Halil BERKTAY
[13 Eylül 2018] Dün, yani 12 Eylül, Türkiye’nin yakın tarihindeki en sert askerî müdahelenin 38. yıldönümüydü. 1980’de Macaristan neredeydi peki? Hemen bütün diğer Doğu Avrupa ülkeleri gibi, Sovyetlerden klonlanmış bir komünist tek parti diktatörlüğünden çıkıp çoğulculuğa, seçimlere, kuvvetler ayırımına ve insan haklarına dayalı, normal diyebileceğimiz bir parlamenter demokrasiye kavuşmaya çalışıyordu. Bir bakıma bu açıdan avantajlıydı da. Zira gerisinde 1956 ayaklanması vardı. Sovyet tanklarınca ezilmişti gerçi. İktidarda ve parti lideriyken halkın safına geçen İmre Nagy, sığındığı Yugoslav elçiliğinden bir hileyle çıkartılmış, kendisine verilen söz hilâfına tutııklanıp önce Rusya’ya kaçırılmış, sonra geri getirilip kapatıldığı hapishanede gizlice yargılanarak kurşuna dizilmiş -- ama unutulmamıştı (Türkiye’de Terakkiperver Fırka’nın, Takrir-i Sükûn’un, Yassıada idamlarının unutulmaması gibi). Geçmişin mücadelesi, bugünü besliyordu.
Oldu nitekim. 1979-80 dalgasında Çekoslovakya, Polonya, Doğu Almanya, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya ve Arnavutluk “halk demokrasileri” peşpeşe yıkılırken Macaristan da kavuştu özgürlüğüne. Ama sonrası pek iyi gelmedi gibi. Zigzaglı bir seyirden sonra, Polonya’da, Belarus’ta, Ukrayna’da ve tabii en başta Rusya’nın kendisinde olduğu gibi Macaristan’da da, giderek sağa kayan bir milliyetçileşme yeni bir otoritarizmin iktidar temelini oluşturdu. Göçmen ve her türlü yabancı düşmanlığı alıp yürüdü. ABD’de Trump, İngiltere’de (Nigel Farage ve Boris Johnson başta olmak üzere) Brexit’çiler, Hollanda’da Geert Wilders, Fransa’da Marine Le Pen, Almanya’da AfD, son seçimlerde yüzde 18’e yaklaşan neo-Nazi “İsveç Demokratları” ile aynı familyaya mensup Fidesz partisi ve lideri Viktor Orban, iktidarını tamamen bu milliyetçilik yükselişine dayandırdı.
Dün, yani 12 Eylül Salı günü, Avrupa Parlamentosu’nda kritik bir oylama yapıldı Macaristan hakkında. Hollanda Yeşilleri’nden Judith Sargentini’nin raporundan hareketle, AP benzersiz bir adım attı. Üçte ikiyi aşan bir çoğunlukla, Avrupa Birliği’nin “temel değerleri”ni ihlâl ettiği sonucuna vardığı Macaristan’ı ağır bir şekilde kınadı ve hakkında disiplin önlemleri alınmasını Avrupa hükümetlerine tavsiye etmeye karar verdi. Avrupa Parlamentosu kararının temelini, Orban hükümetinin göçmenlere kapıyı hemen tamamen kapatması, hattâ sığınmacılara yardım eden avukat ve aktivistleri “kanun dışı” sayan yeni bir yasa çıkarması, inanç ve ifade özgürlüğünü kısıtlaması, akademik özgürlüğü ve örgütlenme hakkını baskı altına alması, mahkemelere müdahelesi, azınlık (Roma ve Yahudi) haklarını tanımaması... gibi gerekçeler oluşturdu.
Rapor, tasarı, sonra oylama ve karar, Avrupa siyaset sahnesinde ilginç bir bölünmeye, bu arada bazı kayma ve tavır değişikliklerine yol açtı. Karar öncesinde AP’de konuşan Viktor Orban, tahmin edilebileceği gibi kendisini ve hükümetini gene milliyetçi bir söylemle savundu. Macaristan’ın “içişlerine müdahele”den, “şantaj”dan ve “hakaret”ten dem vurdu. Buna rağmen muhafazakârlar arasında ciddî bir çatlak belirdi. AP’nin merkez-sağ grubunun lideri Manfred Weber, müttefiki olageldiği Orban’ı bu sefer terketti ve disiplin önlemleri alınmasını içeren Madde 7’nin harekete geçirilmesi lehinde oy kullanacağını açıkladı. Buna karşılık asıl milliyetçi-muhafazakârlar bir kere daha Orban’la saf tutttu. Merkez-sağ gruptan Forza Italia ile bazı Bulgar ve Alman sağcılarına ilâveten Brexit’çi İngiliz Muhafazakâr Parti mensupları Budapeşte’ye arka çıktı. Gene İngiltere’den Nigel Farage kabahati AB’nin “otoritarizmi”ne buldu. İslâmofobisiyle ünlü Geert Wilders, Macaristan’ı bütün Avrupa’ya “örnek” gösterdi. Orban’ı “kahraman” ilân etti ve Nobel Ödülü’ne hak kazandığını savundu.
* * *
Bir yanda Amerika’nın “yaptırım” ve diğer yanda Rusya’nın “İdlib” baskılarına maruz kalan Türkiye’nin, başından beri en makul alternatif olan, ama geçmişte biraz fazla zıtlaştığı Avrupa Birliği’ne şimdi yeniden yaklaşmaya çalışmak dışında ciddî bir alternatifinin kalmadığı, giderek daha fazla konuşuluyor.
Peki, nasıl olacak bu? Hangi değerler ve uygulamalarla? AP ile Macaristan (ya da AP ile Polonya) arasındaki zıtlaşmanın, Türkiye neresinde? 12 Eylül 1980’in 38. yıldönümünde, AP’deki 12 Eylül 2018 oylaması Türkiye’de herhangi bir yankı uyandırdı mı? Farkında değilim doğrusu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024