Fehmi KORU
In this courtroom sketch, Turkish-Iranian gold trader Reza Zarrab, center, testifies before Judge Richard Berman, right, that he helped Iran evade U.S. economic sanctions with help from Turkish banker Mehmet Hakan Atilla, Wednesday, Nov. 29, 2017, in New York. At left is an interpreter. (Elizabeth Williams via AP)
“Araba devrilince yol gösteren çok olur.”
Bu sözü hatırlar mısınız?
Rıza Sarraf (ABD’deki davada adı Reza Zarrab) duruşmaları başladığından beri bu sözü daha sık hatırlıyorum.
Akıl vermeye karşı olduğumdan değil, hayır hâşâ, tam tersine, akla en fazla ihtiyaç duyulan bir ortamdan geçtiğimizi iyi biliyorum.
Geçtiğimiz ortamda akla ihtiyaç var.
Konu tapeler yayınlandığı 17-25 Aralık döneminde ilk gündeme geldiğinde.. sonraları Rıza Sarraf’ın âniden Miami’de beliriverdiği 1,5 yıl önce de.. bugün akıl vermeye kalkan çoğunluğun neler yazıp hangi akılları ekranlara taşıdıklarını hatırlıyorum.
“Merak etmeyin, üstesinden geliriz” genel başlığı altına girecek akıllardı bunlar…
İşin özüne hiç girmeyip etrafından dolaşılıyor ve üstelik ‘vatan evlâdı’ hamasetiyle Sarraf’a sahip de çıkılıyordu.
Onun odağında bulunduğu olayda ismi geçen bakanların yanlış yaptığı sorgulanmak istenmiyordu.
Hep birden bakanlar aklandı. Hep birden ABD kınandı. Sarraf için ABD’ye 2 nota bile verildi.
Şimdi de yine hep birden ‘kumpas’ çığlıkları yükseliyor. Sarraf ‘casus’ oldu ve hakkında soruşturma açılıp mallarına el konuldu. ABD için ‘eşkıya devlet’ tespitleri eşliğinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurma akılları veriliyor.
Bugünleri geçmişteki yanlış akılların hazırladığına değinen yok.
Konu ilk gündeme geldiğinde sağlıklı bir değerlendirme eşliğinde doğru uygulamalar yapılabilse.. alınan tedbirler yarım bırakılmayıp yargının konuya eğilmesi sağlansa.. şimdilerde hakkında ‘casusluk’ iddiasıyla cezai soruşturma açılan Sarraf Türk mahkemelerinde o zaman yargılansa..
Emin olun, New York’ta dava açılmasının önü kesilirdi.
Yanlışlıklar ülkemizin ABD’de yargılanmasını getirdi.
Hiç değilse şimdi durup düşünsek ya…
Düşünmemizi istediğim konu şu: “Acaba geçmişte yanlış akıllar verenlerin şimdilerde verdikleri akıllar da yanlışsa? Bugün verdikleri akıllarla yola devam edildiğinde başımıza daha da büyük dertler açılırsa?”
Evet, haklısınız, benim de burada yaptığım bir yönüyle akıl vermek.
Konu Türkiye’nin bugünü ve geleceği olunca, ne yapayım, kendimi tutamıyorum.
Ancak ben “İllâ benim aklımla hareket edilsin” iddiasında değilim. Bütün istediğim, karar alma mekanizması içerisinde yer alanların, tabii öyle bir mekanizma varsa, kendilerini suret-i haktan görünenlerle sınırlandırmamaları, her görüşe kulak vermeleri…
Başlarda birlikte oldukları, kendileri için düşünen ve başarılarını destekleyen kişilerden politik çizgilerini bütünüyle (yanlış olduğunda da) benimsememiş olanlarla yollarını ayırmaları…
Demokrat Parti.. Adalet Partisi.. Anavatan Partisi..
Geçmişin iktidarları hep aynı yoldan geçtiler.
AK Parti yönetim kademesi, “Biz farklıyız” diye düşünüyor, biliyorum. Ancak bir şeyi daha biliyorum: Geçmişte hata yapanlar da onlar gibi düşünüyor, kendilerinin öncekilerden ‘farklı’ olduklarına, yanlış yapmayacaklarına inanıyorlardı.
Bizde tarihin sürekli tekerrür etmesinin bir sebebi de budur.
Şu günlerde yeni çıkan bir hatıratı okuyorum; Rasim Cinisli’nin ‘Bir Devrin Hafızası’ adıyla yayınlanan anılarını…
Aslında ‘bir devrin’ değil, birden fazla devrin hikâyesi anlattığı…
Gençlik liderliği (MTTB Genel Başkanlığı, 1965-1966) sonrası henüz yaşı bile tutmamışken milletvekili seçilerek (1969) siyasi hayata girmiş, o gün bugündür hep merkez siyasete yakın bulunmuş bir isimdir Rasim Cinisli.
İçerisinde siyasi bir aktör olarak yer aldığı 1969 sonrasında yaşadıklarını bir tarafa bırakayım, anılarından henüz yetişme döneminde tanığı olduğu Demokrat Parti’nin ‘hatalarına’ ayırdığı sayfalar (144-147) bile okunsa, iktidarları bekleyen tehlikeler konusunda gaflete düşülmez.
AK Parti bugün içeride ve dışarıda köşeye sıkıştırılmasını amaçlayan kumpaslara muhatap, buna kuşku yok; ancak ‘kumpaslar’ ile öyle uluorta “Bana kumpas kuruldu” diye bağırarak ve etraftan sempati toplamaya çalışılarak başa çıkılmaz.
Kumpaslarla akılla başa çıkılır.
Aksi halde, ‘kumpaslar’ daha derinleşir ve muhatabına daha fazla zarar verir.
Evet, New York’ta devam etmekte olan Sarraf davası konusunun yanlış değerlendirildiğini, yanlış değerlendirmeler yüzünden, geçmişte olduğu gibi bugün de hatalar yapıldığını düşünüyorum.
“Araba devrilince..” diye başlayan sözün sahibi olan eskiler şunu da söylemişlerdi: “Akıl akıldan üstündür.”
Sorun, verilen akıllarda
Bizde tarih hep tekerrür eder
Rasim Cinisli’nin anıları
Türk siyasi tarihinde yaşanan hemen her sıkıntının temelinde, merkezde yer alanların kendilerini yakın çevreleri dışındakilere kapatmaları yatıyor.
Kumpaslar nasıl boşa çıkartılamaz
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026