Halil BERKTAY
[12 Nisan 2016] Bazı arkadaşların ister istemez bir idrak sorunu olacak. Kolay değildir elbet, alışılmış formülleri ve hazır kimlik tanımlarını tekrarlamak yerine düşünmek. “Kutunun dışında” (outside the box) ve özellikle cemaatin dışında, mahallenin dışında düşünmek.
Buna rağmen ve hepimizin canını ne kadar acıtırsa acıtsın, dürüstçe sorulması gereken sorular şunlar: (1) Sol nereye kadar ve ne ölçülerde barışçı olageldi? Tutarlı bir barış geleneği oldu mu? Yoksa, zaman içinde kendi kavga ve savaş kültürünü oluşturdu da biraz buna mı barışçılık dedi? Hangi tarihî ve siyasî konjonktürlerde, hangi tarafta yer almayı barış taraftarlığı olarak adlandırdı? Barışı esas alan herhangi bir eleştiriyi öncelikle kendisine yöneltti mi?
(2) En azından günlük politika düzleminde, barış konusunda bir çifte standartlılık oluştuysa, bunu basit ve yüzeysel bir oportünizm gibi mi anlamak lâzım? Yoksa daha derin ve felsefî köklerinden söz edilebilir mi? 19. yüzyıl ortalarından itibaren Avrupa’da başgösteren “yeni zihinsel sertleşme”de Marksizmin payı neydi? Veya şöyle soralım: Batı düşüncesi ve siyasal hayatında beliren “kan ve demir” realizminden sağ, giderek aşırı sağ, proto-Faşizm ve nihayet Faşizm beslendi de, sol, giderek aşırı sol, proto-komünizm (Marksizm) ve nihayet Komünizm (Marksizm-Leninizm) hiç mi beslenmedi? 1850-1914 arasında belirli bir fermentasyon var Avrupa’da. Bir yığın fikir havada uçuşuyor, birbirine karışıyor. Bunlardan bazıları sadece sağ tarafından benimsendi de solu hiç etkilemedi, şekillendirmedi mi? Sonuçta karşımıza Faşizm ve Nazizm diye bir heyûla çıktı. Leninist, Stalinist, Maoist varyantlarıyla Komünizm, İkinci Dünya Savaşı’nda ölesiye çarpıştığı Faşizm ve Nazizmin, zihinsel yapısının bazı boyutlarıyla ne kadar düşman kardeşi, aynadaki aksi, ruh ikiziydi?
1128’ler bildirisini hazırlayanların Barış için Akademisyenler diye anılması, bildirinin kendisinin de bir barış çağrısı olarak sunulması, somut gerçeklere o kadar aykırı ki, insana allah allah, bu nasıl bir barış böyle dedirtiyor. Sonuçta PKK’nın savaşına kol kanat geriliyor olması, ne biçim bir barış anlayışı? Bu barış/çılık nereden geliyor, nereye gidiyor? “Münferit bir olay” mı, esaslı öncel ve öncülleri var mı? Barışa dair yalan söylemek, köklü bir alışkanlığı mı solun? Bu bir çorap söküğü, Sarkan ipliği bir çekiyorsunuz. Yukarıdaki bütün diğer sorular peşpeşe geliyor.
Bu yazıyı özellikle burada kesiyorum. Böyle kalsın ve bir gündem oluştursun, üzerinde düşünelim ve hazırlanalım diye. Kendi cevaplarımla devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024