Gürbüz ÖZALTINLI
Eski rejimin derin güçlerinin stratejilerini anlayabilmek için size çok güvenilir bir kaynak önerebilirim:Hürriyet gazetesi. İsmini hepimizin bildiği diğer medya ayaklarına da işaret edebilirim. Ama ben, askerî vesayet ve onun derin çekirdeğiyle Hürriyet arasındaki ilişkinin özel bir gelenek oluşturduğunu, tarihin bir tür “kader ortaklığı” yarattığını düşünüyorum.
Aydın Doğan’ın “Hürriyet’in esas sahibi benden çok devlettir” itirafı herkesin bildiği bir sırra işaret ediyordu.
Vesayet güçleri, “AKP tehdidini” elbette zamanında sezdiler. 2002 seçimlerinden beş ay sonra darbe planları hazırdı. Fakat aralarında görüş birliği oluşturamadılar. Ordunun en üstündeki komutanın özelliği başta olmak üzere iç ve dış konjonktür açık bir darbeye uygun değildi ve bu başarılamadı. Kafayı darbeyle bozmuş en gözü kara hizip yalnız kaldı.
Biz bu dönemde Hürriyet’in de darbe destekçisi olmadığına tanık olduk. Ağır basan strateji kamuoyunu kışkırtarak, gerektiğinde yargı gücünü de kullanıp, 28 Şubat benzeri örtülü bir darbeyle AKP’yi iktidarı bırakmaya zorlamaktı. “Kaosa kalkan eller” manşetleri, “içkisiz bölgeler oluşturulma”haberleri, “ilkokullarda namaz kıldırılma” bilgileri vb. bu dönemin gazetecilik ürünleridir.
Fakat olmadı. Hepimizin bildiği süreç işledi. Cumhurbaşkanlığı krizi seçimle aşıldı. Derin devletin suç dosyası açıldı. Kapatma davası geri püskürtüldü. Ardından referandum... Statü çöktü.
Derin güçler örtük darbeden umudu kestiler. CHP’ye el atıldı. Darbe gerilimine oynayan Baykal gönderildi, “seçim kazanacak” Gandhi getirildi. Hürriyet yazarları ayakkabılarını çıkartıp sandalyelerin üstünde selamladılar “yeni Karaoğlan”larını.
Seçim oyunundan hızlı yol alınamayacağı çok kısa zamanda anlaşıldı. AKP kalıcıydı.
Geriye tek gerçekçi yol kalmıştı: cepheden kategorik muhalefet çizgisini terk etmek, uzlaşıcı bir hatta çekilmek, fakat ne yapıp edip “Balyoz”u çökertmek. “Balyoz”un sadece bir dava değil, aynı zamanda rejimi değiştiren meşru bir enstrüman olduğunu kabul ediyorsak, bu stratejik aklın da kendince doğru işlediğini teslim etmemiz gerekir. Balyoz’un savuşturulması sadece eski rejimin kadrolarının kurtarılması ve kamuoyu önünde aklanması sonucunu vermeyecektir. Aynı zamanda yeni rejimin de“büyük bir aldatmaca” ve “ahlaksız bir zulüm” üstüne inşa edildiğinin ilanı anlamına gelecektir.
“Ergenekoncular” büyük ölçüde feda edilmiş gözüküyor. Çok kirli isimler var ve ancak marjinalleşmeyi göze alabildiğinizde “Ergenekon”a tam boy destek çıkabilirsiniz. Oradaki söylem farklı kuruldu. “Kurunun yanında yaş da yanıyor” propagandasına yükleniliyor.
Fakat, bu ülkenin darbe geleneğinin tam beline vuran asıl dava, Balyoz davası. Orada toptan inkâr çizgisine abanılıyor: “Orduya komplo kuruldu!”
Hürriyet ne yaptığını iyi biliyor.
Gerekçeli kararın açıklanmasının hemen ardından önümüze konulan 9 ocak tarihli Hürriyet’e bakmanızı öneririm. Manşet: “TSK: DARBE BELGESİ YOK.” Tam ortada karşılıklı iki sayfaya yayılan başlık: “Genelkurmay’dan, Balyoz davası gerekçeli kararına: İDDİALAR ASILSIZ.”Her iki sayfaya yayılmış tepkiler. Avukatın fotoğraflı açıklaması: “O belgelerin tamamı sahteydi.”Çetin Doğan’ın eşinin fotoğraflı açıklaması: “Dedikoduyla kanaatle hayatları karartıyorlar.”Ceza almış dört generalin fotoğraflı açıklamaları: “İçi boş bir yalan rüzgârı”... Yanında Mehmet Yakup Yılmaz’ın yazısı: “Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet?”
Ertuğrul Özkök’ün yazılarını ise özetlemeyi okuyucuya hakaret sayarım.
O zaten tam bir “amiral”.
Genelkurmay’a atfen seçilen başlıklar, dizginlerinden boşalmış bir dezenformasyon iradesini ele veriyor. Genelkurmay “gerekçeli kararda yer alan iddialar asılsız” demiyor oysa. “Basında yer alan iddialar asılsız” diyor. (Yani, Genelkurmay içinde bizim gazetenin de olduğu, basında çıkan “Delillerin aslı Genelkurmay’da” haberlerini haklı olarak tekzip ediyor.)
“DARBE BELGESİ YOK” manşeti ise tamamen Hürriyet’in “özgür iradesi”nin ürünü. Resmî açıklamanın hiçbir yerinde böyle bir cümle yok. Bir niyet bu kadar mı pervasızca ortaya dökülür?
Gözaltı listelerinden polisin güvenilmezliğine, tankların duracakları yerlerden insanların doldurulacağı stadyumlara, derhal “toplanacak” siyasi liderlerden ele geçirilecek kamu kurumlarına kadar her şeyin konuşulduğu, açık bir darbe planını ele veren ses kayıtlarını; Genelkurmay’ın harp oyununun içeriğine ilişkin uyarısını ve devre dışı bırakılmasını bu “büyük gazetede” boşuna ararsınız.
İnsanın aklına şu soru takılıyor doğrusu: Ortada medya ayağına hiç dokunulmamış açık duran bir 28 Şubat dosyası var; çökmüş bir Balyoz davası, 28 Şubat soruşturmasının da kamuoyu gözünde inandırıcılığını imha etmez mi? Bu dava çökertilemese dahi, kamuoyunda güçlü bir kuşku yaratılması, 28 Şubat’ın hesap vermemiş aktörlerine nefes aldırmaz mı?
Acaba, kader ortaklığının bu kadar dayanıklı olmasında bu kirli tarihin bir payı var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023