiye otokrat yönetimi kısa vadede kendini daha rahatlatmış görüntüsü üretmek istemektedir, mesele budur, Bahçeli’nin de uğraştığı budur.
Peki bu imajı oluştururlar ise ne yapacaklar?
Gelelim şimdi de birinci konuya.
“Biz artık cari açık üzerinden batının finans kuruluşlarına muhtaç değiliz” imajı üzerinden Rusya ile içine düşülen S-400 bataklığına yeni bir imza daha eklenmiştir.
“Gaz bulundu” haberi ile S-400 yeni antlaşmasının çok üst üste gelmesi de ilginç, moda tabirle manidardır, gaz haberinin çok önceden Saray’ın önünde olduğunun da göstergesidir.
MESELENİN ÖZÜ HER FIRSATIN BATI DEĞERLER SİSTEMİNDEN KURTULMAK İÇİN KULLANILACAĞIDIR.
Cari açıktan daha senelerce kurtulmasak bile cari açığın sonu geldi imajı verilerek çok kısa vadede batı karşıtı adımlar için zemin oluşturulmaktadır.
Bir yanda siyasi İslamcılar, öbür yanda milliyetçiler batı karşısındaki ezikliklerini siyasal ranta çevirmek için kullanmaktadırlar.
Cari açık meselesi ise öyle imajlarla, küçük gaz kaynaklarıyla çözülecek bir konu değildir.
Dertleri de zaten bu değildir.
Nihai amaç da hiç değildir, amaç batı değerler sistemi ile hesaplaşmaktır.
“Eksen” ifadesi kullanımı da değerler sisteminde kamp değiştirmek arzusudur.
Çok ama çok sıkıntılıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025