Eyüphan KAYA
Yalçın Akdoğan; “Çözüm süreci, dünyada yaşayan bütün Kürtlerin sorunlarının çözüleceği bir süreç değildir.” demiş.
Son zamanlarda, devletin ve dolayısıyla hükümetin kurduğu en anlaşılır cümle budur.
Başından beri söylüyorum, ölüler barışmadan, diriler olanları unutmaz, diye.
Acı da olsa gerçek olan şey, bu gibi işlerde ilk önce konuşulmalıdır.
…
Şimdi sıra Kürtlerde.
Onlar da en az Yalçın Akdoğan kadar açık ve net bir şekilde, devletten ‘en çok istedikleri hakları’ masaya koymalılar.
‘Çözüm süreci’ sekteye uğrarsa, yaşanacak felaketi konuşmanın manası yok.
Yaşanacak olanları, otuz senedir yaşıyoruz zaten.
En fazla George Orwell’in, yazdığı, Hayvan Çiftliği’nde yaşananları hatırlamak için Burton A. Abrams’ın, Hayvan Çiftliğine Dönüş adlı çalışmasındaki sebeplere bakarız.
…
Uyarıyorum, herkes için ‘şöyle ya da böyle’ bir sona yaklaşılıyor.
Keskinleşen ortamın sorumluluğunu hükümete yıkmak, HDP’nin, ucuz oyunlarından başka bir şey değildir.
Herkes şahittir ki, Kürtler, bu sürece dahil olurken, devletin üniter yapısını tanıdıklarını ve bu başlık altında kültürel haklar konusunda ayrı ayrı tartışmalara geçilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.
Şimdi ise, çözüm sürecini başlatan tarafın Abdullah Öcalan olduğunu ve bu durumun, zaten Kürtler adına devlete bahşedilmiş(!) bir taviz olarak kabul edilmesi gerektiğini söylemeye çalışıyorlar.
…
Kimse kimsenin aklıyla, fikriyle alay etmesin.
“Madem süreci başlatan isim Öcalan’dır, o’ zaman Öcalan, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması karşılığında, kendisi için bazı imtiyazlar koparmayı denemiştir ve dolayısıyla Öcalan Kürt halkını satmıştır” mı diyeceğiz?
Ya da “Erdoğan, seçim dönemlerinde, Kürtleri ‘barış’ umuduyla kandırdı, oylarını aldı, kendisi de yeni yaptırdığı köşke çıktı ve süreci kapatın” mı dedi, diyeceğiz?
Hadi öyle diyelim de Kürt siyasetçiler bu oyuna nasıl geldi?
Ya Kandil’de bulunan on beş bini aşkın silahlı adam ve onları otuz yıldır eğiten komuta kademesine ne demeli?
Devletle otuz senedir savaşan bir yapı, devletin kendisini kandırıp kandırmadığını anlayamıyorsa, hangi akılla ‘çözüm sürecine’ oturdu?
…
Başa dönelim yine.
Yalçın Akdoğan’ın söylediği şey, hayati önem arz ediyor.
Aslında HDP, Kürtleri sokaklara çağırırken, devletin de uyanmasını sağladı.
Erdoğan; “Ben, çözüm süreci için hayatımı ortaya koydum.” derken, bu memleketin İstanbul’unu düşündü ve yaşadı önce.
On beş milyonluk kentte, iki milyonu aşan Kürt nüfusunu, o’ insanların ekmek parasını, kültürel ortaklıklarını, kaynaşmışlıklarını düşündü ve bu süreç mutlaka sonuçlanmalıdır, dedi.
Hakkari’de, bir Kürt olarak yaşamak kolaydır da, işler çığırından çıktığında İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da, Adana’da, Erzurum’da, ve hatta Mersin’de çok zordur, demeye getirdi.
…
Kimse kimseyi tehdit etmesin ve kimse de kimseyi korkak zannetmesin.
Kürt siyasetçiler de çıkıp, Yalçın Akdoğan kadar cesur olup; “Biz, Türkiye’nin Kürdüyüz, bugüne kadar bu devletin sebep olduğu acılar tattık, bundan sonra tatmak istemiyoruz ve ülkemizdeki sorunu çözmek istiyoruz.” demeliler.
