Eyüphan KAYA
İnsanlığın anası, ilk öğretmeni, şefkat duygularıyla donatılmış, mübarek insan anadır, eştir.
Bir insan düşünün eşi hasta, bir çocuk düşünün annesi hasta….. Bu eksikliğinin yerini hangi dünyevi varlığı doldurur ki? Öyleyse kadın sağlığı aynı zamanda aile sağlığıyla eş değerdir. Bu münasebetle anne sağlığı için ne gerekiyorsa yapmalı, anne sağlığına sıkıntı veren ne varsa ortadan kaldırılmalı. Yani sorun oluşup kriz çözümüyle uğraşmadan, risk analızi yapıp sorunun oluşmasına engel olmak esastır.
Mutlu huzurlu ve sağlıklı aileler istiyorsak;
1-Çocuk gelinlere müsaade etmeyeceğiz,
2-Eşlerimizi ikinci sınıf vatandaşmış gibi düşünüp, kendilerine sıkıntı vermeyeceğiz.
3-Evilik öncesi eşlerin karşılıklı haklarını ve katlanması gereken hallerin fedakarlıklarını kendilerine öğreteceğiz.
Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı(TAPV) bu konuda 17 Nisan günü Diyarbakır Dedeman otelde bir günlük bir çalıştay yaptı. Çalıştaya İl Sağlık müdürlükleri çalışanları, Kadın dernekleri, Yerel yönetim çalışanları ve Akademisyenler katıldı. Ben de TkMM adına katıldım. Çok önemli mevzular dile geldi, yararlı çözümler sunuldu. Ancak referanslar olarak genelde batı değerlerine gönderme yapılıyordu. Ne yapsınlar okullarımızda, akademilerimizde bu referanslar var. Bir ara Norveç, İsveçte’ten örnekler verildi. İyi ki Norveç’e on günlük bir gözlemim olmuştu, olayın dezavantajı hakkında yakinen bilgi sahibiydim. Söz hakkı aldım ve şu katkıda bulundum.
“Efendim yeni Cumhuriyeri kurduk Osmanlının üzerine bir çarpı işareti attık. Ne oldu, ne bitti iyi kötü yanı neydi? değerlendirme fırsatını bulamadık. Kadın sorununu tartışıyoruz, ama İslami değerlerden bir alıntımız yok, Batının değerleriyle konuşuyoruz, halbuki batının bir çok değeri de işimize yaramıyor. Örneğin 18 yaşına gelen bir çocuk, annesine artık sen sana ben bana diyemediği gibi bir enne baba da, evladım sen 18 yaşına geldin artık başının çaresine bak demiyor, diyemiyor.
İslam dinine göre bir kadının esteiğinin bozulmasında bile risk varsa aile planlamasına gidilebilir derken, bilgisiz/bilinçsiz din adamları aile planlamasını Allah’a karşı isyan olarak dillendirdiler. Şu dinin zeraferine bakın, şu bilgisiz din adamlarının fetvalarına bakın.
Devlet seküler bir dille aile planlamasını halka dayattı ama başarılı olamadı. Aile hekimliği ifadesi beni memnun etti yani bütün mesele aileyi korumaktır, eğer aileyi kaybedersek meydana gelebilecek tahribatı telafi etmek çok zor olacak. Aslında bütün mesele şu, biz özgürlük derken erkek ve bayanları cinsi münasebetlerini serbest mi bırakacağız veya bir akde mi yani nikaha mı? bağlı olarak kabulleneceğiz? Bunu iyi düşünmemiz lazım.” Şeklinde bir katkıda bulundum.
Daha sonra Dr. Seyfettin Sarıbaş ve Prof.Dr.Nuray Özgülnar’ın nitelikli sunumlarıyla meselenin aslı üzerinde duruldu. Bilimsel istatistikler ve sorunların kaynağının elealındığı sunumlar ve çözüm önerileri, katılımcıların katkılarıyla çalıştayı zenginleştirildi.Umarım bu tür çalışmalar deniz dalgası gibi yayılır ve bu konuda insanımız bilgilendirilir. Kadın sorunlarımız da gittikçe azalır ve daha sağlıklı bir toplum oluşur.
İlk sefer öğrendiklerim, duyduklarım:
1-Bir ülkede kadın başına düşen çocuk sayısı 2,1’in altına düşünce nüfuş gittikçe yaşlanıyor, çünkü kendini yenileyemiyor.(Meğerse Başbakanın endişesi bundanmış)
2-Türkiye’nin gayrisfi milli hasilası fert başına ortalama yaklaşık 9,300 Dolar iken, Diyarbakırda 3,700 düzeyindedir.(yani fakir bir iliz)
3-Kaçak dahil elektriği kullanma açısından 81 il arasında 73. sıradayız.Çünkü sanayimiz yok.(Dolayısıyla istihdam az)
4-Hastahanedeki yatak sayısı Türkiye ortalamasının üstündedir.
5-Bebeklerin ölüm oranı Türkiye ortalamın altına düşmüş durumda,
6-Nüfus yoğunluğu açısında 12. şehir durumundayız.
7-15 yaş altı evlilikleri suç teşkil ediyor.
8-19 yaşından küçük kadınlar için doğumlar, 40 yaşından büyükler için doğumlar, 2 yıldan az arayla doğumlar ve 4’ten fazla doğumlar kadın için risktir ve kadın sağlığını bozduğu gibi ölümle de sonuçlanabilir.
Bu tür sorunların giderilebilmesi için,
1 Yasal düzenlemenin yapılması,
2-Nitelikli bir temel eğitimin çocuklarımıza verilesi,
3-Vatandaşlık okullarıyla halkımızın bilgilendirilmesi,
4-Refah düzeyinin yükselmesi için çalışmaların yapılması,
5-Siyasilerimizin soyut siyasetten vazgeçip, eğitim, üretime ve ekonomiye ağırlık vermeleri,
6-Sivil toplum kuruluşlarının daha aktif duruma gelmeleri,
7-Manevi değerlerimizden destek alınarak din adamlarının nüfuzundan yararlanılmalıdır. Kanaati uyandı.
Bu tür çalışmaların daha da çoğalmaması ve halkın aydınlatarak sağlıklı bir toplumun oluşması dileğiyle.
Dünya kadının etrafında dönüyor diyor ve herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017