Güldalı COŞKUN
Antalya… Mart 15, güneşli bir gün ve bir AKP Mitingi. İzmir’den sonra CHP’nin kalesi olarak bilinen bir yer Antalya. Tıpkı İzmir gibi kıyasıya bir seçim yarışı ve aslında sevilen de bir adayı var AKP’nin. Menderes Türel, bir milletvekili ve aynı zamanda Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı. Dahası bundan önceki dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı olan Türel, partisinin geleneğine uygun olarak ciddi proje ve yatırımlarla halkın karşısına çıkıyor.
Şehir, İstanbul’un 1970’lerdeki haline benzer şekilde yoğun bir göç alıyor. Özellikle Van depreminden sonra da ilk tercih edilen yerlerden biri olmuş. Merkezden çevreye doğru genleşmiş, yeni siteler ve yerleşim merkezleri oluşmuş. Bu da alt yapıdan, çevre, ulaşım ve eğitime kadar önemli yeni hizmet alanları oluşturmuş.
Birkaç gün öncesinden, Erdoğan’ın bu gün saat 15.30 da Antalya’da miting meydanında olacağı duyurulmuştu. Günlerdir TV’lerde canlı izlediğimiz meydanları yakından görmek, insanların duygu ve düşüncelerine tanık olmak için, sohbet imkânı olsun diye biraz da erken gitmeyi tercih ettim. Adana Mitingi nedeniyle en az bir saat geçikmeli başlayacak miting alanının dörtte üçünü saat 14.30’da doldurmuş insanlar, ellerinde bayraklarla ve müzik eşliğinde adeta bir bayram havası vardı.
Bebek arabalarıyla, dedeleriyle, nineleriyle, yaşlısı genci ailecek gelmişlerdi meydana. Bu kadar kalabalığa bebekleriyle gelen annelere de şaşırmadan edemedim. Çevre ilçe ve köylerden gelmiş, çoğu başörtülü ve mütedeyyin kesimin oluşturduğu kalabalıkta ilginç gelen ve beni şaşırtan portreler de vardı..
Ancak yanlarına yaklaşıp, konuşmaya çalıştığım insanlardaki tedirginlik de gözümden kaçmadı. Siz CHPlisiniz galiba, ancak onlar sorar; “neden AKP?” diye, çünkü; görmezler onlar, duymazlar hem her hizmetten yararlanırlar hem de yok sayarlar dedi, otuzlu yaşlarda genç bir hanım. Eğitimini başörtüsü yüzünden tamamlayamamış, evlenmiş ve kırgın devlete. Avukat olmak istiyormuş.
Tekerlekli yürüteçle dinlene dinlene gelen, ufak tefek, başında yandan taktığı şık bonesiyli bir teyze. Teyzeciğim merhaba, niçin buradasınız ve neden AKP, diye sordum…
Evladım seksen altı yaşımdayım ve asker eşiyim, Cumhuriyete sahip çıkmak için buradayım; Emine hanım burada mıdır, onunla görüştürebilir misiniz beni deyince, şaşırdım.
Niçin, görüşmek istersiniz dediğimde, Erdoğan’a dikkat edip, iyi bakmasını söyleyeceğim kızım dedi. Cumhuriyet demek halk demek, ülkesine sahip çıkmak, geliştirmek ve hizmet etmek demek ve CHP’li gelenekten gelen bir aile olarak, lafta Cumhuriyet diyenlerin değil, yaptıklarıyla Cumhuriyete değer verenlerin yanındayım.. Elimde olsa, Atatürk gibi anıtını dikeceğim Erdoğan’ın, öyle çok seviyorum onu deyip, engellilerin olduğu bölüme doğru ilerledi, üç adımda bir dinlenen teyze.
Vakit geçtikçe artan kalabalık ve coşku inanılır gibi değildi. Üç liderin de posterinin asılı olduğu bir tarafa doğru bakarak, kendi kendine parmak sallayıp konuşan bir hanım gördüm ve yaklaştım yanına…
Ne söylüyorsunuz merak ettim dedim.. Yedirmeycez size gaarii, hadiyin ordan, rahat bırakın Tayyip’i deyom bunlaa dedi… Neden AKP? Deyince, kimsin sen, hani elinde bayrak, CHP’densin sen biliyom, onlaaa benziyon, eyi bak bağa şimdi, diğne beni, dedi ve başladı: Ben köylüyüm Varsak köyünden geliyom, bu adamı çok seviyom neden biliyon mu, burada yaptığı hizmetleri bırak hacca gettim, orada bile bizler için klimalı, çadırdan kocaman şemsiyeler yaptırmış. Buradakileri saymayayım, şincik söyler sen dinleve gaari! Altmış iki yaşındayım beş yetişkin çocuğumla dolaşıyoz Tayyip’e oy verin diyoz komşulara, dedi. Cemaat ablaları diyor Başbakan, hiç size gelen oldu mu? Gelmez mi geldiler geldiler de cevabını da aldılar; “sen önce o başörtünü çıkar da gel, öyle oy iste CHP’ye” dedik diye anlattı hemen yanındaki genç hanım.