İran’ın tatbikat malzemesi olan, Irak’ta, kimyasal felakete uğrayan, Suriye’de, insan yerine konmayan bütün Kürtlerin sorununu, Türkiye çözemez ve görevi de değildir zaten.
Belki de Erdoğan’ın, en başından beri vurguladığı ‘kardeşlik ve milli mutabakat’ tanımı, sınır dışındaki Kürtleri de kapsayabilirdi ama durumdan vazife çıkarıp, “alayına isyan” moduna girilince, devlet de, devletliğini gösterip, “şüpheli barış paketini” incelemeye aldı, haklı olarak.
…
Kimse yanlış anlamasın, devletin ağzıyla yazmak, ya da devletin aklıyla düşünmek zorunda değiliz.
Fakat kapitalistlerin yaptığı gibi, işler çıkmaza girince, sosyalizm kitapları satıp düze çıkmak isteyenlere karşı da kör ve sağır değiliz.
Enerji hatlarının kontrolünde, Kürtlere ihtiyaç yoksa Araplarla, onlara ihtiyaç yoksa, Yahudilerle, onlara ihtiyaç yoksa İranlılarla orgazm olan Batı, Türklerin de bazı koyunlar sakladığını ve dolayısıyla da bazı oyunlar bildiği hesaplamalıdır.
Bu tuzağın sahibi, işine geldiğinde, Berlin’de, Talat Paşa’yı, işine geldiğinde İstanbul’da Hırant Dink’i, işine geldiğinde, Hakkari’de, iki Ramazan’ı, bir Yunus’u, ensesinden vurup, bütün hesabı göreceğini düşünüyorsa, çok yanılıyor.
Bugüne kadar ne yazdıysam, ne söylediysem arkasındayım.
Kürdün, Kürt olmadığı bir Türkiye’de, benim Türklüğüm de bana haram olsun…!
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Vatandaşımı Yardıma Muhtaç Etme, Ey Devlet!
16.03.2020 - Bana Hizmetkar Başkan lazım!
26.08.2019 - Darü’l islam’ı ziyaret ettiniz mi
20.08.2019 - Meclise Hür Bir Vekil Gönderin
17.06.2018 - Ne hesabı ne hali?
17.04.2018 - İslam’ın neyini güncelleyelim Reisim?
11.03.2018 - Muhtar deyip geçme!
25.10.2017 - Bedelli askerlik vacip oldu galiba!
16.10.2017 - Komisyondan hayırlı haberler bekliyoruz
- Kitap Kafe projesi
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































ibrahim kurulgan
eline saglik,agzina saglik necati arkadas.yazdiklarinin hepsine katiliyorum.
Atilay Saygı
Sevgili hocam; <<< Demokrasi kültürü, anlaşamadığımız konuları tartışıp, ortak uzlaşma noktaları bulmaya çalışmaktır." Böyle bir yol arkadaşlığı dostlukları, sevgileri de geliştirecektir.>>> Çok yerinde bir tesbit. Taraf gazetesi üzerine yapmış olduğun değerlendirmelere katılmamak elde değil. Taraf herhangi bir nedenle kapansa bile; Demokrasiye vermiş olduğu katkı nedeniyle kendisinden çok söz ettirecektir. Eline kalemine sağlık, sevgilerimle :)
Atilay Saygı
Sevgili hocam; <<< Demokrasi kültürü, anlaşamadığımız konuları tartışıp, ortak uzlaşma noktaları bulmaya çalışmaktır." Böyle bir yol arkadaşlığı dostlukları, sevgileri de geliştirecektir.>>> Çok yerinde bir tesbit. Taraf gazetesi üzerine yapmış olduğun değerlendirmelere katılmamak elde değil. Taraf herhangi bir nedenle kapansa bile; Demokrasiye vermiş olduğu katkı nedeniyle kendisinden çok söz ettirecektir. Eline kalemine sağlık, sevgilerimle :)