Eser KARAKAŞ
TBMM’de 2021 bütçesi tartışılıyor, bütçe görüşmeleri çok hararetli geçiyor ama tartışmaların ne ölçüde iktisadi yaşamın gerçekleri ile örtüştüğü bir parça belirsiz kanımca.
Başlıkta belirttiğim “bütçeler ve gelir bölüşümü” konusu hakkında görüşlerimi bu kısa yazımda ana hatları ile açmaya çalışacağım.
Önce bir iktisadi kavramsallaştırma hatırlatması: Gelir dağılmaz, kaynaklar dağılır, dağılım demek gayri iradi bir süreçtir, gelir dağılımı yanlış bir ifadedir çünkü gelir dağılmaz, siyasi, hukuki, iktisadi süreçlerle bölüşülür yani gelir bölüşümü doğru ifadedir, gelir dağılımı bir iktisatçı için çok yanlıştır.
Gelelim bütçe meselesine.
Bütçe belgesi en genelinde iki temel cetvelden oluşur.
Gider cetveli ve gelir cetveli.
Bu iki cetvelin gelir bölüşümü üzerine etkileri de iktisat dünyasında ilginç bir tartışmadır, ben de bu yazıda konuya ilişkin kanaatimi açıklayacağım.
Vergi politikaları (cetveli) ile gelir bölüşümünü daha adil kılmak arzusu sonuçları çok net görülemeyen bir arzudur kanısındayım.
İktisat teorisinde vergi yansıması denen çok karmaşık bir mesele vardır, başka bir ifade ile de salınan bir verginin gerçek yüklenicisinin kim olduğu çok net değildir, siz zengine, tekelci üreticiye vergi koyduğunuzu zannedersiniz, o verginin gerçek yükü nihai tüketicinin, düşük gelirlinin üzerinde kalabilir.
Kanımca, vergi süreçlerinin gelir bölüşümüne yönelik iki amacı olmalıdır.
Birincisi, iktisadi etkinliği en az bozarak gelir artışının maksimize edilmesine yardımcı olmak.
İkincisi de artan gelir üzerinden daha fazla verginin ekonomik etkinliği asgari ölçüde çarpıtarak toplanmasını sağlamak.
Evet, bir ülkede özellikle Türkiye’de bütçenin gelir bölüşümüne katkı sağlamasını istiyorsanız daha fazla vergi toplayacaksınız ki daha fazla gerçek, etkin kamu hizmetini bütçe açığı vermeden ya da çok az vererek üreteceksiniz.
Çok hassas bir denge var, hem daha fazla vergi toplayacaksınız (daha kaliteli ve daha fazla kamu hizmeti) hem de piyasa etkinliğini az bozacaksınız.
Bu sürece bir de çok basamaklı vergi tarifeleri gibi, çok yüksek marjinal gelir vergisi oranları gibi etkinliğe yararı olmayan, azaltan, üstelik gelir bölüşümüne de katkısı çok ama çok kuşkulu politikalarla destek (!) vermemek şart.
Gelelim bütçenin gider cetveline yani kamu harcamalarına.
Akl-ı selim sahibi bir iktisatçı bütçe-gelir bölüşümü ilişkisinde meselenin özünü bütçe harcamalarında aramalıdır.
Bütçe üzerinden gelir bölüşümünü daha adil kılmak mümkün ise bunun yegane yöntemi bütçe giderleri içinde eğitim, sağlık, konut, teknoloji altyapısı (internetin yaygınlaşması mesela), çok etkin, kapsayıcı bir sosyal güvenlik sisteminin açıklarının finanse edilmesi gibi harcamaların payının arttırılmasıdır.
Gelir bölüşümü konusu kuşaklararası bir meseledir.
Bugün de çok net görülmektedir, annesi yükseköğretim görmüş gençlerin eğitim performansları mukayeseli olarak çok yükselmektedir.
Gelir bölüşümü ancak daha fazla kızımıza sadece sene olarak değil kalite olarak da çok daha fazla eğitim üretmekten geçmektedir.
Savunma, Diyanet, 21-b ihaleleri ya da Saray için değil, nitelikli eğitim, nitelikli sağlık, konut için harcama yapılacak ise bütçe harcamalarının milli gelir içinde payının arttırılmasına hiç ama hiçbir itirazım yok çünkü bu eğitim, sağlık, konut harcamaları olmaksızın toplumsal refahın maksimizasyonu mümkün değil.
Nitelikli eğitim ve sağlık harcamalarının piyasalardaki özel işlemlerin etkinliğini arttıracağı da işin cabası.
Liberal demokratik yaklaşımların bütçenin büyüklüğüne itirazlarının iyi tartışılması da şart.
Kimse harcama kompozisyonuna bakmadan bütçenin milli gelir içindeki payının yüksekliğine takılmamalı.
Konu çok karmaşık ama o ölçüde de güzel bir konudur.
Lütfen daha adil bir gelir bölüşümünü vergi cetvelinde değil, harcamalarda arayalım.
Ama, şunu da unutmayalım, daha adil bir gelir bölüşümü için ön koşul evrensel ölçülerde bir hukuk devletidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025