Güldalı COŞKUN
Bir yalnızlık türküsü dillerde… Kime sorsanız mutsuz, kime sorsanız yalnız.
Fiziken yalnız olmasa da yalnız; sokakta yalnız, ailesiyle birlikteyken yalnız ve kalabalıklarda dahi yalnız…
Kime sorsanız, insanlar sevgisiz ve bencil ve kime sorsanız hep karşıdakinde kabahat.
Aynı koronun solistleri gibiyiz, yok aslında birbirimizden farkımız…
Tonlarımız ayrı olsa da, el birliğiyle tükettik, tüm sevda türkülerini.
Şef de yoruldu bizden, ne haliniz varsa görün dedi!
Modernlik ülkesine girmenin ilk şartı, geleneği gümrükte bırakmak idi.
Yeni dizayn insanda, köksüzlük makbuldü.
Yaşanmışlıkların birikimini, kültürü itti elinin tersiyle, bu yeni insan.
Artık; “bir ben yoktu, benden içeru” bir “ben” kaldı tek başına.
Uygarlaştık Elhamdülillah!
Lakin, aşk bizi terk eyledi…
Çağdaş insanın “kutsal bireyselliği” eski yalın aşklara izin vermiyor.
Ruhumuz, dehlizlerden oluşmuş dolambaçlı bir labirent gibi…
Kayboluyoruz kendi çıkmazlarımızda… Yalpalaya yalpalaya, sendeleye sendeleye!
Yaralı ve yarımsak, aradığımız da sevgiyse, neden bulduğumuzda öldürürüz…
Neden tüm sevgiler maktül, insanlık müebbette…
Neden!
Bir gün, yüksek bir binanın en tepesinden alabildiğince gözüm, akıp giden insan selini seyrederken buldum kendimi…
Yer yer komik ama daha çok hüzünlü geldi…
Elleri dolu, elleri boş, şık, zarif, güzel insanlar…
Zevkli zevksiz, kaba, çirkin, yoksun, yoksul, zengin insanlar…
Ama salt beden, ruhları yoktu…
Muhtemelen evde bırakıp çıkmış(tık)lar!…
Bir koşturmaca bir telaş…
Araçlar, amaç olmuş; amaç, neydi unutulmuş…
Sahi amaç neydi!
Öbek öbek, oradan oraya koşan, yürüyen, savrulan bedenler…
Evlerine dönünce ruhlarının kapısını çaldılar…
Kapıyı açan olmadı. Terk edilmiş, viran ve ıssızdı…
Modern insanın egosu, kendi ruhunu bile yanına alamayacak kadar, bencil ve şişman…
Kendi ruhuna ihanet eden, bir başkasını beklentisiz, nedensiz ve çıkarsızca sevebilir mi ki?
“Güzelliğin on par’etmez
Bu bendeki aşk olmasa.”
Demiş, gözleri görmeyen gönlü güzel Veysel.
Yine Sunay Akın şöyle anlatır, bir yaşanmışlığı:
“ …”Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor” der kadın…
Çıkartıp bakarlar ki!
Ayakkabısının içinde bir tomar para!
Kocası her şeyin farkında… Biliyor ki gidecek…
“Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti”
Yaban elde muhtaç olmasın diye!
O yoksul köylü;
Bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu…
O güzel insanı…
O onurlu davranışı sergileyen…
O terk edilen adamı…
Hepiniz tanıyorsunuz! Bu memlekette töre cinayetleri, kadına karşı uygulanan şiddet mi yakışır? Yoksa… Âşık Veysel gibi hayatında hiç kitap okumasa, okuyamasa bile… Kitap gibi hayat yaşayan adamlara mı yakışır.”
Simdi; modernizmin tutsağı, her şeyin içini boşaltan modern insan mı, şalvarı ve sazıyla bir zamanlar Ankara’ya sokulmayan Veysel mi daha mutluydu acaba, diye sorulmaz mı?
Popüler kültür, tüketirken her şeyi, yeni tüketimler (aşklar ve sevgiler) için, sebepler üretti…
Sonunda da aşka ihanet edip, yalnızlığa sadık kaldı..
Oysa aşk, nedensiz, beklentisiz ve çıkarsız olmalı.
Ki; işte o zaman saf, temiz ve Aşk’ın en gerçek hali.
Nedensiz olmalı sevgiler…
Kim bilir, belki de böyle son bulur tüm cinayetler…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018