Güldalı COŞKUN
Çemberin bir noktasından çıkarsanız yola, dönüp dolaşıp geleceğiniz yer yine aynı yerdir.
Ve hep de çemberin bir noktasından çıkıyoruz yola; çembere alınmışlığın mutlak kısır döngüsü de bu değil mi zaten.
Yine de başka bir coğrafyada uyanmak yerine bu çemberi kırmaktan yana meylim; çarpa çarpa çeperlere hasar alsa da yüreğim, yorgun düşse de bedenim, yıkamazsınız dağ gibi azmimi.
Pes etmek yok işe koyulmak lazım. Her birimiz tutmalıyız bir ucundan Arap saçı meselelerin.
Hangi birinden başlamalı diye sormuyorum bile, “bir” meselesi var bu ülkenin; tüm problemlerin verimli toprağı gibi, fidan fidan, dal dal ,ve boy boy filiz veriyor hiç durmadan türlü meselelere.
Tabii ki, elbette, maalesef ve evet; Kürt meselesi.
Bazen detaylarda boğulduk, bütünden koptuk; bazen de bütüne baktık insanı unuttuk.
Seksen-doksan yıl öncesine hatta daha da öncesine dönüp temcit pilavı misalı tekrarlara niyetim yok.
Son otuz yıl, bu çağa uymayacak kadar can acıtıcıydı zaten. Hiç olmazsa buradan başlayıp, gelinen noktadaki kazanç ve kayıpları ortaya koymakta yarar var.
Ancak altmış bine yakın can kaybından söz edilirken, karşısına hangi kazancı koysam denk düşerdi bilemedim. Ne talep edilenler ne yapılanlar asla bir canın bedeli olamazdı, olmamalıydı ve olmamalı.
Mutlu olmaksa hayatın amacı, bunun yolu kendin olmaktan geçer. Sen, “şusun-busun, dilin bu, kimliğin bu, sen bilemezsin bunu ben belirlerim” denilen bir ortamda mutluluk mümkün müdür.
Mutsuz insan, hırçın ve saldırgandır. Hele bir de istemiyorsa çizilen sınırları, ölüm gibidir yaşamak.
Bu ruh halindeki insanlar, sıkışmışlık ve çaresizlik içinde tek çözümün şiddet olduğunu, karşı tarafı ancak böyle ikna edebileceklerini düşünürken, zamanın değiştiğini, artık dünyanın eski dünya olmadığını, aslında tüm ırk ve dinlerin üstünde olan ekonomik bir sistemin (birçok olumsuz yanlarına rağmen) statükocu yönetimleri bazı şeylere zorladığını fark edemeyebilirler mi!
Sokakta bulduğunuz yaralı bir kediciğe, yardım etmek için bile el uzattığınızda ilk reflexi sizi tırmalayacak gibidir. Acı işte böyledir, güveni imkansız kılar.
Bu yüzden kullanılan üslup, acı çeken insanların üzerinde şefkat etkisi yaratmıyorsa, beyhudedir tüm çabalar.
Meselenin çözümünde şiddetten yana olanlara inat, homojen olmamasına rağmen Kürtlerin talebi, ortak dile saygı ve güveni eklemleyip, korkulara yenik düşmemek gerekir.
En temel korku bölünme korkusu ve aslında yapılan/yapılamayan her şeyin belirleyicisi de bu korku.
Oysa daha çocukken öğrenmedik mi, üstüne gidilince küçüldüğünü korkularımızın…
Kaldı ki, ayrı bir devlet olmak isteyenlerin oranı oldukça düşükken, bu korkunun olması gereken bir çok şeyi engellemesi, biraz da korkulanın başa gelmesini hızlandırmaz mı!
Kim ne istiyor?
Bir grup Kürt, birleşik Kürdistan’ı savunuyor.
Bir grup; Federasyonu, bir grup, Demokratik Özerklik, bir grup da eşit hak ve özgürlüklerin sağlanması ile mevcut durumun korunmasından yana.
Tüm bunların özgürce konuşulabileceği bir ortamı yaratmak, bir takım yasalarla güvence altına almak ve hatta bunları savunan parti ve oluşumlara saygı ile yaklaşıp, sunulacak seçenekleri dinlemek ne devlete zarar verir ne de bir kısım, özellikle bu işin şiddetle çözebileceğini inanan bir oluşumun korkuttuğu gibi Kürtlerin kendi içinde bölünmesine neden olur.
Sesi en çok çıkan her nedense kendisini, o milletin tek temsilcisi sanma gafletine düşer. Yıllarca Türkiye Cumhuriyetinde sesi fazla çıkan bir kesimin, bunu öğrenmiş olmasının örnek alınması önemle rica olunur.
Kürt halkını, bir cendereye sıkıştırmanın ve onları alternatifsiz bir alanda koyun sürüsü gibi görmenin, farklı fikirlerle ortaya çıkan insanları, Kürt düşmanı ilan edip, soyutlayıp, itibarsızlaştırma eğiliminin en büyük zararı, uzun vadede yine Kürt halkına olacaktır.
Öte yandan tekrar Devletin bakış açısına dönecek olursak, yeryüzünde hiçbir devlet sonsuza kadar baki kalmamıştır. Devletler, sistemler ve ideolojiler insan için ve daha kaliteli bir yaşam içinse ve artık bunlar insana değil, kendine hizmet ediyorsa varsın bölünelim ne çıkar.
Zira; bu kafayla bitişin başlangıcında olmaz mıyız!
Gecikilen hergün, şiddeti beslerken, yapılan iyi şeyler de adeta şiddetin başarısıymış gibi bir hissi uyandırmıyor mu!
Ölen yüzlerce, binlerce genç, akıl almaz acılar, bir ülke daha kurmaya yetecek kadar yaşanan ekonomik kayıp ve mutsuz bir halk…
Nereye kadar, bu durum böyle!
Herhangi bir konuda karar alırken karşımıza çıkan bu ana sorunumuzu çözmediğimiz sürece, iki ileri bir geri gitmekten yerimizde saymaya devam edeceğiz.
Öyle bir sorun ki; dış politikada (Suriye örneğinde olduğu gibi), ekonomide, eğitimde ve sosyal yaşamda sürekli yolumuzu tıkayarak, alınan tüm karalarda sancılara sebep oluyor.
Neden direnilir Anadilde eğitim gibi, olmazsa olmaz bir şeye…
Neden ve ne hakla direnilir, farklı etnisitelerin doğal haklarının kullanılmasına.
Ve neden hala bu kadar korkulur farklılıklardan.
Bilinmez mi ki, insanları bir arada tutan aynılıklar değil,
Güvenilir, samimi ve adil olunacak aydınlık gün ve yarınlardır…
Çemberin bir noktasından yola çıkıp, yine aynı yere dönmek yerine,
Bu kısır döngüyü kırmak ümidiyle,
Sevgilerimle.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018