Fehmi KORU
Nasıl bir zamanlamadır bu, hayret…
Bugün gazetelerde “MHP ile AK Parti, cumhur-başkanlık sistemi üzerinde anlaştılar” haberini okuduğunuzda, bir gazetemiz de (Habertürk), bir araştırma şirketine (andy-ar) yaptırdığı anketle, o başkanın kim olduğunu açıklayıverdi: Recep Tayyip Erdoğan…
Eh, bize de kendisini tebrik etmek düşer…
Kayda geçsin lütfen, tebriği herkesten evvel yaptığım…
Rakamlar olur diyor
AK Parti’nin Meclis’teki milletvekilleri hiç firesiz parmak kaldırdıklarında 330 barajının aşılması için sadece 14 oy daha gerekiyor; MHP’nin 40 milletvekili olduğuna göre…
Halkoylamalı anayasa değişikliği çantada keklik sayılır…
Halkoylamasına gidildiğinde, yine Habertürk/andy-ar anketine göre, halkın yarıya yakını (yüzde 47.1) “Başbakanlığın olmadığı, Meclis’in devam ettiği cumhurbaşkanlığı sistemini onaylar mısınız?” sorusuna “Evet” cevabı vermiş görünüyor. “Başkanlık sistemi ülkeyi ileri götürür mü?” sorusuna “Evet” diyenler yüzde 49.9 zaten…
Arada ikna edilmesi gereken pek az kişi kalmış görünüyor.
Herhalde o da olur.
Olur da iyi mi olur?
Bu soruyu yalnızca sistem değişikliğinin ülke için iyi olup olmayacağı kuşkusuyla sormuyorum; niye sorayım ki? Halkın yüzde 51.3’ünün “Türkiye iyiye gidiyor” kanaatinde olduğunu aynı anketten öğrenmiş bulunuyorum.
Kararını vermiş görünüyor halk. Daha iyiye doğru sadece bir adım kalmış gibi.
Yaz başında kurulacak sandık onu da sağlayabilir.
Ben yine de kuşkuluyum: Bunca zahmet göze alınarak.. “Ya olmazsa” endişesi yaşanarak.. halkı bu noktaya getirmek için doğrudan ve dolaylı yöntemler uygulanarak.. elde edilmiş bir sistem değişikliği ve ardından yapılan seçimde.. ‘andy-ar’a göre halkın yüzde 50.5’u “O olsun” dediği Tayyip Erdoğan seçildiğinde.. bu onun ve partisi için sahiden iyi olacak mıdır?
AK Parti ve Tayyip Erdoğan her seçimde çoğunluğu alarak ülkeyi 2030’a kadar, hatta ondan sonra da yönetme şansını yakalayabilecek midir?
Garip bir soru biliyorum, ama soru işte.
Türkiye’de 2019 seçimler yılı olacak; genel seçim, yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimi hep 2019 yılında yapılacak…
Senaryolar… Senaryolar…
Şöyle bir senaryo düşünün: Tayyip Erdoğan bugünkü popülerliğini ve halkın kendisine yansıttığı sevgisini daha da büyüterek seçimlere girdi ve karşısında en kabadayısı (andy-ar’a göre Kemal Kılıçdaroğlu) yüzde 2.7 alabilecek rakipleri karşısında başarılı olarak yeni sistemin cumhur-başkanı olarak seçildi…
Buna karşılık, AK Parti, kimsenin kabahati olmaksızın, iç ve dış olaylar iktidarın görüntüsünü sarstığı için.. Bu bir senaryo, unutmayalım.. Evet, çevre şartları yüzünden.. yalpaladı.. Seçmene kendini anlatamadı.. Rakip partiler bu defa gerçekten karşısında saf tuttular ve kaybetti AK Parti…
Olamaz mı? Pekala olabilir.
Ne olacak o zaman?
Cumhur-başkan, partisinin lideri olmaya devam edebilecek etmesine, ama artık iktidardan uzaklaştırılmış partisinin…
Makul olmayan bir senaryo gibi mi geldi bu? Oysa ‘başkanlık sistemi’ bulunan pek çok ülkede fiilen yaşanmış ve yaşanmakta olan gerçek durum bu. Olabilir yani.
Senaryo bir tane değil bizde…
İkinci senaryo biraz daha çetrefil, ama yine olabilecek bir senaryo.
Ülkemizi yeni bir sisteme doğru taşıyanlar (Tayyip Erdoğan ve arkadaşları ile Devlet Bahçelive bazı arkadaşları) bunu ne için arzu ediyorlar?