Az ilerde başında şapkası ve güneş gözlükleriyle Sezen Aksu’yu andıran bir hanım vardı. Aslen Diyarbakırlıymış bir yıl önce İzmir’den gelmişler. Tüm aile ve akrabalar ulusalcı ve her gün tartışıyorlarmış. Tuhaf olan tüm hizmetleri beğeniyormuş ulusalcı yakınları ama yine de alışkanlıklarından vazgeçemiyorlarmış. Eskiden Diyarbakırlıyım diyemezmiş, şimdi rahatça söylüyormuş ve onu en çok mutlu eden şey, barış süreci ve bir yıldır bu yüzden ölenlerin olmamasıymış.
O da ne! Dışarıda görsem yüzde bin Kemalist diyeceğim bir figür. Tam bir “Cumhuriyet kadını” Emekli öğretmen ve seksen yaşında. Sarıya boyamış erkek kesim saçlarını ve kıpkırmızı rujunu sürmüş gelmiş, miting boyunca bir elince bayrak bir elinde AKP flaması sallayıp durdu.
Erdoğan’ın geldiği an: Islıklarla, çığlıklar eşliğinde adeta yer gök inliyor ve spontane bir şekilde hep bir ağızdan “Türkiye, seninle gurur duyuyor!” diye bağırıyorlardı. Yüzlerindeki heyecan, gözleri dolanlar, Allah’ım sen onu koru diyenler, dua okuyanlar ve insanı şaşırtacak büyük bir sevgi doldurdu meydanı.
İtiraf edeyim ki, bu kadarını beklemiyor ve hatta kimilerinin meraktan geldiğini düşünüyordum. Anne babalarıyla gelmiş gençler beni daha da şaşırttı. Çünkü on yıl öncesinde çocuktular ve bir kıyas yapamazlardı.. Orada tek eğreti duran bendim doğrusu ve o insanların doğallığını, içtenliğini ve sevgilerini kıskandım. Aldığımız eğitim ve yaşadığımız çevre galiba bize en çok da “kibirli” olmayı öğretmişti.
Başbakan, alanı yüz bin kişinin doldurduğunu söylediği konuşmasına, ilçelere teşekkürle başladı. Dikkatimi çeken bir şey daha vardı, oradaki kalabalığa rağmen her birey sanki direkt kendisiyle konuşuyormuş gibi Başbakanın her söylediğine cevap veriyordu.
Amaan boşver sen onları; öyle öyle, doğru diyon, inşallah inşallah, he tabii ya iyi olur, olmaz mı… gibi sözcüklerle adeta bire bir iletişim kuruyor gibiydiler. İşte buydu ve orada karşılarında konuşan adam, kiminin oğlu, kiminin ağabeyi, kiminin amcası gibiydi. Onlardan, kendilerinden, eşit ve güvende hissettikleri, küçümsenmeyeceklerinden emin oldukları ve dertleşebilecekleri bir dostlarını dinler gibiydiler.
Konuştuğum kişilere satır aralarında, yolsuzluk yaptı diyorlar, siz ne diyorsunuz dedim, büyük çoğunluğundan aldığım cevap, hikaye onlar, biz hiç birine inanmıyoruzdu. Yaşı büyük olanlar, Menderes’e de aynını yaptılar, o zaman koruyamadık Başbakanımızı ama şimdi canımız pahasına yanındayız diyorlardı. Seksen beşinde bir amca, ömrün sonundayım ama içim rahat torunlarımı bırakıp gideceğim dedi. Siz gençsiniz kızım, bizim yaptığımız hatayı yapmayın sahip çıkın başvekilinize dedi.
Bu konuda en çarpıcı yanıt, yine bir köylü teyzeden geldi. Evladım biz toprak insanıyız, toprağı tanır gibi adamın hasını da biliriz Tayyip, dürüst adam, iftira atanlar kendileri yolsuz; demesiydi.
Meydanların sahibi böyleydi; içlerinde hali vakti yerinde olanlardan çok daha fazla işçi, köylü ve küçük esnaf kesimi vardı. Aklıma; “inanamıyorum Banu devrim oluyor!” deyip aynı zamanda pahalı ayakkabılarından bahseden Ece Temelkuran geldi. Sonra, gezide “devrim” destekçisi Koçlar ve en son, “yığınak yapın, mağazalara” diyen Boyner ve içimden “devrim” yapıp, onların mallarını buradaki insanlarla bölüşmek geldi ne de olsa onlar da razı!
İçimden hesap yaparken züğürdün çenesini yorar misali, yorgunluktan bitip, acıktığımı ve en önemlisi güneşin altında susuzluktan yandığımı fark ettim. Para dağıtılıyormuş diyordu sanal dünyanın silahşörleri, bırakın kardeşim; bir küçük şişe suyu bile bize çok gördüler…
Fakat ben “devrim” hayali kurarken, meydanların çoktan bunu başardığını anladım. Orada iktidar olan halktı; “vatandaşa” kalan buz gibi suyla dolu bir bardaktı!
twitter.com/gulcoskun34
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları



















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018