Hadi ULUENGİN
GEZİ Parkı olaylarının sosyolojik boyutu hakkında şimdiden kesin hüküm veremeyiz.
Ayrıntıya ancak ciddi araştırmalar sonucunda ve zaman içinde vâkıf olacağız.
Fakat bunu söylemek ana ögeyi görmezden gelmek anlamına gelmiyor. O da şudur:
Heterojen bir memnuniyetsizler koalisyonu olarak ortaya çıkan ve zaten de böyle bir ortaklık sayesinde kitleselliğe ulaşan eylemler bir bıkkınlık birikiminin tezahürü oldu.
Bununla tabii ki AKP’nin ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın otoriter eğilimlerine karşı oluşan tepkiyi kastediyorum.
Esas bileşkeni ise laik hayat tarzına müdahil söylemlerden duyulan kaygı oluşturdu.
Hemen bir açıklama getireyim: Gerek cümledeki laik kelimesini, gerekse aşağıda zikredeceğim dindarsözcüğünü çok geniş ve çok elastiki bir anlamda kullanıyorum.
Modernler- muhafazakârlar, sekülerler- mütedeyyinler falan da denebilir ki, yani heyhat artık bizim mahalle- sizin mahalle deyimleri reva görülen ayrışmayı kastediyorum.
Tekrar sadede gelirsem…
***
DEDİĞİM gibi, iş yukarıdaki hayat tarzında düğümleniyor. Oysa AKP de, lideri de en azından kısa- orta vadede laikleri dindarlaştırmak gibi bir proje peşinde koşmuyor.
Tersini söylemek hem haksızlık, hem iftiracılık olur!
Nitekim belki o laikler zaten iflah olmaz addedildiğinden; belki aynı AKP Müslüman demokratlığın öncüsü olduğundan; belki de ikisi birden devreye girdiğinden, bugüne kadarki iktidar pratiği seküler tercih yapan insanları mütedeyyin kılmak hedefini gütmedi.
Ama belagatte haydi haydi, uygulamada ise kısmen başka bir eksen devreye girdi:
Laikleri gettolaştırmak!
***
BUNUNLA dindar olmayan türden hayat tarzını sınırlamak çabasını kastediyorum.
Yani bu tarzı kademe kademe kamusal alanın dışına iteklemek; sahip bulunduğu sahayı tedricen daraltmak ve özellikle de mevcudiyetinin görünürlüğünü silikleştirmek!
Kaba bir metaforla söyleyeyim: İktidar ne akşamcıları meyhaneden çıkartıp camiye, ne de bikinilileri plajdan alıp haşemalı hamama sokmak gibi amaç taşıyor.
Mutaassıp, en azından muhafazakâr proje o meyhane ve o plajları mümkün mertebe asgariye indirgemeyi, her hâlükârda da yine mümkün mertebe gözden ırak tutmayı hedefliyor.
Zaten Erdoğan’ın “isteyen evinde zıkkımlanır” demeye getirdiği nobran tavır yahut otoritenin “metroda adaplı durun” diye yaptığı müdahil uyarı, laik hayat tarzını yukarıdaki kamusal alandan uzaklaştırmak ve belirli gettolara sığdırmak tasavvurunu apaçık ele veriyor.
***
ANCAK abartmayalım! Aslında her muhafazakâr iktidar benzer amaçlar taşır.
Fırsat olursa ABD’de de, Polonya’da da, Hint’te de ikizleri gündeme gelir ve geliyor.
Artı, AKP’nin uygulamalarında “Şeriat” (!) keşfetmek de ikinci bir iftira olur.
Fakat hem o AKP’nin siyasal İslam gibi baştan tedirginlik yaratan bir kimlikle ortaya çıkması; hem de bilhassa ve bilhassa dediğim dedik Başbakan’ın otoriter, hoyrat ve pederşahi bir üslupla meydan okuması, durumu emsallerinden daha farklı ve daha ciddi kılıyor.
Laikler sırf rencide olmakla kalmıyorlar. Gettolaştırma sinyalleri onların benliklerinde zaten kâh meşru, kâh vehim olarak varolan hayat tarzı endişesini daha da pekiştiriyor.
Başka bir deyişle, kaygıyı özden ziyade biçim ve pratikten ziyade retorik körüklüyor.
Dolayısıyla da Gezi Parkı eylemleriyle netleşen memnuniyetsizler koalisyonu yine esas olaraklaik hayat tarzı ortak paydasında birleşiyor.
Olayların sosyolojik ayrıntısına ciddi araştırmalar sonucunda ve zaman içinde vâkıf olacağız ama yukarıdaki ana ögenin yanılgı içereceğini sanmıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015