Güldalı COŞKUN
“Tek Adam Rejimi iki temel üzerinde tutunmaya çalışıyor: Karşıtları için baskı politikası, yandaşları için mağduriyet algısı. “Çalışıyor” dedim çünkü Evetçilerin avara kasnak çalışmak yüzünden şu anda yaşadığı çıkmazı yedi kat ataları kümülatif olarak yaşamamıştır. Şuradan anlayınız ki, Hayırlar daha fazla çıkıyor diye Erdoğan, anket sonuçlarının yayınını engelliyor.” Diye yazmış Profesör Baskın Oran.
Acaba öyle mi derken, şu haber düştü sayfama: “ORC Araştırma Şirketi tarafından 1-7 Mart 2017 tarihleri arasında 36 ilde 3 bin 410 kişi ile gerçekleştirilen araştırmanın sonucuna göre kararsızlar dağıtıldığında seçmenlerin yüzde 57,2'sinin referandumda ‘Evet' diyeceği, yüzde 42.8'inin ise 'Hayır' oyu kullanacağı ortaya çıktı.”
Başka detaylar da vardı. Örneğin;seçmenlerin sadece yüzde 56,2'si anayasa değişikliği maddelerini incelediğini belirtmiş. Bunlardan, ‘Evet' diyeceklerin yüzde 61,4'ü de değişiklikler ve maddeleri incelediğini ve tam bilgiye sahip olduğunu dile getirirken ‘Hayır' diyeceklerin de yüzde 54,1'inin de öngörülen anayasa değişikliklerini incelemedikleri ve bilmedikleri görülmüş.
Referandumda ‘Evet'i tercih edeceklerin, maddeleri inceleme oranı daha yüksek. Çok daha yüksek olmasını temenni etmekle birlikte, muhalefet liderinin dahi bu maddeleri okumamış olduğunu, bir radyo programında ‘gaf' olarak nitelendirilemez konuşmasından herkes anladı.
Bunun üzerine AK Parti'nin maddeleri anlatan bir “Evet Dosyası” hazırlayıp, Kılıçdaroğlu'na yollaması, fıkra tadında siyasi bir atraksiyondu. CHP Kurmayları, öyle demedi de böyle dedi gibi çocukça tevil hamlelerine girdilerse de, söz çıkmıştı bir kere ağızdan.
Bu olay ve Almanya'nın tutumu, referandum konusunda haftaya damgasını vurdu. Her iki olay da kararsızlar üzerinde etkisi muhtemel olaylardan.
Almanya, oradaki Türkiye vatandaşlarının ‘Hayır' oyunu tercih etmeleri için, elinden geleni yapıyor. Erdoğan ve Türkiye'nin yer almadığı tek bir haber saati yok. Bu konuda sosyal medyada, “8 yaş altı Alman çocukları, ülkelerini Erdoğan'ın yönettiğini düşünüyor!” diye yapılmış esprili paylaşımlar dikkati çekiyordu.
Bir kanalda; Türkiye'deki sistem değişikliğine gitmek için referandum yapılacağını ancak ‘Evet' çıkması halinde, demokrasinin tehlikeye gireceği vurgusu Türkçe olarak yapılıyor ve insanlar açıkça yönlendiriliyordu.
Zaten bizde “demokrasi” yoktu ya! Hani “diktatörlük”vardı ; hani, gazeteciler(!) hapisteydi ya!
Eee o zaman hangi demokrasi tehlikeye girecekmiş! Tek Adam da Tek Adam!Evet, zaten öyle değil miydi! Şimdi, kendileriyle ters mi düşüyorlar. Hele muhalefet, “Evet çıkarsa, demokrasimiz zarar görür” demiyor mu; gel de gülme şunların düştükleri hallere.
Türkiye'de çok şeyin değiştiğini, hak ve özgürlüklerde ciddi aşamalar kaydedilip, nispeten daha demokratik ve özgürlükçü bir çizgide olduğumuzu ne yapsak anlatamıyorduk ki; referandum kararıyla, muhalefet çark etti. Bu da gösteriyor ki, bunların gerçekten demokrasiyle ilgilendikleri falan yok. Tek dertleri var, onlara verilen statüko bekçiliği görevini sürdürmek. Bunun için kopuyor bunca kıyamet.
Almanya'nın, kapalı ve az sayıda katılımcı alan konferans salonlarında Bakanlarımızın, referanduma konu maddeleri tanıtma amaçlı brifinglerine, uyduruk gerekçelerle izin vermeyişi, gerginliğe neden olurken sevindirik olan akademikler ve onların beslendiği haber kaynakları şöyle haber yapmaya başladılar:
“22 Mart 2008'de yayınlanan “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 10. Maddesi şöyle diyor: “Yurt dışında ve yurt dışı temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz”.
Baskın Oran da maalesef konu hakkında uzman birinden bilgi almak yerine, takip ettiği Bianet, Diken, T24 gibi sitelerden yararlanmayı tercih etmiş. Nasılsa bilimsel veya objektif bakış gibi ilkeler çoktan çöpe atıldığından, kendi önyargılarını besleyen her şeyi doğru kabul etmeler furyasındayız.
Bilinç altında, “bizimkiler kötüdür, yasa masa takmaz, cahil adamlardır ” olunca, hele de mevzubahis AK Parti ve Erdoğan ise, kesin haksızdır! Açıkçası merak ettim ve bu konuda uzman bir görüş aradım. Hukuk Profesörü Ersan Şen Hocayı tanıyanlar muhalif olduğunu da bilir. Bakalım sonuç olarak ne demiş:
“…“propaganda” kapsamına girmeyen faaliyetler,“seçim propagandası yasağı” olarak değerlendirilmemelidir. Aksi halde, referanduma konu Anayasa değişikliğinin oy kullanma hakkına sahip yurtdışında bulunan vatandaşlara doğrudan hiçbir tanıtımının ve açıklamasının yapılmaması gibi bir durum ortaya çıkar ki, bu durum oy kullanmanın ve seçmenin doğasına aykırıdır. Bu sebeple, tarafsız bir şekilde Anayasa değişiklikleri hakkında açıklama ve toplantı yapılmasında, yarar ve zararlarından bahsedilmesinde, oy kullanacakların “evet” veya “hayır” biçiminde tezahür edecek iradelerine propaganda yoluyla müdahale ve tesir edilmemesi kaydıyla gerek İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve gerekse Türk Hukuku yönünden hukuki sakınca yoktur.”
Bu arada, Almanların “Hayır” cı tarafa toleransı, Baskın Hoca ve haber kaynaklarınca yok sayılınca, “seçim yasakları”naaykırık(!) gözlerinden kaçmış olmalı!
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018