Türkiye’nin yeni sistemle daha iyi yönetileceğine inandıkları için değil mi?
Parlamenter sistem sıkıntılar yaşatıyordu.. aslında hiç hesapta yokken.. zorunluluk yüzünden.. cumhurbaşkanını halkın seçtiği bir ülke haline dönüştük.. Cumhurbaşkanı da Tayyip Erdoğan olunca.. Aslında anayasada bulunmayan yetkileri de kullanmaya başladı..
Ve.. kararlar çok daha kolay alınabiliyor…
Gerçek anlamda başkanlık sistemine geçtiğimizde.. Anayasayla uyum içerisinde bir sisteme geçilmiş olacağı için.. daha da başarılı çalışacaktır.. diye inanılıyor…
Ben de diyorum ki.. Ya beklenen olmaz ve iyi çalışmazsa bu yeni sistem?
Türkiye zor bir ülke. Halkının özellikleri sebebiyle zor. Bulunduğu bölge onu daha da zor bir ülke haline getiriyor. Bir de onunla uğraşanlar var: Üst akıl gibi (Herhalde vardır bir ‘üst akıl’değil mi?).. Dost bilindiği, ittifak ilişkisi içerisinde bulunulduğu halde düşmanlık sergilediğine inanılan ülkeler…
Onlar geçmişte parlamenter bir sistemle karşı karşıya olduklarını bildikleri için fazlaca ısrarcı olamıyorlardı taleplerinde; oyunlar oynamaya kalktıklarında karşılarında yalnızca iktidar partisini değil muhalefeti de buluyorlardı.
Sistem değişip ‘tek adam’ ile muhatap olmaya başladıklarında..
Mazereti kalmayan bir sistem bulacaklar karşılarında…
Rusya’da Vladimir Putin.. ABD’de Donald Trump.. Türkiye’de Tayyip Erdoğan.. Güçlü liderler..
Lâfı uzatmayayım: Böyle bir dünyada Türkiye’nin bir o yana bir buyana sallanması kaçınılmaz hale gelebilir.
Gelirse.. O zaman yine ilk senaryo devreye girer; AK Parti gözden düşer, muhalefet iktidar olur ve partili başkan ile başka partilerin çoğunlukta bulunduğu parlamento ortaya çıkar…
Kavga çıkar vallahi…

ABD’de kurucu babalar.. Senato ile ‘dar bölge’..
Zaten bu tür mülâhazalar müzakereleri sırasında masaya getirildiği için, Amerika’da, 250 küsur yıl önce, sistemin esaslarını belirleyen kurucu babalar, tedbir olarak, parlamentoyu iki kamaralı tasarlamışlardır.
Temsilciler Meclisi yanında bir de Senato…
E, biz ise yeni sistemi yine bir tane Meclis’le götüreceğiz.
Hemen bütün başkanlık sistemlerinde Meclis yanında bir de Senato bulunur oysa…
Yalnız o kadar da değil, güçlü başkanı dengelemek üzere, parlamenterler ‘dar bölge’sistemiyle seçilir başkanlık sistemlerinde…
Biz ise yalnızca ‘güçlü başkan’ seçtireceğiz halkımıza ve onun derdimize derman olmasını bekleyeceğiz.
Ağzımdan yel alsın senaryosu
Hadi bir başka senaryo daha hatırlatayım: Bütün bu kargaşayı sandıktan cumhur-başkan olarak Tayyip Erdoğan’ın çıkacağı varsayımı (veya andy-ar anketi) üzerine gerçekleştiriyoruz; ya beklenen olmaz, başka biri seçilmeyi başarırsa?
Olmaz olmaz demeyin… Tayyip Erdoğan için de “Ondan muhtar bile olamaz” denildiği günleri hatırlayın ve bugünü… O şimdi cumhurbaşkanı…
Demokratik sistemlerde ‘banko’ diye bir şey olmaz. Olsaydı, ABD’de seçimi Trump değil herkesin ‘banko seçilir’ gözüyle baktığı Hillary Clinton kazanırdı.
Ya AK Parti anayasa değişikliği oylanırken fire verirse? Ya MHP’den genel başkan ve genel sekreter dışında hiçbir milletvekilinin eli değişiklik paketine oy vermeye gitmezse? Ya OHAL’de yapıldığı için anketler gerçeği yansıtmıyorsa?
Ben yine de yeni başkanı bugünden tebrik etmiş olayım…
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026